
Aydın GÖKÇEOĞLU
ADANA (İLKHABER) - WWF Türkiye-Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın, Çukurova Deltası’nda yer alan ve ülkemizim en büyük lagün gölü olan Akyatan’da yavru yeşil deniz kaplumbağalarının denize ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında 17 yılı sürede yaklaşık 250 bin yavru yeşil deniz kaplumbağasının denize ulaşması sağlandı.
WWF-Türkiye, dünya denizlerinde yaşayan ve tarih boyunca birçok kültürde uzun yaşam, üretkenlik, dayanıklılık ve kötülüklerden korunmanın sembolü olan Dermochelys coriacea, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii, Lepidochelys olivacea, Chelonia mydas, Caretta caretta, Natator depressus denız kaplumbağası türlerinin tamamının insan faaliyetleri sebebiyle tehlike altında olduğuna dikkati çekiyor. Yaşamlarının büyük bir bölümünü kıtalararası denizlerde geçiren bu türlerden yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) ve iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ise Akdeniz Havzası’nda yuvalıyor.
-Her bin yavrudan bir veya ikisi erişkinliğe erişebiliyor
Ergin dişi deniz kaplumbağaları, yuvalamak için kumsala çıktıkları her seferde, ortalama 100-150 yumurta bırakıyor. Dişilerin bıraktıkları yumurtalar veya yumurtadan 45-60 gün sonra çıkan yavrular, kumsalda yengeç, çakal, deniz kuşları, deniz ortamında balıklar gibi sayısız avcının besin kaynakları arasında yer alıyor.
Bu nedenle her bin yumurtadan çıkan yavrulardan bir veya ikisi erişkinliğe erişebiliyor. Yaşamları boyunca birçok tehditle karşı karşıya kalan deniz kaplumbağalarının popülasyonları üzerinde insan aktiviteleri de olumsuz etkilere sahip. Türün sağlıklı olarak yaşamını sürdürebilmesi için ise yuvalama kumsalları ile beslenme ve kışlama alanları başta olmak üzere yaşam alanlarındaki insan kaynaklı tehlikelerin en aza indirgenmesi gerekiyor.
-"Elle beslenmemeli" uyarısı
WWF-Türkiye Deniz ve Yaban Hayatı Programları Müdürü Ayşe Oruç, Dünya Deniz Kaplumbağaları Günü’nde deniz ve kıyı ekosistemlerinin sağlığı açısından vazgeçilmez ve tamamlayıcı bir role sahip olan deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve türlerinin korunması için bireylere de sorumluluk düştüğünü belirtti. Oruç, “Bu nedenle geceleri kumsalda ateş yakılmaması, ışıkla dolaşılmaması, denizden bakıldığında görülen ışıkların perdelenmesi gerekiyor. Kumsaldan itibaren 1 mil içerisinde, sürat tekneleriyle 8 milin üzerinde hız yapılmamalı. En önemlisi de deniz kaplumbağaları elle beslenmemeli ve diğer tüm yaban hayvanları gibi hazır besinlere alıştırılmamalı.” dedi.
Ayrıca yuvalama kumsallarında belirlenmiş mesafeler içinde kuma şemsiye dikilmemesi, şezlong konulmaması ve kumun kazılmaması gerektiğini vurgulayan Oruç, yavruların kumsalı kendi başlarına geçmesinin önemli olduğu, yavru deniz kaplumbağası görüldüğünde denize taşıyıp atılmaması ve eve götürülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Oruç, ayrıca yuvalama ve yumurtadan çıkış dönemine denk gelen 1 Haziran – 15 Eylül tarihleri arasında yuvalama kumsallarında festival, konser gibi etkinliklerin düzenlenmemesi gerektiğine dikkat çekti.
-Binlerce yavru yeşil deniz kaplumbağasının denize ulaşması sağlandı
WWF-Türkiye, Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü ile 2006 yılından bu yana, imzalanan “İşbirliği Protokolü” kapsamında, 17 yılı aşkın süredir Adana Akyatan Kumsalı’nda deniz kaplumbağası araştırma, izleme ve koruma çalışmaları yürütüyor. Her yıl 1 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında kesintisiz olarak devam eden alan çalışmalar kapsamında Akyatan Kumsalı’nda deniz kaplumbağası yuvalarının sezona bağlı dağılımı, yavru başarısı, çıkış dönemleri ve ekolojisi üzerine veri toplanıyor.
Bugüne kadar 400’ün üzerinde gönüllünün de desteği ile yürütülen proje sayesinde 2006 yılından bu yana yaklaşık 250 bin yavru yeşil deniz kaplumbağası mavi sularla buluştu. Yeşil deniz kaplumbağalarının göç yolları ve kışlama alanlarının belirlenmesi için 19 ergin dişi yeşil deniz kaplumbağasına uydu vericisi takıldı. Bu 19 kaplumbağanın kışlamak ve beslenmek üzere Kuzey Afrika kıyılarına ulaştığı tespit edildi.