Trump'ın emriyle öldürülmüştü: Süleymani'nin ailesine ABD'de operasyon

ABD ile İran arasındaki gerilimde yeni gelişme yaşandı, Kasım Süleymani’nin yeğeni ve kızının oturum izinleri iptal edilerek gözaltına alındığı açıklandı.

Haber Giriş Tarihi: 05.04.2026 11:21
Haber Güncellenme Tarihi: 05.04.2026 11:21

ABD'nin 2020 yılında düzenlediği suikastla öldürülen İranlı komutan Kasım Süleymani’nin ailesine yönelik yeni bir adım geldi, yeğeni ve kızının ABD’de gözaltına alındığı bildirildi

ABD ile İran arasında yıllardır süregelen gerilim yeni bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 2020 yılında öldürülen İranlı komutan Kasım Süleymani’nin yeğeni Hamideh Soleimani Afshar ile kızının ABD’deki yasal oturum izinlerinin iptal edildiğini açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmede, Afshar ve kızının ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) birimleri tarafından gözetim altına alındığı belirtildi. Söz konusu adımın, ulusal güvenlik kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.

Oturum izinleri iptal edildi

ABD yönetimi, Süleymani ile doğrudan bağlantılı kişilerin ülkedeki varlıklarını yeniden değerlendirme sürecine girdi. Bu kapsamda Hamideh Soleimani Afshar ve kızının “Green Card” olarak bilinen yasal oturum haklarının iptal edildiği duyuruldu.

Yetkililer, iki ismin ICE ekipleri tarafından gözetim altında tutulduğunu doğruladı. Sürecin sınır dışı işlemlerine kadar uzanabileceği belirtiliyor.

Suikast emri Donald Trump’tan gelmişti

Sürecin başlangıcı, 3 Ocak 2020’de Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleşen hava saldırısına dayanıyor. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla düzenlenen operasyonda, Kasım Süleymani ile birlikte Haşdi Şabi’nin üst düzey isimlerinden Ebu Mehdi el-Mühendis hayatını kaybetmişti.

Toplamda 10 kişinin öldüğü saldırı, Orta Doğu’daki dengeleri sarsmış ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

İran’dan misilleme gelmişti

Suikastın ardından İran yönetimi, 8 Ocak 2020’de ABD’nin Irak’taki üslerine balistik füze saldırısı düzenledi. İlk açıklamalarda can kaybı olmadığı belirtilse de daha sonra 100’den fazla ABD askerine travmatik beyin hasarı teşhisi konulduğu ortaya çıktı.