
Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Mersin'de, geleneksel tarım yöntemleri yerini yavaş yavaş teknolojiye bırakıyor. Çukurova'nın verimli arazilerinde artık insan gücü yerine insansız hava araçları (dron) devreye giriyor. Özellikle yeni ekilen veya boy atma evresindeki ürünlerin zarar görmemesi adına tercih edilen bu yöntem, tarlaya traktör veya işçi girmeden işlem yapılmasına olanak tanıyor. Bu sayede ürünlerin ezilmesi engellenirken, çiftçiler hem işçilik maliyetinden kurtuluyor hem de verim kaybının önüne geçiyor.
Uygulamanın son adresi Mersin'in Tarsus ilçesi oldu. Yaklaşık 200 dönümlük bir pırasa tarlasında gerçekleştirilen gübreleme işleminde, 50 kilogram taşıma kapasitesine sahip dronlar kullanıldı. Manuel yöntemlerle saatler sürecek olan işlem, teknolojik cihazlar sayesinde dakikalar içinde tamamlandı. İşçilerin 3 ila 4 saatte bitirebileceği bir alanın, dron teknolojisiyle sadece 30 dakikada gübrelendiği görüldü. Dönüm başına maliyetin yaklaşık 120 TL olduğu belirtilirken, homojen dağılım sayesinde gübreden de tasarruf edildiği kaydedildi.
Bölgedeki üreticilerden Cahit Çiçek, insan gücüyle yapılan gübrelemenin zorluklarına ve risklerine dikkat çekti. Teknolojinin sağladığı avantajlardan memnun olduklarını belirten Çiçek, "İnsan gücü yerine dronla işlem yapmak çok daha avantajlı. Manuel atımda dengeyi sağlamak zor oluyor ancak cihazla kilogram ayarı yapıp tarlanın her noktasına eşit dağılım sağlayabiliyoruz. En önemlisi ise işçi tarlaya girmediği için ürünlerimiz ezilmiyor ve kalitesi bozulmuyor" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 4 yıldır bölgedeki çiftçilere profesyonel dron hizmeti veren pilot Serkan Balaban ise en büyük kazancın "sıfır zayiat" olduğunu vurguladı. Balaban, maliyet hesaplamalarında genellikle göz ardı edilen ürün ezilmesinin aslında büyük bir gider kalemi olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bizim için en önemli kriter ürünlerin zarar görmemesidir. Fiyat farkının yanı sıra zaman yönetimi de kritik. 20 dekarlık bir arazide işçilerin saatlerce uğraşacağı işi biz dakikalar içinde bitiriyoruz. Türkiye genelinde geçtiğimiz yıl arazilerin sadece yüzde 8'i bu yöntemle ilaçlandı. Verimlilik için bu teknolojinin daha da yaygınlaşması gerekiyor."