Küresel enerji alarmda: ABD-İsrail–İran gerilimi 5. haftada fiyatları sarsıyor

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırılarda 5 hafta geride kalırken, küresel piyasalarda enerji fiyatlarındaki hareketlilik devam ediyor.

Haber Giriş Tarihi: 04.04.2026 13:28
Haber Güncellenme Tarihi: 04.04.2026 13:28

Son 5 haftada Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde aksaklığın süreceğine dair beklenti ve enerji arzına ilişkin endişeler giderek artarken petrol fiyatları yukarı yönlü seyrine devam etti.

Uluslararası referans kabul edilen Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat'ta 72,48 dolardan, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü ise 67,02 dolardan kapandı.

Brent petrolün varil fiyatı, 2 Nisan'da 27 Şubat'a kıyasla yüzde 50,7 artışla günü 109,24 dolardan kapattı. WTI ham petrolün varili ise bu süreçte yüzde 66,4 yükselerek 111,54 dolardan alıcı buldu.

İran ile ABD-İsrail arasında artan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı çevresinde deniz güvenliği krizi sürüyor. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin yapıldığı bu kritik noktadaki kesinti küresel enerji piyasalarını etkilemeye devam ediyor.

JEOPOLİTİK AÇIKLAMALAR FİYATLARI YÖNLENDİRİYOR

Çatışmalar 5. haftasında sürerken farklı ülkelerin yetkililerinden gelen açıklamalar piyasalardaki belirsizliği artırarak fiyat hareketliliğinde etkili oldu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio 31 Mart'ta Fox News'e verdiği mülakatta, savaşta NATO müttefiklerinden bekledikleri desteği göremediklerini, çatışmaların ardından bu ittifakı yeniden değerlendirmeleri gerekeceğini belirtti.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), Hürmüz Boğazı'nın "zorla" açılması için savaşa dahil olmaya hazırlandığı iddia edildi. İsimleri açıklanmayan yetkililere dayandırılan haberde, BAE'nin "ABD'ye ve diğer müttefiklere yardım etmeye hazırlandığı" aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın yeni rejim liderinin kendisinden ateşkes istediğini savunarak, bunu "Hürmüz Boğazı açıldıktan sonra değerlendireceklerini" belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise "Trump'ın ateşkese dair açıklamalarının gerçekliği yok." açıklamasını yaptı.

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad ise, "Hürmüz Boğazı asla açılmayacak, hiçbir müzakere olmadı ve olmayacak." ifadesini kullandı.

Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran'daki gelişmelerin Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ve doğal gaz sevkiyatını doğrudan etkilediğini, Rusya'nın enerjide güvenli sevkiyat güzergahları sunabileceğini ifade etti.

1 Nisan'da Beyaz Saray'da yaptığı "Ulusa Sesleniş"te, İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendiren Trump, İran'daki askeri hedeflerini önemli ölçüde tamamladıklarını ve yakında süreci "bitireceklerini" söyledi. Trump, "Amerika'nın (İran'daki) tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz." ifadesini kullandı.

Söz konusu açıklamaların ardından Brent petrolün varil fiyatı 1 Nisan'da 105,94 dolara, WTI ham petrolün varil fiyatı 103,31 dolara kadar yükseldi. Asya piyasalarında satış baskısı güç kazandı.

Petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketle enerji hisseleri de yükseldi. ABD'li enerji şirketlerinden Exxon Mobil'in hisseleri yüzde 2'nin, Chevron'un hisseleri yüzde 3'ün üzerinde değer kazandı.

SAVAŞ BAŞINDAN BU YANA NE OLDU?

Saldırılardan sonraki ilk işlem günü olan 2 Mart'ta jeopolitik endişelerle Brent petrol 82,37 dolara kadar yükseldi ve günü yüzde 7,3 artışla 77,74 dolardan kapattı. Brent petrolün varil fiyatı, 17 Mart 2022'den sonraki en yüksek günlük artışı sergiledi.

İran'ın bölgedeki ABD üslerini ve bölgedeki enerji tesislerini hedef alan misillemeleri, sigorta şirketlerinin savaş poliçelerini askıya alması, önde gelen tanker ve konteyner şirketlerinin geçişleri durdurması ve bazı üreticilerin güvenlik endişeleri nedeniyle üretimlerini kısmaları piyasadaki arz endişelerini derinleştirdi.

Artan fiyatlar karşısında ABD, Hint rafinerilerinin Rus petrolü almasına geçici bir muafiyet tanısa da Brent petrolün varil fiyatı savaşın ilk haftasının son işlem günü olan 6 Mart'ta 94,64 dolara kadar çıktı ve günü 92,69 dolardan sonlandırdı.

Savaşın 2. haftasına başlarken Brent petrolün vadeli varil fiyatı, 9 Mart'ta 119,5 dolara kadar yükselerek 29 Haziran 2022'den sonraki en yüksek seviyesini gördü.

Brent fiyatı, 2. haftanın son işlem günü 13 Mart'ta, 6 Mart'ta göre yüzde 11,3 artışla 103,14 dolardan kapandı. 20 Mart'ta 106,41 dolardan günü sonlandıran Brent, 27 Mart'ta 112,57 dolardan işlem gördü. 5. haftanın sonunda Brent petrol 109,24 dolardan günü tamamladı.

WTI ise ilk haftanın sonunda 90,90 dolardan, 2. haftanın sonunda 96,84 dolardan, 3. haftanın sonunda 98,32 dolardan, 4. haftanın sonunda 99,64 dolardan ve 5. haftanın son işlem gününde 111,54 dolardan alıcı buldu.

GAZ FİYATLARI DA JEOPOLİTİK RİSKLERDEN ETKİLENDİ

Petrol sahaları ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminallerinde oluşan hasar ile boğazdaki kesintiler küresel enerji tedarikinde büyük aksamalara neden oldu. Bölgede sevkiyatların sekteye uğramasıyla LNG piyasaları da süreçten etkilendi.

Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar'ın, Ras Laffan tesislerindeki üretimi saldırılar ve güvenlik riskleri nedeniyle durdurarak "mücbir sebep" ilan etmesi, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini etkileyebilecek riske yol açtı.

Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören doğal gaz kontratları, jeopolitik risklerle sert hareketler sergiledi. Mayıs vadeli TTF kontratı, 27 Şubat'ta megavatsaat başına 31,51 avrodan kapanırken, saldırıların ardından piyasaların açıldığı 2 Mart'ta günü yüzde 37,2 artışla 43,23 avrodan tamamladı.

İlerleyen haftalarda yukarı yönlü eğilim devam etti. Saldırılardan 2 hafta sonra, 13 Mart'ta gaz fiyatları haftayı 49,69 avrodan sonlandırdı. Artan arz güvenliği endişeleriyle 19 Mart'ta 61,81 avroya kadar yükselen gaz kontratları, saldırıların başlamasından bu yana görülen en yüksek kapanış seviyesini gördü.

Fiyatlar 3. haftanın sonunda 20 Mart'ta 59,34 avrodan, 27 Mart'ta 54,52 avrodan ve 5. haftanın sonunda 2 Nisan'da 50,04 avrodan işlem gördü. Böylece gaz fiyatları 27 Şubat'tan bu yana yüzde 58,8 yükseldi.

Öte yandan, savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'ndan ilk kez sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin geçişi 2 Nisan'da görüldü.

Bölgede LNG tesislerine yapılan saldırıların ardından, LNG ticaretinde hareketlilik durmuştu. Boğaz'dan son LNG gemisi 28 Şubat'ta geçiş yapmıştı. BAE'nin Basra Körfezi kıyısında yer alan Fateh Petrol Sahası'ndan "yarı yüklü" halde yola çıkan Panama bayraklı SOHAR LNG tankeri Hürmüz Boğazı'nı geçerek Umman Körfezi'ndeki Kalhat terminaline doğru yol alıyor.

KÖMÜR FİYATLARI 5 HAFTADA YÜZDE 16,4 ARTTI

Kömür piyasasında da benzer olarak fiyatlar yükseldi. Bu süreçte elektrik üretiminde doğal gaz yerine kömüre yönelim artış gösterdi.

Asya piyasaları için referans kabul edilen Newcastle kömür mayıs vadeli kontratı, saldırılardan önce 27 Şubat'ta ton başına 118,5 dolar iken 2 Mart'ta yüzde 8,6 artışla 128,7 dolara yükseldi. Fiyatlar ilk haftanın sonunda 137,3 dolardan ve 2. haftanın sonunda 137,3 dolardan günü tamamladı.

Söz konusu kömür kontratı 20 Mart'ta 146,5 dolara kadar çıkarak, saldırıların başlamasından sonraki en yüksek kapanışı yaptı. Fiyatlar, 4. haftanın sonunda 27 Mart'ta 143,85 dolardan işlem gördü.

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları ve İran'ın misillemelerinde 5 hafta geride kalırken, kömür fiyatları saldırı öncesi seviyelere göre yüzde 16,4 artışla 2 Nisan'da haftayı 137,9 dolardan tamamladı.