
Ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze'ye doğru yol alan Küresel Sumud Filosu'na İsrail donanmasının uluslararası sularda saldırdığı bildirildi.
Küresel Sumud Filosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, filoya ait 21 teknenin, Yunanistan kara sularına birkaç mil mesafede, uluslararası sularda İsrail unsurları tarafından "müdahale edilerek alıkonulduğu" bildirildi.
"Müdahale sırasında filoda yer alan Tam Tam isimli tekne, İsrail deniz komandolarının müdahalesi esnasında arızalanmış ve açık denizde bırakılmıştır." ifadesi kullanılan açıklamada, teknede bulunan mürettebat ve aktivistlerin sağlık durumlarının iyi olduğu aktarıldı.
Açıklamada, Tam Tam teknesinin güvenli şekilde en yakın karaya çekilebilmesi amacıyla Yunanistan makamları ile görüşmelerin sürdürüldüğüne işaret edilerek şunlar kaydedildi:
"Filoda bulunan 17 tekne, İsrail müdahalesini aşarak Yunanistan kara sularına giriş yapmayı başarmıştır. Filoya ait 14 gemi ise Yunanistan kara sularına doğru seyir halinde olup gelişmeler yakından takip edilmektedir."
Öte yandan, İsrail Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki açıklamasında, "20'den fazla tekneden yaklaşık 175 aktivistin" alıkonulduğunu bildirdi.
İtalya Temsilciler Meclisi Milletvekili Arturo Scotto, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla Akdeniz'de yolda olan Küresel Sumud Filosu'na ait teknelerin, İsrail donanması tarafından uluslararası sularda durdurulmasına tepki gösterdi.
İsrail donanmasının, Küresel Sumud Filosu'na Akdeniz'de Yunanistan'ın Girit Adası açıklarında müdahale etmeye başlaması kamuoyunda tepki uyandırdı.
TEPKİLER YÜKSELMEYE BAŞLADI
Küresel Sumud Filosu'nun Eylül 2025'teki ilk seferine katılan isimlerden olan Demokratik Parti (PD) milletvekili Scotto, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Küresel Sumud Filosu'nu Gazze'den 700 mil açıkta durdurdular, uluslararası sularda, Yunanistan açıklarında. Tarih tekerrür ediyor. Bu sefer, çok pratik bir şekilde Avrupa'da. Bu tür şiddete ve uluslararası hukuka bu kadar saygısızlığa müsamaha gösterilebilir mi?" ifadelerini kullandı.
İSRAİL VE YUNANİSTAN'DAN BİLGİ TALEP EDİLDİ
İtalyan ANSA ajansının bakanlık kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İtalya Dışişleri Bakanlığı'nın Gazze'ye doğru seyir halindeki Küresel Sumud Filosu'na İsrail'e ait askeri birliklerin yaklaştığına dair bilgi alması üzerine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin, bakanlık kriz masası üzerinden bazı talimatlar verdiği belirtildi.
Tajani'nin, İtalya'nın Tel Aviv ve Atina büyükelçiliklerine, iki ülkenin yetkili makamlarıyla temasa geçerek; operasyonun kapsamını netleştirmeye yönelik bilgi almak ve teknelerde bulunan İtalyan vatandaşlarının korunmasını sağlamak için harekete geçme talimatı verdiği ifade edildi.
İSRAİL GÜÇLERİNİN FİLOYA SALDIRMASI "KORSANLIK" OLARAK NİTELENDİRİLDİ
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu, İsrail ordusunun uluslararası sularda filoya saldırısının "korsanlık" olduğunu belirterek, "Hiçbir devletin uluslararası sularda hak iddia etme, denetleme veya işgal etme hakkı olmadığını" vurguladı.
Küresel Sumud Filosu, İsrail ordusunun uluslararası sularda filoya saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, İsrail güçlerinin, Gazze kıyılarından yüzlerce mil uzakta Küresel Sumud Filosu teknelerini “ele geçirdiği, iletişimi engellediği, sivilleri kaçırdığı ve uluslararası sularda kanunsuz bir emsal oluşturduğu” belirtildi.
İsrail'in müdahalesinin “tehlikeli ve emsalsiz bir tırmanışa” işaret ettiği aktarılan açıklamada, “Akdeniz'in ortasında, Gazze'den 600 mil uzakta, dünyanın gözü önünde sivillerin kaçırıldığı” vurgulandı.
Açıklamada, Girit yakınlarındaki açık denizde insanların yasa dışı bir şekilde kaçırılması “korsanlık” olarak nitelendirilerek, “Şahit olduğumuz şey, İsrail'in Akdeniz’de kontrolü normalleştirmesi girişimi ve İsrail'in cezasızlığının tırmanmasıdır. Hiçbir devletin uluslararası sularda hak iddia etme, denetleme veya işgal etme hakkı yoktur. İsrail tam olarak bunu yaptı.” ifadeleri kullanıldı.
"İsrail donanmasının saldırgan tutumunun bir parçası olarak gemileri durdurduğu, acil durum kanalları da dahil olmak üzere iletişim kanallarını engellediği ve sivilleri zorla kaçırdığı" vurgulanan açıklamada, "Burası ihtilaflı sınır bölgeleri değil, uluslararası sular." değerlendirmesi yapıldı.
"(İSRAİL'DEN) HESAP SORULMASINI TALEP EDİYORUZ"
Açıklamada, İsrail'in eylemleri karşısında sessiz kalanlara tepki gösterilerek, “uluslararası hukuku savunduğu iddia eden hükümetlerin bir kez daha tek kelime etmemesi” eleştirildi.
Kaçırılanların serbest bırakılması için ne ivedi taleplerin ne de sorumluluk alma çağrıların olduğu ifade edilen açıklamada, "Bu tepkisizlik tarafsızlık değil, izin vermek ve suç ortaklığıdır." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, acil yanıt ve hesap verilebilirlik talep edilerek, kaçırılan sivillerin nerede olduğu, nereye götürüldükleri ve Avrupa hükümetlerin kaçırma eylemlerin kolaylaştırmak için İsrail ile işbirliği yapıp yapmadığı sorularına dikkat çekildi.
İsrail’in silahsız sivillere yönelik, tüm dünyanın gözleri önünde ve hiçbir sonuçla karşılaşma endişesi duymadan kaçırma eylemleri gerçekleştirebilecek bir noktaya nasıl geldiğinin sorgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu durum felaket niteliğinde bir emsal teşkil etmektedir ve en sert şekilde kınanmalıdır. Dünya hükümetlerinin sessiz kalması, uluslararası hukukun seçici bir şekilde uygulandığını ve İsrail'in dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda, hiçbir sonuçla karşılaşmadan sivillerin hayatlarını hedef alabileceğini göstermektedir. Hesap sorulmasını talep ediyoruz."