Kamu taşıt kiralamalarında tasarruf dönemi: Hazine ve Maliye Bakanlığı binlerce talebi geri çevirdi

Cumhurbaşkanlığı tasarruf tedbirleri kapsamında 2025 yılı için yapılan 16 bin 200 taşıt kiralama talebinin yüzde 21'i, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından uygun görülmeyerek reddedildi

Haber Giriş Tarihi: 15.03.2026 10:45
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 10:45

2024 yılında yürürlüğe giren 'Tasarruf Tedbirleri' konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kamu kurumlarının araç kullanımı ve kiralamalarına yönelik sıkı denetim mekanizmalarını hayata geçirdi. Bu çerçevede kamu idarelerinin gerçekleştireceği her türlü taşıt alımı ve kiralama işlemi için Hazine ve Maliye Bakanlığından uygun görüş alma zorunluluğu getirildi. Bakanlığın 2025 yılı faaliyet raporu verilerine göre, kamu kurumları yeni yılda toplamda 16 bin 200 adet taşıtın ilk defa veya yeniden kiralanması için başvuruda bulundu.

BAKANLIK TALEPLERİN YÜZDE 21'İNE ONAY VERMEDİ

Ekonomi yönetiminin harcama disiplini hedefleri doğrultusunda titizlikle incelenen kiralama dosyalarında, verimlilik esası gözetildi. Yapılan incelemeler neticesinde Bakanlık, iletilen 16 bin 200 taşıt kiralama talebinin 3 bin 380 adedini uygun bulmayarak reddetti. Bu kısıtlama kararıyla birlikte kamunun taşıt kiralama kaleminde yüzde 21 oranında doğrudan tasarruf sağlandığı kaydedildi.

MEHMET ŞİMŞEK'TEN MALİ DİSİPLİN VE YAPISAL DÖNÜŞÜM VURGUSU

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, faaliyet raporunun sunuş kısmında ekonomi politikasının temel taşlarına dikkat çekti. Fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir cari denge ve yapısal dönüşümün öncelikli hedefler olduğunu belirten Bakan Şimşek, uygulanan programın makroekonomik dengesizlikleri azalttığını ifade etti. Şimşek, finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonomik yapının dış şoklara karşı daha dirençli hale getirildiğini vurguladı.

"ÖNEMLİ KAZANIMLAR ELDE ETTİK"

Bakan Şimşek, ekonomi programının sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Bu hedefler doğrultusunda bugüne kadar önemli kazanımlar elde ettik. Uyguladığımız programla makroekonomik dengesizlikler azaltıldı, makro-finansal istikrar güçlendirildi ve ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artırılarak daha sağlam bir yapıya kavuşması sağlandı. Kamuda tasarrufu ve verimliliği esas alan bir yaklaşımla; harcama disiplini, güçlü borç yönetimi ile vergide adaleti ve etkinliği odağa alan politikalar sayesinde bütçe dengesinde kayda değer bir iyileşme sağladık. Ayrıca, suç gelirleriyle mücadele kapsamında finansal sistemin güvenliğini ve şeffaflığını artırmaya yönelik önemli adımlar attık. Bu bütüncül yaklaşım çerçevesinde; üretken yatırımları, katma değeri yüksek üretimi, istihdamı ve ihracatı destekleyen, yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan reform sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz. Böylece Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü ve dayanıklılığını daha da artıracağız"