Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü

TÜİK verilerine göre Türkiye, geçtiğimiz yıl sergilediği performansla OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ilk 3 ekonomiden biri olurken; inşaat sektörü yüzde 10,8'lik artışla büyümenin lokomotifi seçildi.

Haber Giriş Tarihi: 15.03.2026 11:43
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 11:43

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan veriler, Türkiye ekonomisinin 2025 yılındaki büyüme performansını gözler önüne serdi. Uygulanan ekonomik program ve sergilenen piyasa performansı neticesinde Türkiye ekonomisi, bir önceki yıla oranla yüzde 3,6 oranında büyüme kaydetti. Bu sonuçla birlikte Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bünyesindeki ülkeler arasında ekonomisi en hızlı yükselen ilk üç ülke arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'yı (GSYH) oluşturan ana faaliyet alanları detaylandırıldığında, 2025 yılının parlayan yıldızı inşaat sektörü oldu. Sektör, bir önceki yıla göre yüzde 10,8 oranında bir genişleme göstererek tüm faaliyet alanları arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı. Sektör temsilcileri, konut üretimi, kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımlarının bu ivmelenmede kritik rol oynadığını ifade etti.

İNŞAAT SEKTÖRÜ EKONOMİNİN ANA TAŞIYICISI OLDU

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, verilerin sektörün stratejik konumunu teyit ettiğini vurguladı. Çekici, "Sektör yeniden büyümenin ana taşıyıcılarından biri haline geldi" diyerek inşaatın çarpan etkisine dikkat çekti. İnşaatın sadece kendi üretimiyle sınırlı kalmadığını belirten Çekici, "İnşaat, yalnızca kendi üretimiyle değil, çimento, demir-çelik, seramik, cam, boya, mobilya, lojistik, mimarlık ve mühendislik, finans, sigorta ve gayrimenkul hizmetleri gibi çok geniş bir ekosistemi aynı anda harekete geçiren bir çarpan etkisine sahip. Bu nedenle inşaattaki ivmelenme sanayiden hizmetlere, istihdamdan vergi gelirlerine kadar ekonominin birçok kalemine yayılıyor" ifadelerini kullandı.

İstihdam verilerine de değinen Çekici, sektördeki ücretli çalışan sayısının son bir yılda 1,8 milyondan 2 milyon seviyesine çıktığını kaydetti. Deprem bölgesindeki yeniden inşa süreçlerinin ve kamu-özel sektör iş birliklerinin üretim kapasitesini canlı tuttuğunu belirten Çekici, sürdürülebilir bir yapı için finansmana erişim, maliyet istikrarı ve öngörülebilir planlama süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çekici, "İnşaatın büyümeye katkısının 2026'da da devam etmesini bekliyoruz" diyerek, bu yıl özellikle nitelikli ve gerçek talebe hitap eden projelerin öne çıkacağını öngördü.

FİNANSMANA ERİŞİM VE ÜRETİM SÜREKLİLİĞİ VURGUSU

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, inşaatın yüzde 10,8'lik büyüme oranının 250 alt sektörü doğrudan etkilediğini hatırlattı. Deprem bölgesindeki çalışmaların dünyaya örnek teşkil ettiğini belirten Yılmaz, "Sektörümüz hem deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci hem de ülke genelindeki üretim hareketliliğiyle ekonomiye güçlü katkı sunmaya devam etmektedir. Ancak bu katkının sürdürülebilir bir lokomotif etkiye dönüşebilmesi için finansmana erişimin iyileştirilmesi ve üretim sürekliliğinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır" dedi.

2026 yılı için iyimser beklentilerini koruyan Yılmaz, bu ivmenin korunabilmesi için arsa ve finansman politikalarının entegre bir şekilde ele alınması gerektiğini dile getirdi. Kamu tarafından planlı arsa üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini savunan Yılmaz, "2026'da ivmenin korunması mümkündür ancak bunun için planlı arsa politikaları ile erişilebilir finansman mekanizmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

BÖLGESEL GÜVENLİ LİMAN TÜRKİYE

İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, Türkiye'nin jeopolitik konumuna ve güvenilirliğine vurgu yaptı. Keçeli, "Bu yıl çok daha iyi olacak. Bölgemizde olumsuzluk ve sıkıntı olmasını asla istemeyiz ancak tüm dünya gördü ki bu bölgede en güvenli liman Türkiye. Ülkemizin kıymeti yeniden anlaşılıyor. Bu nedenle 2026 yılının 2025'ten daha iyi olacağını düşünüyoruz" açıklamasını yaptı. Keçeli, artan konut talebi ve yeni ruhsat sayılarındaki yükselişin arz artışını zorunlu kıldığını, bunun da büyümeyi otomatik olarak destekleyeceğini ifade etti.

Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz ise büyümenin kalitesine odaklanılması gerektiğini belirtti. İnşaat dışı alanların da sürece dahil olmasının ekonomik dayanıklılığı artıracağını söyleyen Ekiz, kısa vadede inşaat ve yatırımların desteğinin süreceğini, ancak uzun vadede teknoloji ve yüksek katma değerli üretim alanlarında dönüşümün hızlanması gerektiğini aktardı.