Türkiye’nin Sıfır Atık Modeli Londra’ya taşınıyor: COP31’e güçlü mesaj

Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde Londra İklim Eylemi Haftası ile Türkiye'nin iklim gündemi arasında sıfır atık köprüsü kuruluyor ve sıfır atık bu yıl ilk kez Londra'daki etkinliğin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.06.2026 14:43
Haber Güncellenme Tarihi: 18.06.2026 14:43

22-28 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Londra İklim Eylem Haftası'nda şehrin farklı noktalarında bir dizi program düzenlenecek. Bu kapsamda kurulacak Sıfır Atık Merkezi de döngüsel ekonomi ilkelerinin somut iklim eylemine nasıl dönüştürülebileceğini ele almak ve Londra'dan Antalya'ya uzanan somut uygulama yolları oluşturmak amacıyla politika yapıcılar, iş dünyası ve birçok kesimi bir araya getirecek.

Bu yıl 8'incisi düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası'nın temellerini atan ve sekretaryasına ev sahipliği yapan iklim düşünce kuruluşu E3G'nin Kurucu Direktörü ve Üst Yöneticisi (CEO) Nick Mabey, Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve iklim değişikliğiyle küresel mücadeleye ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl iki temel odak noktası bulunduğunu dile getiren Mabey, ilkinin jeopolitik gerilimlere rağmen uluslararası işbirliğinin nasıl geliştiğini ve büyüdüğünü göstermek olduğunu söyledi.

Mabey, bunun için BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra daha önceki COP başkanları ve birçok uluslararası kuruluştan temsilci ve 25 ülkeden liderler ile bakanları bir araya getirdiklerini, hafta boyunca uluslararası işbirliğini güçlendirmeye odaklanılacağını anlattı.

İkinci önemli konunun ise İngiltere ve Avrupa'nın iklim eylemi kapsamında dönüşümü yönlendirme kapasitesine ilişkin güven inşa etmek olduğunu kaydeden Mabey, bu yıl temiz enerji teknolojileri ve yapay zeka konusunda önemli değerler yaratılabileceğini göstermeye çalışacaklarını aktardı.

SIFIR ATIK, LONDRA İKLİM EYLEMİ HAFTASI'NDA BU YIL İLK KEZ ÖZEL ODAK NOKTASI

Mabey, Londra İklim Eylemi Haftası'na Türkiye'den de geniş katılım beklediklerini belirterek, "Türkiye'den COP31 Başkanı (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum), COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu'nun (Samed Ağırbaş) katılımını bekliyoruz." dedi.

Türkiye’nin Londra İklim Eylemi Haftası'nın açılışında COP31 için oluşturduğu eylem gündemi ve çerçevesini sunmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyleyen Mabey, şöyle devam etti:

"COP31 ve Londra İklim Eylemi Haftası arasında köprü oluşturan konulardan biri sıfır atık gündemi. Bu konu Türkiye’nin gündeminde çok güçlü şekilde yer alıyor. Londra İklim Eylemi Haftası'nda gıda güvenliği ve gıda atıklarına ilişkin çok sayıda etkinlik içeren büyük bir sıfır atık merkezi kuruyoruz ve bunun Türkiye için çok önemli olduğunu biliyorum. Sıfır atık, Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl ilk kez özel odak noktası olarak ele alınıyor. Her zaman çok güçlü bir döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm odağımız vardı ama bu yıl ilk kez hepsini büyük bir hub altında topluyoruz. Tesadüftür ki bu merkezi İngiltere’de çalışan bazı Türkler yürütüyor. Bu konuda Londra ve Türkiye arasında güçlü bir bağlantı var. Sıfır atık konusunu daha yüksek profile taşımak için büyük heyecan var, çünkü dönüşüm açısından, özellikle tarım sektöründe inanılmaz derecede önemli. Döngüsellik düzenlemeleri ve yeniden kullanım tasarımı politikaları Avrupa Birliği'nde de daha merkezi hale geliyor. Önümüzdeki 15 yılda bu gündemin çok daha üst sıralara çıkacağını düşünüyorum."

Mabey, Türkiye'nin COP31 eylem gündemi için açıkladığı elektrifikasyonun da haftanın ana konularından biri olacağını ifade etti.

"EKONOMİK LİDERLİK İÇİN ABD'YE BAĞIMLI DEĞİLİZ"

Orta Doğu'daki savaş, yakıt ve gübre tedarikindeki sorunlar dikkate alındığında, dünyanın iklim eylemini hızlandırması açısından önemli bir dönemde olduğunu vurgulayan Mabey, Londra İklim Eylemi Haftası'nın iklim değişikliğiyle mücadele kararlarının uygulanması için platform oluşturduğunu anlattı.

Mabey, öte yandan Avrupa ve Atlantik'te özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemlerinin etkisiyle iklim eylemine yönelik güven eksikliği oluştuğunu dile getirdi.

Almanya'da ise Çin'le rekabet etme kapasitesine ilişkin güven eksikliği olduğunu ifade eden Mabey, buna rağmen temiz enerji dönüşümü ve yeni teknolojilere geçişin iş dünyasının yatırım odağı olmaya devam ettiğini kaydetti.

Trump yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeleden çekildiğini anımsatan Mabey, "30 yıldır iklim görüşmelerini takip ediyorum, bunların yarısında ABD masada yoktu. Avrupa bu alanda liderlik etmeye ve ilerlemeye alışık ama artık Güney Afrika, Brezilya, Çin gibi daha önce liderlik rolüne alışık olmayan aktörlerle çalışması gerekiyor. Bu çok kutuplu dünyanın bir parçası. ABD küresel temiz ekonominin sadece yüzde 12’sini oluşturuyor, geri kalan yüzde 88 iklim değişikliğiyle mücadele sürecine bağlı. ABD'nin sonunda karbonsuzlaşması gerekiyor. Ekonomik liderlik için ABD'ye bağımlı değiliz ama ABD’nin yarısında zaten net sıfır emisyona ulaşma hedefi var." diye konuştu.

Mabey, bazı diğer fosil yakıt üretici ülkelerin de artık bunu nasıl azaltacaklarını ve ekonomik faydaları nasıl değiştireceklerini tartıştığını, nihai petrol ve gaz üretiminin en uygun fiyatlı üretime sahip olduğu için Suudi Arabistan ve Katar'da yoğunlaşmasının beklendiğini ifade etti.

Diğer ülkelerin gelecek 10-15 yılda kademeli olarak fosil yakıtlardan çıkmak zorunda kalacağını düşündüğünü söyleyen Mabey, "Bence artık mesele hedefler değil, zamanlama ve kazanan-kaybeden meselesi. 'Bu dönüşümü yapmalı mıyız?' tartışması yok, 'Ne zaman ve kim kazanacak?' tartışması var." değerlendirmesinde bulundu.

ANTALYA'DA COP31'DEN BEKLENTİLER

Bu yıl Türkiye'nin dönem başkanı ve ev sahibi olduğu COP31 zirvesi kararlarına ilişkin beklentilerini de paylaşan Mabey, siyasi düzeyde temiz elektrifikasyon ve enerji güvenliği konusunda güçlü bir ilerleme sağlanmasının çok önemli olduğunu belirtti.

Mabey, iklim değişikliğiyle mücadeleye uyum alanında da gelişme sağlanması gerektiğini dile getirerek, "Pasifik ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılgan durumda olan diğer ülkelerin finansmana erişim konusunda beklentileri var. Üçüncüsü de tüm ülkelerin COP öncesinde ulusal katkı beyanlarını sunması ve bir sonraki aşamayı destekleyecek mekanizmaların güçlendirilmesini görmek önemli olacak. İklim değişikliğiyle mücadele sadece emisyonların azaltılması değil, tüm ekonomiyi yeniden tasarlamaktır." şeklinde konuştu.

Mabey, COP31'in ev sahibi ve dönem başkanı Türkiye ile müzakere başkanı Avustralya'nın da bu yıl üstlendikleri rol kapsamında ulusal iklim politikalarında ne yaptıklarının yakından izleneceğini sözlerine ekledi.