banner6

Yaşam şartları çok ağır

Koronavirüs salgını döneminde tarlalarda çalışan ve çadırlarda yaşamlarını idame ettiren tarım işçilerinin zorlu yaşam mücadeleleri sürüyor.

Yaşam şartları çok ağır

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Koronavirüs salgını döneminde tarlalarda çalışan ve çadırlarda yaşamlarını idame ettiren tarım işçilerinin zorlu yaşam mücadeleleri sürüyor. Tarım işçileri kendilerine yetkililer tarafından söz verilen konteynırların verilmesini istiyor.

Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle çalışma koşulları daha da ağırlaşan tarım işçileri, düşük ücretlerle herhangi bir sağlık güvenceleri olmadan çalışmalarını sürdürüyor.  Seyhan Belediyesi Meclisi bünyesinde kurulan Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma ve Tespit Komisyonu'nun 2019 yılına ait verilerine göre;  Adana kırsalında 47 geçici çadır yerleşim yerinde 2 bin 202 çadırda 9 bin 600'ü çocuk olmak üzere yaklaşık 15 bin kişinin yaşıyor. Seyhan kırsalında bulunan çadır alanlarında da ise, 818’i çocuk olmak üzere toplam bin 261 kişi bulunuyor.

DERME ÇATMA ÇADIRLAR

Adana'nın birçok ilçesinde çalışan tarım işçileri naylon, kamış ve tahtadan oluşan derme çatma  çadırlarda kalıyorlar.  Tarım işçileri Şırnak, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve daha birçok ilden Çukurova'ya çalışmak için gelen kişilerden oluşuyor. Çalışma koşulları ağır olan tarım işçilerinin, birde yaşam koşullarında büyük sıkıntılar yer alıyor. Tarım işçilerinin bulundukları alanda pandemi, yangın ve su baskınlarından ötürüde yaşamları da daha zorlaşıyor.

SORUNLARLA DOLU

Bir çadırda çok sayıda kişi çocuklarıyla birlikte yaşamlarını sürdürüyor. Çadırlara elektriklerini civardaki çiftliklerden ücret karşılığı çeken tarım işçileri, su ihtiyaçlarını ise,  su şebekelerinden ya tankerlerle gelen sular ve sulama kanallarından karşılıyor. Yaşam şartları oldukça çetin olan tarım işçilerinin çocukları ise bu çadırların bulunduğu alanlarda büyüyor.

YANGIN ÇIKMA RİSKİ ÇOK YÜKSEK

Tarım işçiler kış aylarında olduğumuz günlerde ısınmalarını çadırlarının içerisine kurdukları odun sobaları ile sağlıyor.  Çadır içinde yakılan odun sobaları adeta yangına davetiye çıkartıyor. Geçmiş dönemlerde birçok çadırın bu nedenle yandığını öne sürülüyor. Tarım işçilerinin kış ayında yaşadıkları sıkıntı bir tek bununla da kalmıyor. Soğuk hava, yağmur ve çamurda tarım işçilerini olumsuz etkiliyor.

SOSYAL GÜVENCELERİ YOK

Sabah erkenden kalkarak tarlalara giden tarım işçileri saat 07:00'dan, akşam saat 17.00'ye kadar çalışıyor. Yazın kavurucu sıcaklarda, kışın ise soğuk hava, yağmur ve çamur içinde 70 TL ila 90 TL arasında değişen bir yevmiye ile çalışan tarım işçileri, sağlık güvencesinden yoksun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

ATEŞ YAKARAK İHTİYAÇLARINI KARŞILIYORLAR

Ekmeklerini ve yemeklerini yaktıkları ateş üzerinde pişiren tarım işçileri objektiflere yansıdı. Çadırda yaşayan Elif Çelik isimli tarım işçisi, kendisinin ailesiyle birlikte 8 yıldır çadırlarda yaşadıklarını anlattı., Adana'nın Karataş İlçesi'ne bağlı Tuzla-Karagöçer Mahallesi kırsal alanında kalan Çelik ailesinden Elif Çelik, kendisinin son dönemde çadırda kalıp ailesinin günlük yemek, bulaşık, çamaşır gibi ihtiyaçlarını karşıladığını, çocuklarının ise tarlaya giderek çalıştığını kaydetti.

HAYATIMIZI BÖYLE SÜRDÜRÜYORUZ

Çadırlarda kalan diğer vatandaşlar ise şunları söyledi;

Çadırlarda yaşamak çok zor. Ancak yapacak bir şeyimiz yok. Tarım işinde çalışarak hayatımızı sürdürüyoruz. Çadırların durumunu görüyorsunuz. Ne halde olduğumuz ortada. Bizlere daha önce konteynırlar yapılarak oralara yerleştirileceğimizi söylediler. Ancak aradan yıllar geçti kimseden bir ses çıkmadı. Çocuklarımız çamurun, tozun toprağın içerisinde kalıyorlar. Oyun oynayacak yerleri bile yok. Sobalarla ısınıyoruz. Ama çadırlarda soba yakmak gerçekten çok sıkıntılı. Her an yangın çıkacakmış gibi hazır olda bekliyoruz.

EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ

Diyeceksiniz ki emeğinizin karşılığını alabiliyor musunuz? Hayır alamıyoruz. Hiçbir sosyal güvencemiz yok. Hasta olsak hastaneye ulaşmamız çok zor oluyor. Çocuklar haliyle okul dönemlerinde gidip gelme sorunu yaşıyorlar.  Soğuk iliklerimize kadar dokunuyor. Güneş açtığında anca ısınabiliyoruz. Çalışmasak çocuklarımıza bakamayız. Onlara bakmak için çalışıyoruz.

KONTEYNIR TALEBİ

Bizler yıllar önce bizlere söz verilen konteynırların verilmesini istiyoruz. Bir yağmurda çadırlarımız su içinde kalıyor. Yangın korkumuz ve daha birçok sorunumuz var. Konteynırlar olsa ve bir bölgede toplansalar herkes bir nebzede olsa rahat eder. İnşallah yetkililer sesimizi duyar.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42