Jeffrey Epstein dosyasında şok belgeler: Kameralar ölümden hemen önce devre dışı kalmış

ABD Adalet Bakanlığı tarafından Jeffrey Epstein soruşturmasına dair paylaşılan ek dosyalar, Manhattan Metropolitan Islah Merkezi'ndeki ölümün hemen öncesinde yaşanan sistematik kamera arızalarını ve kamuoyu algısını değiştirmeye yönelik 'siber aklama' operasyonlarını belgeledi.

Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 12:50
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 12:50

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’in dosyasına eklenen yeni belgeler, olayın üzerindeki teknik ve idari soru işaretlerini derinleştirdi. Kamuoyuna sunulan tutanaklar, Epstein’in tutuklu bulunduğu Manhattan Metropolitan Islah Merkezi’ndeki güvenlik sistemlerinin, ölümden hemen önceki kritik günlerde kademeli olarak devre dışı kaldığını ortaya koydu.

CEZAEVİNDE SİSTEMATİK 'DİJİTAL KARARTMA' ZAMANLAMASI

Soruşturma dosyasına giren ifadelere göre, cezaevindeki kamera sistemlerinden sorumlu teknik personel, kayıt cihazlarında yaşanan arızaların tarihsel dökümünü savcılıkla paylaştı. Tutanaklarda, Epstein’in hücresini gören 'DVR 2' kodlu kayıt sisteminin ilk olarak 29 Temmuz 2019’da arıza verdiği, 8 Ağustos’ta ana kartının tamamen bozulduğu ve Epstein’in ölü bulunduğu 10 Ağustos sabahında ise sabit diskin işlevsiz hale geldiği belirtildi. Bu zincirleme arızalar, ölüm anına dair net bir görüntünün elde edilmesini imkansız kılan bir 'kör nokta' oluşturdu.

Teknik personelin ifadesinde, arızalı cihazların onarımı için yedek parçaların mevcut olduğu ancak bu parçaların takılması durumunda sistemdeki eski verilerin silineceği uyarısında bulunduğu bilgisi yer aldı. Tutanakta, söz konusu personelin DVR cihazını yeniden kurmak üzereyken sürecin bir FBI yetkilisi tarafından devralındığı ve cihazın sökülerek götürüldüğü kaydedildi. Ayrıca, 9 Ağustos gecesi saat 22.39 sularında Epstein’in hücresine giden merdivenlerde güvenlik kameralarına yansıyan ve 'turuncu kıyafetli bir karartı' olarak nitelendirilen belirsiz görüntüye dair tartışmalar da dosyadaki yerini koruyor.

AL SECKEL VE 'İTİBAR AKLAMA' PAZARLIĞI

Belgelerin bir diğer çarpıcı boyutu ise Epstein’in geçmişte dijital ayak izini temizlemek adına yürüttüğü pazarlıklar oldu. Amerikalı koleksiyoncu Al Seckel ile 2010 yılında yapılan e-posta yazışmaları, Epstein’in 'hayırsever iş adamı' imajını güçlendirmek için profesyonel bir siber manipülasyon hizmeti almaya çalıştığını gösterdi. Yazışmalarda Seckel'in, Google arama sonuçlarında üst sıralarda çıkan olumsuz haberlerin 'hackleme' veya algoritma manipülasyonu yoluyla alt sıralara itilmesi karşılığında 20 ila 25 bin dolar talep ettiği görüldü.

VIKIPEDI ÜZERİNDE BİLGİ MANİPÜLASYONU VE BLOKAJ

Seckel’in Epstein’e sunduğu raporda, internet ansiklopedisi Vikipedi (Wikipedia) üzerindeki biyografi sayfasına müdahale edildiği itiraf edildi. E-postalarda, Epstein’in sabıka fotoğrafının kaldırılarak yerine daha sempatik bir görselin konulduğu ve metin içerisindeki 'cinsel suçlu' ibaresinin silinerek 'iş adamı ve hayırsever' tanımının eklendiği belirtildi. Seckel, bu değişiklikleri geri alan editörlerin IP adreslerinin tespit edildiğini ve siteye erişimlerinin engellendiğini öne sürerek, "Doğru arkadaşların olduğunda teknoloji eğlenceli değil mi?" ifadesini kullandı.

ADALET BAKANLIĞI TASLAĞINDAKİ KRİTİK TARİH HATASI

Dosyalarda dikkat çeken bir diğer unsur, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan basın açıklaması taslağındaki tarih tutarsızlığı oldu. Epstein’in ölümünden bir gün öncesine, yani 9 Ağustos 2019 tarihine ait olduğu görülen bir basın duyurusu taslağı, sosyal medyada ve bazı yayın organlarında 'önceden planlanmış bir kurgu' iddialarını gündeme getirdi. Bakanlık yetkilileri ise BBC teyit hattına yaptıkları açıklamada, belgenin bir taslak şablon olduğunu ve tarihin sehven yanlış yazıldığını belirterek iddiaları reddetti. Resmi raporlar, Epstein’in 10 Ağustos sabahı hücresinde intihar ettiği sonucunu yinelemeye devam ediyor.