Taziye yerinde veya mezarlıkta abdestsiz Yasin Suresini dinlemede bir sakınca var mı?

     Kur’an-ı Kerim, Allah’ın kelamı olduğu için onu okuduğumuzda ya da dokunduğumuzda bir takım hususlara dikkat etmemiz gerekir. Bu hususlardan birisi de Kur’an okurken abdestli olmak bunlardan birisidir. Nitekim bu hususta kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “o Kuran’a temizlenenlerden başkası el süremez”

     Bu ayetten hareketle İslam alimleri Kuran’a abdestsiz dokunulmaz demişlerdir. Ancak abdestsiz el dokundurmadan kur’an-ı okumada ya da ezber bilen bir insanın ezberinden okumasında bir sakınca yoktur.

      Yasin suresini abdestsiz dinleme de ise herhangi bir sakınca yoktur. Yasin suresini abdestsiz dinlemede bir sakınca olmadığı gibi Kur’an-ı Kerimin başka her hangi suresini de abdestsiz dinlemede bir sakınca yoktur. Abdestli olmak hususu okuyanla ilgilidir, dinleyenle ilgili değildir.

      Ancak her zaman abdestli olmak, kur’anın hangi suresi olursa olsun onu da abdestli dinlemek güzeldir ve sevaptır.

 

Belli bir amaç için vasiyet edilen paranın başka bir amaçla kullanılması caiz midir?

      Yapılan vasiyet, hac, zekat ve keffaretler gibi Allah’a karşı olan bir borç için yapılmış vacip bir vasiyet ise bu vasiyetin aynıyla yerine getirilmesi gerekir.

       Bu amaçla bırakılmış mal başka bir yere harcanamaz. Vasiyet, dinen meşru olmayan şeyler için yapılmışsa bu vasiyet geçerli olmaz. Bunlar için bırakılmış mallar diğer mallar gibi mirasçılara dağıtılır veya mirasçılar isterlerse bu malı hayır yollarına sarf ederler.

        Vasiyet edenin koyduğu şartlar şariin koyduğu şartlar gibi kabul edildiğinden, muayyen bir hayır için vasiyet edilen mal, vasiyet edilen yere harcanmalıdır. Ancak belirlenen yere malı harcamak mümkün olmazsa vasiyet edilen amaca en uygun yere sarf edilir.

Namaz kılmayan kasabın kestiği hayvanın etinden yemek caiz mi?

        Namaz kılmayan insanın inancına bakılır, kılmayış sebebine nazar edilir. Namazı kılmayışı farz olduğuna inanmayışından mıdır, yoksa tembellik ve ihmalden midir? Şayet (Allah korusun) namazın farz olduğuna inanmayışından kılmıyorsa imanı gider, küfre düşş olur. O zaman da imanını kaybettiği için bu kimsenin kestiği hayvanın eti yenmez. Zira Allah’ın açık ve kesin olan bir emrini inkâr etmiş, bu inkârıyla da imandan çıkmış, mürted olmuş olur.

       Ancak, imansızlıktan değil de, ihmal ve tembellikten kılmıyorsa ki günümüzde kılmayan müslümanlar öyledir. O zaman bu kişi namazı kılmadığı için iman sahibi günahkâr bir Müslüman sayılır. Müslüman ama günahkâr kişinin ise kestiği hayvanın eti yenir.

 

Hasta olan oğlum iyileşirse kurban keseceğim diyen kimse bu adağın etinden yiyebilir mi?

      Bu bir adaktır şart yerine gelirse kesilmesi vacip hale gelir. Yani çocuk memur olursa bu adak kesilmek zorundadır. Ancak adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir

      Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.

Namaz kıldığımız yer bize şahitlik yapacak mı?

       İslam inancına göre kıyamet günü namaz kılınan yerler kişiye şehadet edecektir. Yani namaz kıldığımız mekânlar, camiler, mescitler, yerler bize şahitlik edecektir. Söz konusu bu mekânlar falan Müslüman burada namaz kıldı diye bize ahirette şahitlik yapacaktır. İşte bu inançtan dolayı namaz kılan kişi değişik yerlerde namaz kılayım da bana şehadet edecek yerler daha çok olsun anlayışıyla bir namazı bir mekânda kıldıktan sonra diğer namaz için yerini değiştirmektedir.

     Toplumumuzda bir örf haline gelen bu uygulama hem güzel hem de dinde bir sakınca olmayan bir örftür.

 

 

Günün Ayeti

Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah'ı onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. “

Furkan Suresi, 70

 

Günün Hadisi

Kulun dili dürüst olmadıkça kalbi de dürüst olmaz Kalbi dürüst olmadıkça kulun kalbi de doğru olmaz."

(İbn-i Hanbel, III, 198

 

 

Günün Sözü

 "Fitne uyuyor uyandırmayın."

 

Günün Duası

 Ya rabbi bugün beni maddi ve manevi olarak kazançlı olan kullarından eyle

 

Bunları biliyor muyuz?

Ehven-i Şer Nedir?

Zararı ve kötülüğü daha az olan manasına bir isim tamlamasıdır. İki zararlı, kötü şeyden birini işlemek zorunda kalan kimsenin, bunlardan hafif olanını tercih edebileceğini ifade etmek için kullanılır. Mecellenin 29. maddesinde, "ehven-i şerreyn ihtiyar olunur" (iki kötülükten hafif olanı tercih olunur) denilmektedir.

 

Günün Nüktesi

Ne Diyeyim Sana

Sultan İzzettin Mevlana'yı ziyarete geliyor kapıyı açmıyor, içeri almıyor. Başka bir zaman bir miktar para göndermiş, almamış hendeğe attırmış. Bir zamanlar aynı sultan yanına gelmiş. Yanına almış ama hiç hal-hatır sorup iltifat etmemiş. Padişah biraz durmuş. Zamanın âdeti böyle, diyor ki: "Efendimiz, bana bir nasihat etseniz. Bir öğütte bulunsanız."

Mevlana Cevap Vermiş;

"Ne diyeyim sana? Çoban ol demişler, kurt oluyorsun. Bekçilik et demişler, hırsızlık yapıyorsun. Seni Rahman, padişah yapmış, sen tutuyorsun şeytana uyuyorsun." Padişah başlamış hüngür hüngür ağlamağa. Yanından ağlayarak çıkmış.

YORUM EKLE