
Orta Doğu'da ABD, İsrail, İran ve Lübnan ekseninde yaşanan gerilimlerde Türkiye'nin yürüttüğü barışçıl diplomasi, yerli yatırımcıya güven aşılarken yabancı yatırımcıların da Türkiye'ye ilgi göstermesini sağladığı öngörülüyor.
Diyarbakırlı iş adamı Nihat Şahin, Orta Doğu'daki ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye'nin sergilediği barışçıl diplomasinin Türk yatırımcıya güven verdiğini, aynı zamanda yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelmesine katkı sağladığını ifade etti. Şahin, bölgedeki savaş ortamından Orta Doğu'da en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekti.
Antalya'da katıldıkları bir ödül töreni sırasında turizmci meslektaşlarıyla görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Şahin, "Savaşın çok fazla etkilediği bir alan bulunmuyor. Ancak turizmci dostlarımızın, savaşın dışında kalan bir ülke olduğumuzu vurgulamaları gerekir. Orta Doğu'da bu durumdan etkilenebilecek ülkeler mevcut olsa da Türkiye Cumhuriyeti bir Avrupa ülkesidir. Savaştan en çok etkilenenler arasında Dubai ve Katar yer alsa da bunlar finansal açıdan güçlü ülkelerdir. Bizim ülkemiz ise 86 milyon nüfuslu, büyük bir ülke. Devletimizin ve hükümetimizin bu savaşlarla ilgili öngörüleri, finansal ve güvenlik tedbirleri mevcut ve bunları başarılı buluyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin turizm anlamında olumsuz etkileneceğini düşünmüyorum" dedi.
Mevcut otellerinin doluluk oranının yüzde 100 seviyesinde olduğunu kaydeden Şahin, "Şu an Mersin'deki konaklama tesislerimizde doluluk oranları oldukça yüksek. Türkiye Cumhuriyeti'nin Çukurova bölgesi, savaş bölgelerinden gelen vatandaşlarımız tarafından güvenli bir yer olarak görüldüğü için Mersin'i tercih ediyorlar. Aksi takdirde başka ülkelere yönelirlerdi. Kültürel olarak da birbirimize yakınız; İran, Irak ve Suriye gibi bölgeler Türkiye'yi her zaman kendilerine yakın hisseden devletlerdir. Misafirperverliğimizi ve konaklama hizmetlerimizi sorunsuz bir şekilde sunuyoruz. Turizm, kuşkusuz bir ülkenin en kritik gelir kaynağıdır" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin herhangi bir savaşa taraf olmamasının yatırımcılar açısından ciddi bir avantaj oluşturduğunu kaydeden Şahin, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bu durum, dış ülkelerle olan yatırım ve istihdam ilişkilerinde elimizi güçlendiriyor. Onlara sunabileceğimiz imkanlarımız ve güvenli sahalarımız mevcut. O bölgeden gelen yatırımcılarla istihdam olanakları üzerine karşılıklı imkanlar sunuyoruz ve görüşmelerimiz hali hazırda devam ediyor. Kendimizi doğru tanıtarak, o bölgelerde kaygı yaşayan yatırımcıları kendi bölgemize çekmiş oluruz."