Türkiye'de gerçekleştirilecek COP31 öncesi Adana'da konferans düzenlendi

Türkiye'nin başkanlığı ve ev sahipliğinde kasımda yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi yol haritasının belirlenmesi amacıyla Adana'da konferans düzenlendi.

Haber Giriş Tarihi: 13.05.2026 16:42
Haber Güncellenme Tarihi: 13.05.2026 16:42

Adana, küresel ticaretin ve çevresel politikaların geleceğini şekillendirecek olan "COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferansları"na ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve çevre yönetimi konularında farkındalığı artırmak ve COP31 öncesinde yerelden küresele uzanan bir vizyon ortaya koymak amacıyla "COP31’e Doğru Adana" konferansı Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğiyle gerçekleşti.

"YA BU DÖNÜŞÜMÜN ÖNCÜSÜ OLACAĞIZ YA DA KÜRESEL REKABETTE OYUNUN DIŞINDA KALACAĞIZ"

Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, dünyada bugün tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birinin yaşandığını belirterek, "Artık sürdürülebilirlik bizler için bir tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline gelmiştir. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi somut adımlar biz sanayicilere net bir mesaj veriyor: Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız. Bizler Adana’da bu süreci sadece bir zorunluluk değil, bir fırsat olarak görüyoruz. Bu noktada dijitalleşme ve yeşil dönüşümü, yani ikiz dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Enerjiyi verimli kullanan ve teknolojiyi merkeze alan bir altyapı, yarının kazananı olacaktır. Bu vizyonu pratiğe dökmek için hayata geçirdiğimiz Adana Sanayi Kampüsü ile sanayicimize rehberlik ediyor; Model Fabrika ve Sürdürülebilirlik Merkezimizle yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz.COP31’e giden bu süreç bizim için sadece bir çevre politikası takvimi değildir. Bu, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Sürdürülebilirliği bir maliyet yükü olarak gören anlayışı hızla terk etmeli, onu bir teknolojik sıçrama fırsatı olarak kucaklamalıyız. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi geleceğe yürüyemez. Bizler hem üreteceğiz hem büyüyeceğiz hem de yarınlara tertemiz bir miras bırakacağız" diye konuştu.

"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ BÖLGESEL BİR DÖNÜŞÜM HAREKETİNE DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ"

Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen sürdürülebilirliğin sadece daha az tüketmek değil akıllı ve verimli üretmek olduğunu ifade ederek, "Sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir kavram değil; ekonomik kalkınmadan enerji politikalarına, sanayiden tarıma, şehirleşmeden eğitime kadar hayatın her alanını kapsayan stratejik bir dönüşüm alanıdır. Bu süreçte biz üniversitelerin rolü sadece eğitim vermek değil; şehrine yön veren, bilim üreten ve sürdürülebilir kalkınmaya liderlik eden kurumlar olmaktır. Bilimsel araştırmalarımız ve nitelikli insan kaynağımızla bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biriyiz. Özellikle teknoloji odaklı üniversitelerin; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve yeşil üretim teknolojileri gibi alanlarda öncü çalışmalar yürütmesi hayati önem taşıyor. Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca daha az tüketmek değil, aynı zamanda daha akıllı ve verimli üretmek, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmek demektir. Bugün dünya, kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını bizlere göstermektedir. ATÜ olarak, sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz. Dünyada 'su ayak izi belgesi' alan ilk üniversite olma başarımızı sadece bir belge olarak görmüyoruz; bu birikimi belediyelerimizle, organize sanayi bölgelerimizle ve kamu kurumlarımızla paylaşıyoruz. Adana; güçlü sanayisi, tarımsal kapasitesi ve akademik altyapısıyla Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm merkezi olma potansiyeline sahiptir. Geleceğin güçlü şehirleri, sürdürülebilirliği bugünden inşa eden şehirler olacaktır. Biz de daha yaşanabilir ve dirençli bir gelecek için tüm paydaşlarımızla ortak akıl üretmeye devam edeceğiz" dedi.

Konuşmaların ardından program konferans ile devam etti.