Türkiye'de küresel düzeyde tehlike altındaki tür sayısı 400’e ulaştı

Son yıllarda kara avcılığı ve av turizmi yüzünden birçok canlı türün tehdit altında olduğu ve Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre Türkiye'de son 10 yılda küresel düzeyde tehlike altındaki tür sayısının dört kat artarak 400’e ulaştığı bildirildi.

Haber Giriş Tarihi: 07.10.2024 11:35
Haber Güncellenme Tarihi: 07.10.2024 11:35

Dünyada hayvanların yaşam haklarına dikkat çekmek ve onları koruma bilincini yaygınlaştırmak amacıyla her yıl 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü'nde önemli mesajlar veriliyor. Bu özel günde hayvanların doğadaki ve insan hayatındaki önemi hatırlatılırken, hayvan haklarına saygı gösterilmesi, onlara daha iyi yaşam koşulları sunulması konusuna dikkat çekiliyor.

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından da 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü kapsamında yapılan açıklamada, yaşamın her canlı için bir hak olduğu, bir kez daha vurgulandı.

WWF Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula, son yıllarda kara avcılığı ve av turizmi yüzünden birçok türün tehdit altında olduğunu belirterek, "Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre, ülkemizde son 10 yılda küresel düzeyde tehlike altındaki tür sayısı dört kat artarak 400’e ulaştı. Oysa her bir canlının ekosistemimizdeki yeri ve önemi çok büyük. Doğa bir bütündür. Örneğin sokak hayvanlarının popülasyonu, kısırlaştırma ile kontrol altına alınabilecekken, “uyutma” adı altında yasalaştırıldı. Bu tür yaşamın dengesini bozan kararlar, sadece hayvanların yaşamlarını tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal vicdanı da yaralar" dedi.

Sulak alanlardaki türlerin de ciddi kayıplarla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Kula, şunları kaydetti:

"Son 50 yılda sulak alan türlerinde yüzde 83 azalma yaşandı ve şu anda bu türlerin yüzde 25’i yok olma tehlikesiyle yüzleşiyor. Bu alanların korunması, hem biyoçeşitliliğin sürdürülmesi hem de insan sağlığı açısından hayati öneme sahip.

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü, bu sorunlara dikkat çekmek ve herkesin sesini yükseltmesi için bir fırsat. Doğa ve içindeki canlıların korunması, hepimizin sorumluluğu. Bir doğa koruma kuruluşu olarak, bilimin ışığında, yaban hayatı, insanlar ve evcil hayvanların uyum içinde yaşayabileceği çözümler geliştirmek için yürütülecek çalışmaları ve kampanyaları desteklemeye devam edeceğiz. Her zaman dediğimiz gibi, aslolan hayattır."