UÇURTMA SEZONU

 Çocukluğumun vazgeçilmez keyfi uçurtmanın sezonu açıldı.

Her bahar ayının gelmesini sabırsızlıkla beklerdim çocukken.

Bahar ayı gelsin de uçurtma uçuralım diyerek hayal kurardım.

O zamanlar Adana’nın Denizli Mahallesi’nde oturuyordum.

Her yer boş tarlaydı.

Şimdiki gibi aşırı beton yığınları yoktu.

Bahar gelmeden aslında benim uçurtma hazırlığım başlardı.

Evimizde bulunan naylon poşetler ile uçurtmamı yapmaya çalışırdım.

Mithat Paşa Mahallesi tarafında kanala yakın noktada bulunan bir tarda da kamış vardı.

Oradan kamışları toplardım.

Eve gelip keserdim ve iplerle uygun bir şekilde uçurtmamın çatısını kurardım.

Ardından hazırladığım naylon poşetlerim ve bantlar aracılığıyla uçurtmamı kaplardım.

Kuyruğu için makas ile küçük küçük ince şeritler halinde poşetleri kesip ipe takardım.

Sonra yaptığım uçurtmanın ana kısmı ile kuyruğu birleştirir ve uçurtmanın en önemli noktası olan iple terazi kısmını yapardım.

Sonra bahar ayı geldiğinde uçurmamı uçururdum mahallemizde ki boş tarlalarda.

Gerçekten çok güzeldi o günler.

Şanslı bir çocukluğumuz vardı.

Çünkü mahallelerimizde boş tarla çoktu.

Şimdiki çocuklara gerçekten üzülüyorum.

Bu keyfi maalesef apartman dairelerinde yaşayamıyorlar.

Birçoğu uçurtmanın ne demek olduğunu bile bilmiyorlar.

Halk diliyle kasnaklı ismini taşıyan uçurtmalar yerine bilgisayar oyunları ve benzeri oyunlarla vakit geçirmek zorunda kalıyorlar.

Bana göre her mahallede en azından çocuklarımız için boş tarla şeklinde alanlar bırakılmalı.

Bırakılmalı ki çocuklarımız geçmiş değerlerimiz ile büyümeli.

Bu tarlalar sadece uçurtma uçurtmak için değil çok amaçlı kullanılabilir.

Mesela eskiden biz pazarda satılan civcivlerden satın alırdık.

Hayvan sevgimde benim o günlerden kalmadır zaten.

Civcivlerimizi boş zamanlarımızda tarlalara götürür otlatırdık.

Sonra kutulara katıp tekrar eve getirirdik.

Yani demek istediğim gelen bu uçurtma döneminde bir hatırlatma yapayım kentin yöneticilerine.

 

 

 

YORUM EKLE

banner2