Hüsniye Gül: Tarladaki bolluk sofraya yansımıyor

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube II. Başkanı Hüsniye Gül, Türkiye’de gıda fiyatlarının küresel eğilimin aksine hızla arttığını belirterek, “Sebze ve meyve artık dar gelirli vatandaş için temel ihtiyaç olmaktan çıkıp, planlanarak alınan bir harcama kalemine dönüşmüştür. Pazarlarda kilogramla alışveriş yerini adet veya yarım kilo alışverişe bıraktı. Ne üretici ne de tüketici kazanıyor. Sorun sadece maliyet değil, tarım politikalarındaki yapısal aksaklıklardır” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 04.05.2026 13:40
Haber Güncellenme Tarihi: 04.05.2026 13:40

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube II. Başkanı Hüsniye Gül, Türkiye’de yaş meyve ve sebze üretiminin yüksek olmasına rağmen bunun tüketiciye uygun fiyat olarak yansımadığını belirtti. Türkiye’nin yıllık yaklaşık 59 milyon tonluk üretimle dünyada önemli bir konumda olduğunu hatırlatan GÜL, buna karşın pazarda alım gücünün ciddi şekilde düştüğüne dikkat çekti. Gül, “Bugün pazarlarda kilogramla alışveriş yerini adet veya yarım kilo alışverişe bırakmıştır. Bu durum yalnızca hayat pahalılığı değil, tarım ekonomisi açısından açıklanması güç bir çelişkidir” ifadelerini kullandı.

Küresel gıda fiyatları ile Türkiye arasındaki farkın giderek açıldığını vurgulayan Gül, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre dünya genelinde gıda fiyatlarının 2022 sonrası yatay veya düşüş eğiliminde olduğunu belirtti. GÜL, “Dünyada gıda enflasyonu yüzde 3-4 seviyelerinde seyrederken Türkiye’de bu oran %50 bandının altına inememektedir. Bu tablo, sorunun küresel değil, büyük ölçüde iç dinamiklerden kaynaklandığını göstermektedir” dedi.

Kişi başına sebze tüketiminde yaşanan gerilemeye de dikkat çeken Gül, geçmişte yıllık 277 kilogram seviyelerinde olan tüketimin, alım gücündeki düşüş nedeniyle ciddi biçimde azaldığını ifade etti. GÜL, “Sebze ve meyve artık dar gelirli vatandaş için temel ihtiyaç olmaktan çıkıp, planlanarak alınan bir harcama kalemine dönüşmüştür” diye konuştu. Fiyat artışlarına karşı uygulanan ithalat politikalarını da eleştiren Gül, bu yöntemin kısa vadeli bir çözüm sunduğunu ancak uzun vadede üreticiyi olumsuz etkilediğini belirtti. GÜL, “Hasat döneminde yapılan ithalat, üreticiye verilen ‘daha fazla üret’ sinyalini ortadan kaldırmakta ve çiftçiyi üretimden uzaklaştırmaktadır. Bu yaklaşım, gelecekte daha yüksek ithalat ve daha pahalı gıda anlamına gelir” dedi.

Üretimden tüketime kadar olan süreçte yaşanan kayıpların da fiyatları artırdığına dikkat çeken GÜL, Türkiye’de üretilen meyve ve sebzenin yaklaşık yüzde 10-12’sinin tüketiciye ulaşmadan kaybedildiğini söyledi. Bu durumun hem arzı daralttığını hem de fiyatları yükselttiğini vurgulayan Gül, “Bu zincirde ne üretici ne de tüketici kazanıyor” ifadelerini kullandı. Çözümün ithalat odaklı değil, üretimi ve sistemi güçlendiren politikalar olduğunu belirten Gül, “Kooperatifleşmenin desteklenmesi, lojistik kayıpların azaltılması ve üreticinin korunması şarttır. Aynı zamanda tüketicinin alım gücünü koruyacak ekonomik istikrar sağlanmalıdır.

Gıda, sadece ekonomik bir meta değil; ulusal güvenlik ve halk sağlığı meselesidir. Mevcut yapı sürdürülebilir değil. Tarladaki bolluğun sofraya bereket olarak yansımadığı bir sistemde hem tarım sektörü hem de toplum zarar görmeye devam edecektir” sözlerine yer verdi.