
Küresel enerji güvenliğinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliği düşürmek amacıyla uluslararası diplomaside hareketli saatler yaşanıyor. Pakistan tarafından hazırlanan ve hem Tahran hem de Washington yönetimlerine sunulan yeni bir ateşkes taslağı, bölgedeki ablukanın kaldırılmasını ve geniş kapsamlı bir uzlaşı sürecinin başlatılmasını öngörüyor. Reuters tarafından paylaşılan bilgilere göre, taraflara iletilen metin iki aşamalı bir çözüm planı üzerine kurgulandı.
İslamabad Anlaşması olarak isimlendirilen teklifin ilk aşaması, Pakistan üzerinden elektronik ortamda imzalanacak bir mutabakat zaptını içeriyor. Bu ön anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı'nın derhal gemi geçişlerine açılması planlanıyor. Sürecin ikinci ayağında ise yaklaşık 20 günlük bir zaman dilimi içinde daha kapsamlı ve kalıcı bir anlaşma için yüz yüze görüşmelerin başlatılması hedefleniyor.
ASİM MUNİR GECE BOYU DİPLOMASİ TRAFİĞİ YÜRÜTTÜTaslağın detaylarının netleşmesi sürecinde Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir'in kilit bir rol üstlendiği bildirildi. Munir'in gece boyunca ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yoğun temas trafiği yürüttüğü aktarıldı. Diplomatik kaynaklar, bugün itibarıyla tüm maddeler üzerinde tam mutabakat sağlanmasının hedeflendiğini ifade ediyor.
YAPTIRIMLAR VE NÜKLEER TAAHHÜTLER MASADAHenüz resmi makamlarca doğrulanmayan ancak taslak metinde yer aldığı belirtilen maddelere göre, anlaşma karşılıklı tavizleri de beraberinde getiriyor. Uzlaşı çerçevesinde İran'ın nükleer silah geliştirme faaliyetlerine son verme taahhüdüne karşılık, Washington yönetiminin yaptırımları hafifletmesi ve Tahran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakması masadaki en önemli başlıklar arasında bulunuyor.
KRİTİK GÖRÜŞMELERİN MERKEZİ İSLAMABAD OLACAKBölgesel güvenliği doğrudan ilgilendiren bu girişimin nihai sonuçları için tarafların Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bir araya gelmesi bekleniyor. Boğazın güvenliği için bölgesel bir çerçeve oluşturulmasını da içeren anlaşma hakkında ABD ve İran kanadından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Tarafların sunulan teklife vereceği yanıt, küresel petrol piyasaları ve Orta Doğu'daki dengeler açısından belirleyici olacak.