Tırnaklara oje katmak caiz mi?

Tırnaklara oje katmak caiz mi?

      Tırnakları oje ile boyamak haram değildir. Ancak oje tırnak üzerine bir tabaka meydana getirdiğinden abdest ve guslün sıhhatine manidir. Bunun için abdest almak, cünüp veya hayızdan yıkanmak isteyen ojeli kadın mutlaka ojesini kazımak zorundadır. Aksi takdirde abdesti veya guslü sahih olmadığından namazı sahih değildir.

      Yalnız hayız halinde bulunan bir kadın hayızın sonuna kadar tırnaklarını ojeli bulundurabilir. Aynı zamanda bir kadın abdest aldıktan sonra yine tırnaklarını oje ile boyayıp ikinci defa abdest almaya muhtaç oluncaya kadar ojesini bırakabilir. Abdest almak istediğinde kazımak zorundadır.

 

Kabrin üstünde mum yakmanın ölüye bir faydası var mı?

      Kabrin başında mum yakmak dinen uygun değildir. Bu ve benzeri örf ve adetler inancımızda yeri olmayan, aynı zamanda da ölüye hiçbir faydası olmayan birer bidattir.

      İslam inancında yeri olmadığından, daha da ötesi bidat ve hurafe olduğundan bu tarz adetlerden sakınmak gerekir.

     Bunların yerine mezarlıkta bilen kimse Kur’an okumalı ya da okutmalıdır. İmkanı yoksa en azından bir fatiha okumalı, ölüye dua etmelidir. Çünkü bu dua ve okuma ölüye bir fayda verir. Ancak mum yakmanın ölüye hiçbir faydası olmaz.

 

İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır hadisi şerifi iman etmeyen insanlar için de geçerli mi?

     Hayırlı amellerin hem bu dünya da hem de ahirette bir karşılığı vardır. Bir hayırlı amel yapıldığı vakit, Allah’u Teala bu fiili yapanı dilerse bu dünyada dilerse ahirette mükâfatlandırır. Dilerse de her iki alemde de mükafatlandırır. Ancak ibadetlerin ve hayırlı amellerin ahirette mükafatını görebilmek için illaki iman etmiş olmak gerekir. İmansız yapılan hiçbir ibadetin ya da hayrın ahiret gününde bir karşılığı ve sevabı yoktur.

      Buna göre inanmayan, Müslüman olmayan kimse bir hizmet, hayır ya da bağış yaptığında bu dünyada bunun mükafatını sağlık zenginlik, makam, mevki ya da başka şekillerde Allahtan alır. Ancak ahirette bu kimsenin bir sevabı ve mükafatı olmaz. Çünkü kalbinde iman aı yoktur. İman olmayınca yapılan hayırların da ahirette mükafatı olmaz.

 

Kur’an-ı Kerimin ayetlerini kim bir araya toplamıştır?

      Kur'ân'ın toplanması, mushaf hâline getirilmesi demektir. Hz. Peygamber 'e inen âyetler; ince ve yassı taşlara, kaburga kemiklerine, derilere, kağıtlara, hurma dallarına vb. şeylere yazılıyor ve muhafaza ediliyordu. Âyetler, inmeye devam ettiği için Peygamberin sağlığında Kur'ân, mushaf haline getirilmemişti.

      Hz Peygamber'in vefatından altı ay sonra, Yemâme savaşında birçok hâfızın şehit olması üzerine Hz. Ömer'in teşvikiyle Halife Hz. Ebû Bekir, Kur'ân-ı mushaf haline getirme kararı aldı ve bu görevi, Peygamberin Kur'ân'ı vahiy meleği Cebrail'e son okuyuşunda hazır bulunan, vahiy kâtibi ve hâfız olan Zeyd ibn Sabit'e verdi. Zeyd, titiz bir çalışma ile Kur'ân'ı mushaf haline getirdi ve halifeye teslim etti.

       Bu mushaf, Hz. Osman zamanında yine Zeyd ibn Sabit'in başkanlığında Abdullah ibn Zübeyr, Sâid ibn As ve Abdurrahman ibn Hâris'den oluşan bir komisyon tarafından çoğaltıldı. Yeryüzündeki bütün mushaflar, bu ilk mushafların aynıdır.

 

Günün Ayeti

Azıp dünya hayatını tercih edenlere gelince cehennem onların durak yeridir.

(Naziat, 79/37-39)

 

Günün Hadisi

“İnsanların hatalarının çoğu dilinden meydana gelmektedir”

 

Günün Sözü
“Üç şey vardır ki, insanoğlunun yüceliğini gösterir. Musibetten şikâyetçi olmamak, ağrıdan dolayı sızlanmamak ve diliyle kendini övmemek.”

 (Ebu Derda)

 

Günün Duası

Allah’ım ülkemizi depremlerden, sellerden ve ani afetlerden muhafaza eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Ümmet-i İcabet Nedir?

Kendilerine gönderilen peygamberin davetini kabul edip, ona inanan ve tâbi olan kimseler demektir.

 

Günün Nüktesi

Öğüt…

Oğlum hayatında üç şeyden taviz verme;

1. En iyi yemeği yemekten,

2.En konforlu yatakta uyumaktan,

3.En lüks evde oturmaktan.

Olu babasına cevap verdi

- Baba biz fakiriz, peki bunu nasıl gerçekleştireceğim? Deyince

Hekim şöyle cevapladı:

-Sadece acıktığında yemek yersen, en iyi yemeği yemiş olursun,

-Çok çalışıp yorgun bir vaziyette uyursan, En konforlu yatakta yatmış olursun,

 

-İnsanlara iyi muamele edersen, onlarında kalbinde yer edersin, Böylece de en lüks evde oturmuş olursun.

 

 

YORUM EKLE