
Türkiye’de yürütülen kapsamlı bir bilimsel araştırma, kör fareler (Nannospalax) üzerinde yapılan incelemeler sonucunda önemli bir biyolojik çeşitlilik tablosunu ortaya koydu. Dokuz Eylül Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden araştırmacıların yer aldığı çalışmada, bu gruba ait 17 yeni tür tanımlanırken, söz konusu türlerin büyük bölümünün Anadolu’ya özgü yani endemik olduğu belirlendi.
Görünüş açısından birbirine son derece benzer olan kör farelerin, aslında genetik ve kromozomal düzeyde ciddi farklılıklar taşıdığı tespit edildi. Tür ayrımlarının yapılmasında yalnızca dış morfoloji değil, kromozom yapıları, DNA analizleri, iskelet özellikleri ve davranışsal gözlemler birlikte değerlendirildi. Ayrıca kör farelerin iletişim kurmak için kullandığı yer titreşimlerinde ortaya çıkan farklılıkların da tür ayrımını destekleyen önemli bulgular arasında yer aldığı ifade edildi.
Araştırma, Anadolu’nun jeolojik çeşitliliği ve farklı habitat yapısı sayesinde türleşme süreçleri için son derece elverişli bir bölge olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bilim insanları, bölgenin kör fare evrimi açısından küresel ölçekte bir “sıcak nokta” niteliği taşıdığını vurgularken, bazı türlerin yalnızca 20–25 kilometrekarelik çok sınırlı alanlarda yaşamını sürdürdüğüne dikkat çekti. Bu durumun, popülasyonların uzun süre birbirinden izole kalarak bağımsız evrimsel yollar izlemesine neden olduğu belirtildi.
Uzmanlar ayrıca Anadolu’daki gizli biyolojik çeşitliliğin henüz tam anlamıyla ortaya çıkarılamadığını, bu nedenle benzer çalışmaların kritik önem taşıdığını ifade ediyor. Öte yandan tarımsal faaliyetler, hızlı kentleşme ve habitat kaybının bu dar alana sıkışmış türler üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ve korunmaları için acil önlemler gerektiği vurgulanıyor.
Araştırmada yer alan akademisyenlerden Yaban Hayatı Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sözen ise çalışmanın bulgularına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Anadolu’nun biyolojik açıdan ne kadar özel bir bölge olduğuna dikkat çekerek, “Kör fareler dışarıdan bakıldığında birbirine çok benzeyen canlılar gibi görünse de aslında her biri kendi içinde ayrı evrimsel hikâyeler taşıyor. Yaptığımız analizler, Anadolu’nun yer altı ekosistemlerinde sanılandan çok daha zengin ve parçalı bir tür yapısının bulunduğunu gösteriyor. Bu çeşitliliğin korunması, yalnızca bilimsel açıdan değil ekosistem dengesi açısından da büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.