Adana’nın marka değeri: ATÜ

Alparslan Türkeş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, üniversitede son iki yılda yapılan yenilikleri, eğitimdeki dönüşümü, sanayi iş birliklerini ve enerji alanındaki projeleri anlattı. ATÜ’nün uluslararası akreditasyon süreci, öğrenci odaklı uygulamaları ve dünyada ilk kez aldığı “su ayak izi” belgesi dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 13.04.2026 15:30
Haber Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 15:30

Adana’nın marka değerine değer katan Alparslan Türkeş Üniversitesi’nin, dünyada da tanınırlığının artması ve bir dünya markası haline gelmesi için çaba gösteren ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ile sizin için görüştük. Göreve geleli henüz 2 yıl bile olmadan Sayın Adnan Sözen ATÜ’de ne gibi yeniliklere imza attı, neleri başardı ve bu 15 yaşındaki çiçeği burnunda üniversite Adana için neden önemli?

İlkhaber Gazetesi’nden Süreyya Uri’nin haberine göre; Adana’da bir marka olan ATÜ’de hangi eğitimler Adana’nın hangi değerlerine değer katacak? ATÜ’de açılan yeni bölümler, bu bölümlerde verilen eğitimler Adana’nın gelişmesi ve kalkınmasını nasıl etkileyecek? ATÜ’nün Adana sanayisine nasıl bir faydası olacak? Sanayiciler bundan nasıl yararlanmalı? Enerjide kendi kendimize yeten bir Adana olmamız bir hayal mi- değil mi?

Ve bir üniversitede dünyada bir ilk gerçekleştirildi: Su ayak izi İşte tüm bu sorular, merak edilenler ve daha fazlasına cevap bulmak için; çalışmalarıyla üniversitenin adeta itici gücü haline gelen ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ile görüştük. Sizin faaliyetlerinizi dinlemek için buradayız. Dolu dolu bir 2 yıl geçirdiniz, bu 2 yıla neler sığdırdınız? ATÜ 2 yılda nereden nereye geldi? ATÜ farkı nedir?

ATÜ mezunu dünyada tanınan bir diplomaya sahip olacak

Prof. Dr. Adnan Sözen: Çalışmalarımızı anlatınca “İki yılda bunları mı yaptınız?" diyorlar. Şaşırıyorlar. Bizim için eğitim-öğretim kalitesi çok önemli şu anda. Arkadaşlarım 8-9 ay bunun için çok çalıştı ve biz iki yıllık akredite edildik. Üniversitemizin akreditasyonu var şu an. Bu ne demek? Avrupa Akreditasyon Birliği'nde Alparslan Türkeş Üniversitesi yazar. Yani bizim diplomayı alıp Almanya'ya gittiğinizde, bu diplomayı tanıyacaklar, akredite bir üniversitenin diploması diyecekler. Yani bu orada bizim tanınırlığımızı, öğrencilerin aldıkları belgelerin kalitesini gösteriyor. 27 Şubat 2027’de tekrar bizi yeniden inceleyecekler. 5 yıl akredite olabilirsek tam akreditasyon olacak. Arkadaşlarım bunun için çok çalışıyor, eksiklerimizi tamamlıyoruz. 2026-2030 Stratejik planımızı çıkarttık. Gelecek vizyonumuzu ortaya koyduk. Misyonumuzu ve vizyonumuzu destekleyen bir hedef koyduk. Hedefe ulaşabilmenin yollarını yazdık. 2025 Aralık ayında Strateji Başkanlığı kabul etti. Şimdi beş yıllık planımız devreye girdi. O kurallara göre ilerleyeceğiz. Bu konuda tamamlanan çalışmalarınız varsa bunlardan söz edebilir misiniz?

Öğrenci odaklı çalışıyoruz

Prof. Dr. Adnan Sözen: Bunun için tabii birçok yönerge çıkarmamız gerekti. Eğitim-öğretim sınav yönergemizi değiştirdik. Bu iki yıllık süreç içinde Resmi Gazete'de yayınlandı. Bir tek ders sınav hakkı vardı. Öğrenci mezun olma durumuna gelince bir dersi kaldıysa ondan sürekli girebiliyordu. Biz onu üçe çıkardık. Öğrencinin üç ders sınav hakkı var şimdi. Çocuklarımızın bazen takıldığı bir ders oluyor. Bunu üç derse çıkarttık. Bütün büyük üniversitelerde böyle çünkü. Üç ders sınav hakkıyla öğrenci odaklı olduğumuzu gösteriyoruz aslında. Biz öğrencilerin yanındayız ama çalışan ve başarılı öğrencinin yanındayız.

Ayrıca dersten çekilme hakkı var bir de şimdi. Örneğin öğrenci kaydını oldu, beş ders aldı bu yarıyıl. Derslere girdi çıktı ancak bir dersle ilgili herhangi bir sorun yaşadı. O derse zaman ayıramayacağını düşündü, o ders fazla geldi. O pişman olduğu dersten 10. haftaya kadar çekilme hakkı var. Onu bırakınca normalde devamsızlıktan kalıyordu, not ortalamasını etkiliyordu. Şimdi öğrenciler bu anlamda daha rahat. Bu çok üniversitede bu uygulama yok. Bu da bizim öğrenci odaklı olduğumuzu gösteriyor.Öğrencileriniz bu durumdan oldukça memnun olmuştur.

Öğretim üyeleriniz için neler yaptınız?

Prof. Dr. Adnan Sözen: TT Tabii bunu sağlayan öğretim üyelerimiz, onların da memnun olması gerekiyor işleyişten, kadronun da güzel olması gerekiyor. Dolayısıyla çok ayaklı bir iş bu aslında. Onları da nasıl memnun ediyorsunuz hocam diyeceksiniz. Bakın bu 20 ayda 500 bilgisayar aldık. Laboratuvarlarımız son model bilgisayarlarla donatıldı. Tabii ki biz teknik bir üniversiteyiz diyoruz. Altyapımızı güçlendirmemiz gerekiyordu Bütçemizi bu yıl bilgisayarlara, gelecek yıl da makine teçhizat tamir ve yenilemelerine, yeni cihazlar alınmasına ayırdık. Çünkü zaman hızlı teknoloji çağı. Bilimsel veri üretebilmek yeniliklerle mümkün. Yeni cihazlara ihtiyaçları var. İnşallah bu makine parkımızı da bu yıl iyileştirebilirsek hocalarımızın da memnuniyetini çok daha artıracağız.

Siz bir bilim teknoloji üniversitesisiniz. Sanayiciler için bulunmaz bir fırsat bu. Adana’da OSB bu fırsatı değerlendirebiliyor mu? Sanayicilerle birlikte çalışmanız, iş birliği yapmanız söz konusu mu? Bu konuda sanayicilere neler önerirsiniz?

Prof. Dr. Adnan Sözen: Şimdi bizim burada ürettiğimiz bilim, teknoloji, bir şeyler üretiyoruz ama sanayinin bundan haberdar olması lazım. Bu ayağımız eksik. Teknopark kurmadan olması mümkün değil. Teknopark kuracağız, firmalar üniversitedeki hocalarla iletişim haline geçecekler. Bunun için de bütün belgelerini hazırladık, inşallah Sanayi Bakanlığı'na teslim edeceğiz. Teknopark kurmadan yapmamız mümkün değil. YÖK Başkanımız olur dedi, bizim önümüzü açıyor sağ olsun. Şu anda yasal başvuru sürecindeyiz.

Hocam OSB'deki iş yerlerinden size hiç teklif geliyor mu? "Bize şöyle bir parça lazım, böyle bir üretim yapabilir misiniz?” diye. Prof. Dr. Adnan Sözen: OSB'de yönetim binasında bir tane ofisimiz var bizim. Alparslan Türkeş Üniversitesi. Bizim Teknoloji Transfer Ofisi müdürümüz haftanın üç gün orada, iki gün üniversitede. Sanayicilerle bir bağ kursun istedik biz ama sanayiciler çok geri çekiliyor. Yani bir problemlerini üniversitedeki hocayla tartışmak istemiyorlar.

Amerika'da, Avrupa'da sanayiciler üniversiteye gider. "Benim şöyle problemim var çöz" diye. Burada biz o ofisi kurduk aslında, o bağı hiç olmazsa bir ofis aracılığıyla kuralım diye ama sanayicilerden çok destek yok. 23.'sü düzenlenen bir egzersiz yaz okulu açtık 23 Nisan'da. Dünyaca tanınmış dört tane Türk profesör var. Bunlar enerji verimliliği ile ilgili çalışmalar yapıyor. Enerji verimliliği çok önemli bir konu. Amerika'ya gittim 2003 yılında kütüphaneye gittiğimde, bu ünlü profesörlerin kitaplarıyla karşılaştım. Her yerde onları okuyorlar. Bu 4 ünlü profesörü, enerjinin duayenlerini davet ettik gelecekler dünyanın çeşitli ülkelerinden gelip yaz okulumuzda eğitim verecekler. Duyurusunu yaptık. Sanayicilerden bu kursa elemanlarını göndermelerini istiyoruz. Çok faydalı olacak onlar için. Ayrıca bir de panelimiz var. Bekir Sütçü ve Zeki Kıvanç da katılacak bu panele.

Sizin asıl alanınız da enerji bize biraz enerji konusunu açabilir misiniz?

Prof. Dr. Adnan Sözen: Bizim bu yılı enerji yılki temamız enerji yılı idi. Bizim için bu yıl enerji yılı oldu. Bizim üniversitemizin asıl güzelliği yukarıdan bakıldığında görülür. Çatılarımızda GES’lerimiz var. Enerjimizi buradan sağlıyoruz. Kendi enerjimizi üretiyoruz. Tamamını değil ama şu anda enerjimizin yüzde 50’sini GES’lerimizden karşılıyoruz. 750 KW şu anda kurulu gücümüz bu rektörlükteki çatılarda var. Otoparklarımız yapılacak, Çevre Bakanlığı ihaleyi verdi. Otoparklarımız kapanacak üstlerine de güneş enerjisi kurulacak. O tamamlandığında yüzde 140 üreteceğiz. Yani fazla yüzde 40'ımız olacak veonu da satacağız. Bir gelir kaynağı olacak. Enerji çok önemli.

Ne üretirseniz üretin elektriğe ihtiyacımız var. Enerji verimliliği diyoruz. Bunu sizin yapmanız mümkün mü o üretimi? Burada yapabilirsiniz. Peki bundan kendilerinin haberi yok mu? Vardır, bilincinde değiller tabii ki. Artırabilirler hem üniversiteye katkı olur hem de yani kendilerinin çok daha kaliteli bir ürün almalarına. Tabii ki problemlerini o alaylı mantığıyla çözmeye çalışan iş yerleri mevcut. Ama şimdi teknoloji çok ileri. Şimdi her şey yapay zekâ ile donatılmış. Bir telefona bıkıyorsunuz gözünüzü tanıyor. Gözlüklü bakarsanız açmıyor. Ama 10 kere gözlüklü bakın, bu kez gözlüklü baktığınızda da açıyor. Makine öğreniyor. Makine öğrenmesi dediğimiz bir şey var, derin öğrenme dediğimiz algoritmalar var. Makinelere aldıkları, ürettikleri parçaların her şeyini kaydeden, gerektiğinde onları kullanan sistemler gelişti. İşte bu yüzden üniversite ayağıyla sanayicilerin mutlaka iç içe olması gerekiyor, uzak durmamaları lazım.

Dünyada bir ilk: Üniversite olarak karbon ayak izi belgesi aldık

Bu yıl enerji yılı bizim için. GES santrallerimizi davet ettiğimiz Enerji Bakan Yardımcısı Sayın Nevzat Şatıroğlu açtı. Karbon ayak izi belgesi aldık üniversite olarak. Karbon ayak izi belgemiz var. Dünyada ilk su ayak izi belgesi alan üniversiteyiz. Belgeyi nasıl hazırlayacaklarını bilemediler. İlk belgeyi bize verdiler, Bunun altını bir daha çiziyorum. Türkiye değil, dünyada ilk su ayak izi belgesi alan üniversiteyiz. Ve Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörlüğü kurduk. Bu dört ayağımız olduğu için Bakan Yardımcımızı açılışımıza davet ettim. Kendileri davetimizi kırmadı açılışımızı yaptı.

Üniversiteyi daha da güçlendirebilecek yatırımlar açısından soruyorum. Üniversitenin bir gelir kaynağı var mı?

Prof. Dr. Adnan Sözen: Bizim döner sermayeden başka bir kaynağımız yok. O da Sürekli Eğitim Merkezi üzerinden verdiğimiz eğitimler, eğitim modülleri var. Yabancı Diller Yüksekokulumuz TOEFL sınavı yapıyor, Pearson sınavı yapıyor yani buralardan gelirlerimiz bizim, öyle çok fazla yok. Teknopark üzerinden, oradaki şirket üzerinden üniversiteye gelir sağlayabiliriz.

Teknopark üniversite için çok kıymetli. Teknopark'ı açmak için hedefinizde bir tarih var mı?

Prof. Dr. Adnan Sözen: Bir kuruluş süreci var. Mevcut bir binamızı Teknopark'a çevireceğiz. O bizim önümüzü biraz hızlandırır diye düşünüyorum. Altyapısı var, ofis orada küçük bir tadilat yaparak hızlı bir aksiyon alabiliriz. Şimdi altyapısında lazım olan belgeleri tamamladık, bir iki belge kaldı. Bakanlık da destek olursa daha da hızlanacaktır. Teknokent çok çok önemli.

Üniversite-kent iş birliği de çok önemli. Bu yılı enerji yılı ilan ettiniz. Mesela kentsel dönüşümlerde bu enerji verimliliğinden nasıl yararlanılabilir. Prof. Dr. Adnan Sözen: Üniversitede fizibilitesini çıkarırız, raporlandırırız. Bunların tabii Çin malı var Avrupa malı var güç kapasiteleri var oraya hangi güçte kullanılabilir hepsini raporlandırırız. Teknik anlamda destek olabiliriz.

Seyhan Nehri’ne yüzer ges santralleri kurulabilir

Geçen yıl büyük bir su kıtlığı vardı. Bütün kanallar falan kurudu mesela. Yüzer GES santralleri Türkiye'de en iyi Seyhan Nehri'ne kurulabilir. Bu baraj gölü üzerine kurulabilir. Durgun sularda su buharlaşmayı önler. Ve şöyle de bir şey oluyor; GES modülleri de soğutuldukça verimleri artıyor. Suyun üzerine koyduğunuzda soğutmuş oluyorsunuz aynı zamanda. Verimlerini artırmış oluyorsunuz. Yükseldikçe kendi kendine kalkıyor yüzüyor zaten. Yüzer GES santralleri Türkiye'de en iyi Seyhan Baraj Gölü üzerine kurulabilir bence. Hem suyu buharlaşmasını önlüyorsunuz, su lazım size yani. Hem de GES'lerE alan aramıyorsunuz tarımsal alanlara kurulamıyor biliyorsunuz. GES’leri tarım alanı dışına kurmanız gerekiyor. Gölün üzeri de tarım alanı değil çok kullanışlı bir durum.Verdiğiniz birbirinden güzel bilgiler için teşekkür ederiz.