
Suriye Türkmen Meclisi, Suriye Devleti’nin birliği çerçevesinde dilsel ve kültürel çeşitliliğin korunmasına yönelik yayımlanan son kararnameye ilişkin değerlendirmesini kamuoyuyla paylaştı. Meclis tarafından yapılan açıklamada, kültür ve dil çeşitliliğinin tanınmasının eşit vatandaşlık ilkesinin vazgeçilmez bir gereği olduğu belirtilerek, bu ilkenin Suriye toplumunu oluşturan tüm asli bileşenler için ayrım gözetilmeksizin uygulanması gerektiği ifade edildi.
Suriye Devleti'nin Birliği Çerçevesinde Dilsel ve Kültürel Çeşitliliğin Korunmasına İlişkin Açıklama:''Suriye Türkmen Meclisi, kültürel ve medeni haklara ilişkin olarak yayımlanan son kararnameyi dikkatle takip etmektedir. Kültür ve dil çeşitliliğinin tanınması, eşit vatandaşlık ilkesinin temel bir gereğidir ve bu ilke, Suriye toplumunu oluşturan tüm asli bileşenler için eksiksiz ve ayrım gözetmeksizin uygulanmalıdır. STM, ulusal birliğin ve toplumsal istikrarın, sınırlı ve seçici düzenlemelerle değil; Suriye'nin tarihsel, demografik ve kültürel gerçekliğini oluşturan tüm asli bileşenlerin, başta Türkmenler olmak üzere, haklarının açık, eşit ve görünür biçimde tanınmasıyla mümkün olacağını vurgulamaktadır. Türkmenler, Suriye'nin siyasi ve toplumsal tarihinde kurucu bir unsurdur ve bu statünün göz ardı edilmesi kabul edilemez. Bu çerçevede, Türkmenlerin kültürel kimliğinin korunması, Türkmen dilinin yaşatılması, kültür ve eğitim alanlarındaki faaliyetlerinin desteklenmesi, bir tercih ya da iyi niyet göstergesi değil; eşit vatandaşlığın doğrudan ve ertelenemez bir sonucudur. Bu hakların geçici idari uygulamalarla sınırlandırılması sürdürülebilir değildir, kalıcı ve bağlayıcı anayasal güvence altına alınması zorunluluk arz atmektedir. STM, Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve halklarının birliğine olan bağlılığını teyit etmekle birlikte, adil, kapsayıcı ve çoğulcu bir Suriye'nin inşasında Türkmenlerin eşit ortak olarak tanınmasının geciktirilemeyeceğini kamuoyuna açıkça ifade etmektedir.
Suriye Türkmen Meclisi''