
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanlığı ile Adana Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen “Yeni Yerli Malı Tebliği” bilgilendirme programında, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeler kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir dönemde yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekti. Yerli malı kavramının yalnızca bir belge olmadığını vurgulayan Başkan Kıvanç, bunun ekonomik bağımsızlığın ve sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
“YENİ TEBLİĞLE ŞEFFAF VE DİJİTAL DÖNEM BAŞLADI”Başkan Kıvanç, yeni tebliğle birlikte belgelendirme süreçlerinde daha şeffaf, teknoloji odaklı ve suistimalleri önleyici bir yapıya geçildiğini belirterek, “Dijital doğrulama ve veri entegrasyonu sayesinde bürokrasi azalırken güvenilirlik artıyor. Yerli katkı oranı hesaplamalarında daha hassas ve üretim gerçeklerini yansıtan kriterler getirildi. Ayrıca belgelendirme sonrası izlenebilirlik güçlendirilerek gerçek üretici kimliği ön plana çıkarılıyor” dedi.
Yerli Malı Belgesi’nin yalnızca kamu ihalelerinde sağlanan yüzde 15 fiyat avantajıyla sınırlı olmadığını dile getiren Başkan Kıvanç, belgenin aynı zamanda Sanayi İş Birliği Projeleri’ne katılım, devlet desteklerinden yararlanma ve yerli üretim kapasitesinin tescili açısından kritik rol oynadığını vurguladı.
“YERLİ MALI BELGELENDİRMESİNDE GÜVENİLİRLİK ÜST SEVİYEYE TAŞINIYOR”Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ise yeni tebliği yerli üretimin gücü olarak tanımladıklarını belirterek şunları söyledi: “Başvuru süreci oda ve borsalar üzerinden başlıyor, teknik ve mali uzman incelemeleriyle devam ediyor. Ardından TOBB ve TESK onaylarının da dahil olduğu çok katmanlı bir değerlendirme mekanizması işletiliyor. Böylece belgelendirme sürecinde hem şeffaflık hem de güvenilirlik en üst seviyeye çıkarılıyor. Yeni sistemde üretimde kullanılan tüm girdiler çok daha detaylı şekilde analiz ediliyor. Yerli ve ithal girdiler net biçimde ayrıştırılıyor, işçilik ve diğer maliyet unsurları hesaplamaya dahil ediliyor. Elektrik, su, doğalgaz gibi girdiler ile fikri ve sınai mülkiyet hakları ve geri dönüşüm katkıları da bu kapsamda değerlendiriliyor.”
İthal girdilere yönelik yeni düzenlemelere de değinen Taşkın, belirli eşik değerler ve raporlama zorunlulukları getirildiğini belirterek, “Bu sayede hem hesaplama süreçlerinde standart sağlanıyor hem de suistimallerin önüne geçiliyor” diye konuştu.
Program, soru cevap oturumu akabinde sona erdi.