Üç aylarda ramazandan kalan kaza oruçları mı yoksa nafile oruçlar mı tutmalı?

      Oruç, namaz gibi dinin farz kıldığı ibadetleri yerinde ve zamanında yerine getirmek gerekir. Bir özür olmadan bunları sonraya, kazaya bırakmak dinen büyük bir günantır. Fakat bir özür varsa özre binaen geciktirilebilir.

     Ama özür ortadan kalkınca en yakın zamanda kaza etmek gerekir. Oruç borcu olan (hastalıktan, yolculuktan)  Ramazan ayının bitmesi ile bayramdan sonra bunları kaza etmesi gerekir.

     Şayet kaza etmeden ölürse ahiret gününde bunlardan sorulur. Allah affetmezse azapta görür.

     Buna göre kaza borcu olan kimse, üç aylarda sorumlu olmadığı ve ahiret gününde azap görmesine sebep olmayacağı nafile orucu tutacağına, üzerinde borcu olan kaza orucunu tutmalıdır. Kaza oruçları bitince de istediği kadar nafile orucu tutabilir.

 

Şükür secdesi abdestsiz yapılabilir mi?     

    Şükür secdesi bir nimetin kazanılmasından veya bir felâket ve musibetin atlatılmasından dolayı kıbleye dönerek tekbir alıp secdeye varmak, secdede iken Allah'a hamd ve şükür ettikten sonra yine tekbir alarak ayağa kalkmaktır.

      Hz. Peygamber'in ve ashabın ileri gelenlerinden birçoğunun çeşitli sebeplerle şükür secdesi yaptıklarına dair rivayetler bulunduğu için şükür secdesi bu gibi durumlarda müstehap kabul edilmiştir.   

     Şükür secdesi yapılış itibariyle tıpkı tilâvet secdesi gibidir. Abdestli iken şükür secdesine niyet edilir, eller kaldırılmadan “Allahüekber” diyerek tekbir alınır, secdeye varılır, mümkün olduğu kadar uzun secde edilir, sonra da selâm verilir.

     Ancak sükür Secdesinin namazın peşine yapılması mekruhtur. İnsanlar yapılan bu secdeyi namazdan zannedebilirler.

     Şükür secdesi için, taharetin yani abdestin şart olup olmadığı hususunda ulema ihti­laf etmiştir. Bazıları, namaza kıyas ederek şükür secdesi için de taharetin şart olduğunu söylerken, bazıları da şart olmadığını söylemişlerdir. Ancak abdestsiz yapılamaz görüşü daha kabul görmüştür. Yani şükür secdesi abdestsiz yapılmamalıdır.

 

Kişi yanılarak adağının etinden yemişse ne yapması gerekir? 

     Adak kurbanının etinden, adağı yapan kişinin yemesi caiz olmadığı gibi; bu kişinin usûl ve fürûu yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları sayılan kimseler yiyemezler.    

     Adak kurbanının etini bu sayılanlar dışında kalan ve dinen fakir olan kimseler yiyebilirler. Şayet adak kurbanını kesen kişi bu adaktan yemiş ise fıkıhçılara göre yediği miktarın fiyatını fakirlere para olarak verecektir.

 

Günün Ayeti

İnanmış olarak yararlı iş işleyenin emeği inkâr edilmeyecektir. Biz şüphesiz onu yazmaktayız.

Enbiya 94

 

Günün Hadisi

"Bir kimsenin, bir malda kusur olduğunu bildiği halde, müşteriye haber vermeden satması haramdır.”

Buhari, “Buyu’” 19.

 

Günün Sözü

Birini yenmek çok kolaydır; asıl zor olan birini kazanmaktır.

 

Günün Duası

Allah’ım bizi helalından yiyen ve helalından yedirenlerden eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Ebedî Mahrem Nedir?
Dinde kendileriyle evlenilmesi ölünceye kadar haram, yasak olan kimseler demektir.

 

Günün Nüktesi

Sabır…

     Ebû Saîd el-Hudrî’nin naklettiğine göre,

     Ensâr'dan bazı kimseler Resûlullah'dan ihtiyaçlarını karşılayacak kadar mal istemişlerdi.

     Resûlullah isteyen herkese muhakkak verirdi ve öyle de yaptı. Nihayet yanında infak edilecek hiçbir şey kalmayınca, onlara şöyle buyurdu:

“Yanımda bulunan ne kadar mal varsa, onları sizden asla esirgemem. Şunu da iyi bilin ki, kim (istemeyip) iffetli kalmayı dilerse, Allah onu iffetli kılar. Kim de sabretmeye çalışırsa, Allah ona sabır ihsan eder. Kim insanlardan müstağni olmak isterse, Allah onu müstağni kılar. Sizlere sabırdan daha hayırlı ve daha büyük bir ihsanda bulunulmamıştır!” 

Buhari, “Rikâk” 20.

YORUM EKLE