Yemeğe üfürmenin dini bir sakıncası var mı?

     Yiyecek ve içeceklere üfürmek caiz olmakla beraber mekruhtur. Çünkü verilen nefeste insan sağlığına zarar verecek karbon vardır. Bundan dolayı Hz. Peygamber hadisi şeriflerinde bu hususta," Bardağı ağzından çek sonra nefes al" buyurmaktadır.
      Buna göre yiyecek ve içeceklere üflemek insan sağlığına zararlı olduğundan üfürmek mekruhtur. Mekruh olduğu için sakınmak daha iyi ve daha güzeldir.
 
Dişlere tel taktırmada bir sakınca var mı?
      İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme... gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır.   Nitekim Rasulüllah Efendimiz, süslenmek maksadıyla vücutlarına dövme yapan veya yaptıranlara, dişlerini yontarak seyrekleştiren ve şeklini değiştirenlere lanet etmiştir.
     Buna göre, Allah'ın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabiî güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Kur'an-ı Kerim, şeytanın "Şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yaratılışını değiştirecekler" (Nisa, 119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytanî işler olarak nitelemektedir.
      Ancak dişleri sağlık açısından tedavi ettirmek gerekir. Bu anlamda eğri olan dişleri düzeltmek için tel takmada dinen bir sakıca yoktur.
 
Ayağında mantar olan erkeğin kına katması caiz mi?
       Kına, altın, türü ziynetler, daha ziyade kadınlara mahsustur. Kadınların kına ile süslenmeleri dinimizce sünnettir. Ama erkeklerin süs için kına yakması caiz değildir.
       Fakat hastalık, mantar gibi rahatsızlıklar durumunda ise erkeğin kına yakmasında dinen bir beis yoktur.
 
Sakal bırakmanın ve kesmenin hükmü nedir?
       Sakal bırakma, Hazreti Peygamberin önemli sünnetlerinden biridir. Sakal bırakma sünnet olduğundan terkinde farzın terki gibi bir hüküm verilmemiştir.
       Sakal bırakma sünneti konusunda Şafiî ile Hanefî alimleri arasında farklı görüş vardır. Şafiî’ye göre sakal bırakmak sünnettir. Kesimi ise mekruhtur.  Hanefi bilginlere göre ise sakalı kesmek haramdır.
 
Hz. Peygamber misvak kullanmış mı?
       Hz. Peygamber döneminde misvak vardı. Hz. Peygamber bizzat kendisi misvak kullanmış sahabelere de kullanmayı tavsiye etmiştir ki ağız ve diş temizliğinde misvak kullanmak bundan ötürü dinimizce sünnet kabul edilmiştir.
      Hz. Peygamberin hayatına baktığımızda efendimizin ağız ve diş sağlığına ayrı bir önem verdiğini bunun için de misvak kullanmak suretiyle ağız ve diş temizliğinin yapılması hususunda da ısrarlı teşvik ve tavsiyelerde bulunmuştur.
       Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir hadisi Şeriflerinde “Ümmetime meşakkat vereceğinden endişe duymasaydım, misvak kullanmalarını farz kılardım” şeklinde buyurmuştur.
       Bir başka sözünde de: “Üç şey peygamberlerin ahlâkındandır:  İftarda acele etmek,  Sahuru geciktirmek ve Misvak kullanmak” şeklinde buyurmuştur.
      Buna göre misvak Hz. Peygamber döneminde vardı. Efendimiz kullanmış kullanmayı da tavsiye etmiştir. Çünkü misvakın birçok tıbbi faydaları vardır. Misvak tıbben diş etlerini koruyup, dişleri parlattığı gibi aynı zamanda ölüm esnasında kişiye kelime-i şahadeti hatırlatır.
 
Günün Ayeti
Onlara bir musibet geldiğinde: "Biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler.
 
Günün Hadisi
Müslüman, insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.
 
Günün Sözü
Her yük omuzdan indirilebilir, senelerin yüklettiği yaş yükü müstesna!
Cenap Şahabettin
 
Günün Duası
Allah’ım bugün bizi malla, makamla, evlatla ve şehvetle imtihan etme.
 
Bunları Biliyor muyuz?
Tafsili İman
  İman edilecek esasların her birine ayrı ayrı, açık ve geniş bir şekilde iman etmeye tafsili iman denir. Bu imanın üç mertebesi vardır
 
Günün Nüktesi
Nasıl Varacaksın…
     İbrahim Ethem Hazretleri hac ziyaretine yaya olarak yola çıkmıştı. Durumu gören ve devesi üzerine şaşkınlıkla kendisini seyreden bir Arabi geldi ve o'na şöyle dedi:
            -''Deven yok, azığın yok, bu halde hacca,Kabe'ye nasıl varacaksın?''
            İbrahim Ethem o'na şöyle cevap verdi:
      -''Yorulursam tahammül adlı deveye binerim, acıkınca şükür adlı azığımdan yerim, hararet basınca da rıza adlı suyumdan içerim.''

YORUM EKLE