Yapılan makyaj namaz kılmaya engel midir?

   Abdest ve gusülde suyun ulaşması gereken uzuvların tamamını yıkamak farzdır. Eğer yıkanacak bölgede kuru bir yer kalırsa ya da her hangi bir cisim suyun deriye ulaşmasına mani olursa abdest sahih olmaz.

       Buna göre yıkanması farz olan bölgeye suyun ulaşmasına engel olan oje abdest ve gusle manidir. Zira kimyacılar ojenin tırnak üzerinde tabaka oluşturduğunu ve suyun tırnağa ulaşmasına engel olduğunu belirtmektedirler.  

       Oje, tırnak üzerinde tabaka oluşturduğundan abdest ve guslün sıhhatine manidir. Abdest alıp namaz kılacak bir kadın mutlaka ojesini temizlemelidir. Aksi takdirde abdesti sahih olmadığından namazı da batıl olur.

       Ancak yüze yapılan makyaj yüzde bir tabaka oluşturmadığından abdeste engel değildir. Bununla da namaz kılmada bir sakınca yoktur. Şayet yüze suyun temasını engelleyecek bir makyaj türü olursa o da aynı şekilde abdeste engel olur. O abdest geçerli olmaz. Olmadığı için de bu abdestle de namaz kılmak uygun olmaz.

 

Cenazeye çelenk göndermenin hükmü nedir?

       Cenaze merasimlerine çelenk gönderilmesi ve kabirlere çelenk konulması güzel bir davranış ve jest olmakla birlikte ölüye hiçbir faydası yoktur.

       Çelenk ya da çiçek bırakmak ölüye bir fayda sağlamadığından çelenk veya için sarf edilecek paranın, sevabı ölenin ruhuna hediye edilmek üzere, hayır kurumlarına veya fakirlere bağışlanması daha uygun ve daha yararlı bir davranıştır.

 

Her hangi bir sınavdan önce Türbelere gidip dua etmede bir sakınca var mı?

    Türbe ve ziyaretler neticede birer mezarlıktır. Mezarlıkları da ziyaret etmek dinen caiz olan ve Peygamberimizin tavsiye ettiği bir husustur. Türbeleri ziyaret etmek, orada dua etmek ya da Kur’an-ı Kerim okumak dinen caiz olan bir davranıştır. Ancak türbelerden şifa beklemek dinen uygun değildir. Çünkü şifayı Allah verir. Fakat efendimizin tavsiyesi bidatten hurafeden uzak bir ziyarettir.

     Buna göre üniversite sınavı öncesi ya da bir hastalıktan dolayı şifa bulmak için mezarlıkları ya da türbeleri ziyaret etmek caizdir. Burada dua etmek, Kur’an okumak caizdir. Ancak bu mezarda ya da türbede yatandan üniversiteyi kazandırmayı, şifa vermeyi beklemek uygun değildir. Ancak dua ederken ya da şifa dilerken orada yatan zatın hürmetine, yüzü suyu hürmetine diyerek Allah’tan bir başarı ya da şifa dilenebilir.

 

Bu dünyada özürlü olan ahrette de özürlü mü olur?

     Cennete girenler ölümsüz hayatın zevkini ve sevincini yaşarlar. Orada hastalık, ihtiyarlık, sakatlık, keder, sıkıntı ve buna benzer şeyler yoktur. Sayısız nimetler ve gençlik vardır. Yaşlanmak, ölmek, kederlenmek yoktur.

      Nitekim sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Cennetlikler cennete girince bir kimse şöyle seslenir: Siz cennette ebediyen kalacak hiç ölmeyeceksiniz; hep sağlıklı olacak hiç hastalanmayacaksınız, hep genç kalacak, hiç yaşlanmayacaksınız; hep nimet ve mutluluk içinde yaşayacak hiç keder ve sıkıntı çekmeyeceksiniz”

     Buna göre bu dünyada kör ya da sakat olan ahrette de kör ya da sakat olmayacaktır. Çünkü cennette bu anlamda eksiklikler yoktur.

 

Günün Ayeti

Bile bile hakkı gizlemeyin

Bakara, 2/42.

 

Günün Hadisi

Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin’ diye dua eder.

Müslim, "Zikir", 87.

 

Günün Sözü

Allah, dinini düzelten kişinin dünyasını da düzeltir.

Hz. Ali

 

Günün Duası

Allah’ım bugün bana insanların yüzünü güldürecek ve dualarını aldıracak bir amel nasip et.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Beytül Mamur nedir?

Hz.Peygamberin Miraç hadisesinde 7. Kat semada, Mescidi Haram ve Mescidi Aksa’dan sonra uğradığı, 7. Kattaki mescidin adıdır.

 

Günün Nüktesi

İlk Mescid…

Ebu Zer diyor ki, “Resulullah Efendimize;

“yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum,

“ Mescid-i Haram” diye cevap buyurdu.

“Sonra hangisi?” diye sordum, 

“Mescid-i Aksa” diye cevap buyurdu.

Ben,

 “ İkisi arasındaki süre ne kadardır?” diye sordum.

 Şöyle cevap verdi: “Kırk yıl” 

Sonra da Hz. Peygamber, 

“ Ey Ebu Zer! Bütün yeryüzü senin için mescittir. Nerede namaz vaktine girersen orada namazını kıl. Namazın fazileti, vaktinde kılınmasındadır,” buyurdu.” 

 

Buhari, “Enbiya”, 40.

YORUM EKLE