Yenge ile tokalaşmak dinen caiz mi?

Yenge ile tokalaşmak dinen caiz mi?

Baldız, yenge, enişte gibi yakınlar her ne kadar birbirine akrabalık anlamında yakınsa da dinen birbirlerine ebediyen haram değildir. Bunların birbirlerine haramlıkları geçicidir. Yani bunlarla evlenmek hala, teyze, dayı ile evlenmek gibi kesin ve ebedi değildir.

Durum böyle olunca bu kişilerle tokalaşmak dinen caiz değildir. Bu kişilerle tokalaşmak dinen hiç tanımadığımız bir bayanla tokalaşmak gibi yasak ve haramdır.

 

Dövme abdest ve gusle engel midir?

Gerek ele, gerekse yüze olsun dövme yaptırmak, birtakım çizgilerle süslenmek caiz değildir. Rasûlullah Efendimiz, bedenin herhangi bir yerine böyle süslemelerle dövme yapmayı menetmiştir.

Değil insan bedenine, hayvanların dahi yüzlerine, hatta sırtlarına ve arkalarına böyle dövme yapmayı uygun bulmadığını ashabına haber vermiş, yapanları da azarlamıştır.

Buharî deki bir hadîste, dövme yapan ve yaptırana Allah lânet ettiği haber verilmektedir.  Onun için her Müslüman’ın lanete sebep olan bu davranıştan uzak durması gerekir.

Ancak yine de dövme yapılmış ise ve bu dövme deriye suyun temasını engelleyen tabaka oluşturan cinsten değilse bu dövmenin namaza abdeste ve gusle bir engelliği söz konusu değildir. Ancak dövme yaptırdığı için kişi günaha düşmüş olur. Fakat dövme ile kılınan namaz dinen sahih ve geçerlidir.

 

Yapılan bir ibadetin ya da işlenen bir günahın imana faydası ya da zararı olur mu?

İman inanılması gereken hususlar açısından artmaz ve eksilmez. Bir kimse, iman esaslarının tümünü kabul edip de, bir ya da birkaçına inanmazsa, iman etmiş sayılmaz. Bu durumda, iman gerçekleşmediğinden, artması ve eksilmesi söz konusu değildir. Ancak güçlü ve zayıf olmak açısından farklılık gösterir; kiminin imanı kuvvetli, kiminin zayıftır.

İmanda bu çeşit farklılığın bulunduğuna Kur'an-ı Kerim'de işaret edilmiştir: “Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden (alaylı bir şekilde) 'bu hanginizin imanını artırdı?' diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır.” (Tevbe 9/124); “O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir.” (Fetih 48/4); “Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların (mü'minlerin) imanlarını artırır.” (Enfal 8/2)

Buna göre kişi günah işleye işleye imanını zayıflatmaktadır. Aynı şekilde kişi hayır işleye işleye ibadet ede ede de imanı artar.

 

Kişi doğduğu yere gittiğinde seferi olur mu? 

İnsanın doğup büyüdüğü veya evlenip içinde yaşamak istediği ya da içinde sürekli olarak barınmayı kastettiği yere asli vatan (vatan-ı asli) denir.

Yetişkin bir kimse doğup büyüdüğü, ya da sürekli yaşamak üzere temelli yerleştiği asli vatanını terk edip her hangi bir sebeple sürekli yaşamak üzere bir başka yere yerleşirse burası onun asli vatanı olur ve eski asli vatanının hükmü ortadan kalkar. Eski asli vatanında anne-babasının veya yetişkin çocuklarının bulunması durumu değiştirmez. Tercih edilen görüş budur.

Buna göre bir kimse sürekli yaşamakta olduğu vatanından ayrılıp, ziyaret vb. amaçlarla 90 km. ve daha uzak yerde yerleşik olan anne-babasının yanına giderse seferilik hükümlerine tabi olur. Dolayısı ile gittiği yerde 15 günden daha az kalmaya niyet ettiği takdirde seferi olur.

 

Günün Ayeti

Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.

Nahl, 16/116.

 

Günün Hadisi

Dünyada bir yolcuymuş gibi yaşa

 

Günün Sözü

Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok hayret.

N.Fazıl Kısakürek

 

Günün Duası

Allah’ım kalbimizde imanı ve sevgiyi daim eyle.

 

Bunlar biliyor muyuz?

Ensar nedir?

Dinleri uğruna Mekke'den Medine'ye hicret eden Hz. Peygamberi ve ashabını Medine'ye kabul eden ve onlara her türlü yardımı yapan Medineli Müslümanlara denir.

 

Günün Nüktesi  

Hocanın talebesine nasihati…

İmam-ı Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile müzakere yaptığı bir meselede ihtilafa düşer. Öyle ki talebesi öfkesinden dolayı dersi terk eder ve evine gider.

Akşam olunca Yunus kapısının çalındığını fark eder.

 ‘Kim o?’ der.

Kapıdaki kişi, ‘İmam-ı Şafii’ der.

Yunus, kapıyı açar ve İmam Şafii’nin kapıda beklemekte olduğunu görür ve hocasının ayağına kadar gelmesine şaşırır.

İmam Şafii kapıyı açan talebesi Yunus’a şunları söyler:

-Ey Yunus, bizi birleştiren yüzlerce mesele dururken bir mesele mi bizi ayıracak?

-Ey Yunus, yaptığın ve üzerinden geçtiğin köprüleri yıkma! Bir gün o köprüden geri dönmen gerekebilir!

-Ey Yunus, hatadan nefret et ama hataya düşenden nefret etme.

-Bütün kalbinle günaha öfkelen ama günahkâra acı, ona merhamet göster.

-Ey Yunus, sözü eleştir ama sözü söyleyene saygı göster.

-Ey Yunus, görevimiz hastalığı tedavi etmektir, hastayı yok etmek değil.

YORUM EKLE