LNG krizi Avrupa’yı vurdu: Doğal gaz stoklarında dikkat çeken düşüş

AB'nin doğal gaz depolarındaki doluluk seviyesi, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikinde yaşanan kesintiler nedeniyle geçen yılın aynı döneminin gerisinde kaldı. Mevcut görünüm, depoların kasım ayı doluluk hedefinin yakalanmasını zorlaştırıyor.

Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 12:58
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 12:58

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri sonrasında Orta Doğu'daki doğal gaz üretim kapasitesinde yaşanan gerileme, bölgeden LNG tedarik eden Avrupa'nın, depolarını yeniden doldurma sürecini olumsuz etkiledi.

AA muhabirinin Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsünün "AB'nin depoları yeniden doldurmak için ne kadar LNG'ye ihtiyacı var?" başlıklı çalışmasından derlediği verilere göre, AB'nin gaz depolarındaki toplam gaz miktarı 1 Mayıs itibarıyla geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17,1 azaldı.

Depolardaki gaz miktarı 1 Mayıs'ta 35 milyar metreküp seviyesinde gerçekleşirken, bu miktar geçen yıl aynı tarihte 42,2 milyar metreküp olarak kayıtlara geçmişti.

Geçen yıl 1 Mayıs-1 Kasım döneminde depolara 46,5 milyar metreküp gaz ilave edilmiş ve toplam stok 88,6 milyar metreküpe ulaşmıştı. Bu yıl aynı miktarda gaz depolansa dahi toplam stokun geçen yılın gerisinde kalacağı ve 81,5 milyar metreküp seviyesinde olacağı hesaplanıyor.

Geçen yılki seviyenin yakalanabilmesi için ise bu yıl 1 Mayıs-1 Kasım döneminde yaklaşık 53,6 milyar metreküp ilave gazın depolanması gerekiyor.

KATAR VE BAE KAYNAKLI KAYIP DİĞER ARZLARLA DENGELENMEYE ÇALIŞILIYOR

Rapora göre, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması halinde küresel LNG piyasasında Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kaynaklı aylık yaklaşık 8,6 milyar metreküp, mayıs-ekim döneminde ise 51,5 milyar metreküplük arz kaybı oluşuyor.

Bu kaybın, başta ABD, Kanada ve Rusya olmak üzere Hürmüz dışındaki üretici ülkelerden gelen arz artışıyla kısmen dengelenmeye çalışıldığı belirtilirken, mayıs-ekim döneminde küresel LNG arzında yaklaşık 26 milyar metreküplük ilave kapasite beklendiği ifade edildi.

Öte yandan, Çin, Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere Asya piyasalarında talebin zayıflaması Avrupa için sınırlı rahatlama sağlasa da Avrupa'ya yönlendirilebilecek LNG miktarının normal beklentilerin aylık ortalama 2 milyar metreküp altında kalacağı hesaplanıyor.

BORU HATTI GAZINDAKİ ARTIŞ AVRUPA'YA AVANTAJ SAĞLIYOR

Avrupa açısından olumlu gelişmeler arasında yerli üretim ve boru hattı ithalatındaki artış öne çıkıyor.

Norveç ve Kuzey Afrika'dan, özellikle de Cezayir'den gelen boru hattı gaz arzının mayıs-ekim döneminde geçen yıla kıyasla 3,1 milyar metreküp artacağı öngörülüyor.

Kış sezonunun ardından Ukrayna'nın Avrupa'dan gaz ithalatını büyük ölçüde durdurması nedeniyle Avrupa'nın birlik dışına yaptığı yeniden ihracatın (re-export) azalması da depolama sürecine katkı sağladı.

Bu gelişmeyle Avrupa'nın yaklaşık 2,9 milyar metreküplük ilave gazı kendi tüketimi ve depoları için kullanabileceği belirtilirken, boru hattı arzındaki artış ve yeniden ihracattaki azalışın toplamda yaklaşık 6 milyar metreküplük ek avantaj oluşturduğu hesaplanıyor.

DEPOLARDA YÜZDE 90 HEDEFİ RİSK ALTINDA

AB'nin üye ülkeler için 1 Kasım itibarıyla belirlediği yasal doğal gaz depo doluluk hedefi yüzde 90 seviyesinde bulunuyor. Toplam 106,8 milyar metreküplük depolama kapasitesi dikkate alındığında bu hedef yaklaşık 96,1 milyar metreküpe karşılık geliyor.

Ancak Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsünün temel senaryosuna göre, Hürmüz Boğazı çevresindeki kesintilerin ekim sonuna kadar sürmesi ve küresel LNG piyasasındaki sıkışıklığın devam etmesi halinde Avrupa'nın 1 Kasım itibarıyla ancak yüzde 70 doluluk seviyesine, yani yaklaşık 74,3 milyar metreküp stoka ulaşabileceği öngörülüyor.

Avrupa ekonomisinde belirgin bir yavaşlama ve doğal gaz talebinde güçlü düşüş yaşanması halinde doluluk oranının yüzde 80 seviyesine çıkma ihtimali bulunsa da mayıs ayına ilişkin öncü veriler talepte düşüşten ziyade sınırlı artışa işaret ediyor. Bu nedenle Avrupa'nın kış dönemine yüzde 70 doluluk seviyesinde girme riskinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.