Yarışmalarda elde edilecek ödülleri almak caiz midir?


 

 

     İki veya daha fazla kişinin aralarında doğrudan veya dolaylı olarak anlaşma sureti ile bir tarafın kazanacağı, diğer tarafın kaybedeceği şansa dayalı her türlü oyun, kumar kapsamında olup haramdır.

     Kendi aralarında yarışacak kimselerden kazananın, üçüncü kişi tarafından vaat edilen ödülü alması ile kaybedenin bir zarara girmemesi esasına dayalı meşru içerikli yarışmalara katılmak ve buradan kazanılacak ödülleri almak ise caizdir.

 

Beyazlayan saçı boyatmak caiz mi?

           İnsanoğlunun doğması tabii olduğu gibi yaşlanıp, ihtiyarlaması, saçlarının ağarması ve de ölmesi de gayet tabiidir. Bunun önüne geçmek mümkün olmadığı gibi kaçmakta mümkün değil, kaldı ki saçların ağarması daima insana ölümü ve ahireti hatırlatır ve de hatırlatması gerekir.

          Nitekim Hazret-i Ömer kendisine ölümü hatırlatacak bir kişiyi ücretle tutmuş saçlarında beyazlık çıkınca artık uyarılmasına gerek kalmadığını çünkü beyaz saçlarının daima kendisine ölümü hatırlatacağını söylemiştir.

          Buna rağmen şartlar dahilinde insanlar bazı ruhsatlardan yararlanabilirler. Saç boyama da onlardan bir tanesidir.

           İslam fıkıhçıları kadının saçını her türlü renge boyayabileceğini söylemişlerdir. Erkeğin ise siyah dışında her türlü renge boyayabileceğini söylemişlerdir.

          Nitekim Hazret-i Peygamber saçları bembeyaz olmuş bir sahabeyi görünce, "Beyaz saçlarının bir renk ile değiştir. Fakat siyaha boyamaktan kaçın." Tabi buradaki istek bir emir değil tamamen bir ruhsattır. Dileyen kullanır dileyen kullanmaz.

 

Evime kavuşmak nasip olmasın demek yemin sayılır mı?

       Allah’tan başkası adına yemin edilmesi doğru değildir. Yemin ancak vallahi, billahi, tallahi, lafızları ile olur. “Çocuklarımın ölüsünü öpeyim lafzı” ise yemin lafızları ile söylenmediği için yemin yerine geçmez.

       Böyle bir söz yemin sayılmadı gibi aynı zamanda doğru ve güzel bir söz de değildir. Böyle sözler ve yeminler Allah Resulü tarafından yasaklanmıştır. Nitekim buna benzer bir yemin etme olayında peygamberimiz sahabeleri uyarmış ve şöyle buyurmuştur:  “Allah Teâlâ, babanızı zikrederek yemin etmenizi yasaklamıştır. Öyleyse kim yemin edecekse ya Allah’a yemin etsin veya sussun.” (Buhârî, Eymân 4).

       Bu sözler yemin sayılmadığı için herhangi bir keffaret vermek de gerekmez. 

 

Dua ederken ellerimizi havaya kaldırmak zorunda mıyız?

     Dua ederken Allah’ın rahmeti bizlerin üzerimize yağıyor. Bizlerde bu rahmetten nasiplenmek için dua ederken ellerimizi rahmetin geldiği göklere doğru kaldırıyor daha sonra da bu rahmeti yüzümüze ve bedenimize sürüyoruz.

      Nitekim Hz. Peygamber efendimiz Fatihayı okuduktan sonra ellerini mübarek yüzüne sürerdi. Hatta yatıp uzanırken okuduğunda vücuduna sürerdi. Dolayısıyla duada ellerimizi yüzümüze sürmek hem rahmetten nasiplenmeye vesiledir hem de sünnettir.

      Ama illaki dua da ellerimizi havaya kaldırmak ya da yüzümüze sürmek zorunda mıyız? Hayır kaldırmak ve sürmek zorunda değiliz. Ama o zamanda güzel olan bir sünnetin sevabından ve uygulamasından uzak kalmış oluyoruz.

 

Günün Ayeti

"O halde yetime zulüm etme. Dilenciyi de azarlama. Sadece Rabbinin nimetini (hatırla ve) anlat. "

Duha, 93/9-11.

 

Günün Hadisi

  “Kim, ödemek arzusu ile insanların malını alır ise, Allah (onun borcunu) ona bedel eda eder. Kim de telef etmek niyetiyle halkın malını alırsa Allah onu telef eder.”

 (Buharî, “İstikrâz”, 2)

 

Günün Sözü

Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin

(Sâdi ŞİRAZİ)

 

Günün Duası

Allah’ım bu yeni yılda ülkemizi ve milletimizi savaş, bela ve afetten muhafaza eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Emr-i bi'l ma'ruf nedir?

 İslâm'ın hükümleri, genel prensipleri ve emirleri uyarınca yapılması ve söylenmesi gereken her söz ve fiili tavsiye etmektir

 

Günün Nüktesi

Ziyaretin Mükafatı

Resûlullâh şöyle buyuruyor;

 “Bir insan, bir hastanın halini hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyaret ederse, ona bir melek şöyle seslenir:

"Sana ne mutlu!

Güzel bir yolculuk yaptın.

Kendine cennette barınak hazırladın!”

(Tirmizî, Birr 64

YORUM EKLE