Adana’da emekliler bir araya gelerek haklarını aradı

Adana’da emekliler İnönü Parkı'nda açıklama yaptı.

Haber Giriş Tarihi: 23.02.2024 16:57
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2024 16:57
https://www.ilkhaber-gazetesi.com

Adana’da emekliler talep ve isteklerini dile getirmek, emeklilerin hangi zorluklar altında yaşadıklarını vurgulamak için bir kez daha açıklama gerçekleştirdi. İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Açıklamayı Emekli-sen adına Veli Ersoy, Emekliler Derneği Sendikası adına Nevin Berktaş ve Tüm Emeklerin Sendikası adına Yener Prim yaptı.

Emekli-sen adına açıklamayı seslendiren Veli Ersoy, “Bugün yaşadığımız sefalet koşullar asla tesadüf değil, egemen sınıflar tarafından uygulanan planlı-programlı Ekonomik bir modelin sonucudur. Yaşadıklarımızın nedenlerini gerçekçi olarak tespit edemez isek, çözüm üretmede ve mücadele biçiminde yanılgılar yaşarız” dedi.

12 Eylül 1980 öncesi gündeme gelen 24 Ocak kararlarının bugün yaşadığımız zor koşulların, ekonominin getirildiği yerin önemli aşamalarından biri olduğundan söz eden Ersoy, “Ekonomide ciddi bir dönüşüm yaratacak olan bu kararlar 12 Eylül öncesi gündeme getirildi ancak siyasal örgütlülüklerin, sol muhalefetin ve Sendikal mücadelenin, güçlü olması nedeniyle 12 Eylül öncesinde uygulanamadı. 12 Eylül askeri darbesinin asıl görevi 24 Ocak kararlarının önündeki bu engelleri ortadan kaldırıp, yeni düzenin taşlarını döşemekti. Kardeş kavgasına son verme safsatası yalandı. Ülkemiz kan deryasına döndü. Halkların büyük bir bölümü işkencelerden geçirildi. Onların en değerli evlatları hapishanelere atıldı, idam sehpalarında, kurşun yağmurlarında katledildi. Ekonomik sömürü politikalarının uygulanmasına karşı çıkan emek örgütlerini, sendikaları kapattılar” şeklinde konuştu.

Burjuvazinin dünya halklarının özlemi olan savaşsız, sömürüsüz bir dünyanın yolunu açmaya çalışan; devrimci, demokrat güçlerin etrafında birleşen işçi ve emekçilerin önüne set örmek ve uluslararası sermaye birikiminin yoğunlaşmasını sağlamak için küreselleşme adı altında, Neoliberal Ekonomik modelinin bizimki gibi ülkelerde hayata geçirmek istediklerini kaydetti.

Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Özelleştirmeler ile yaratılmak istenen yeni ekonomik sömürü  düzeninin ülkemizde nelere mal olacağını öncesinde gören ve 12 eylül ile örgütleri dağıtılıp işkencelerle, cezaevleriyle gücü kırılan devrimci, demokrat, işçi ve emekçiler bu uygulamalar karşısında direndiler ancak ekonomik saldırıyı engelleyemediler. Üretime dayanmayan ekonomik model, tarımın tasfiyesi, betona ve savaş politikalarına yatırımın sebep olduğu ekonomik ve siyasi krizin faturası işçi, emekçi ve biz Emeklilere ödetilmeye çalışılıyor.”

“2002 DE EMEKLİ AYLIK BAĞLAMA ORANI YÜZDE 65 İKEN, BUGÜN BU ORAN YÜZDE 25 CİVARINDADIR”

Emekliler Derneği Sendikası adına konuşma gerçekleştiren Nevin Berktaş da uygulanan ekonomik kararlar sonucu toplumun bütün kesimlerinin tehdit altındayken, emeklilerin yaşam koşulları en çok kötüleşen kesim olduklarına vurgu yaptı.

Berktaş, “2002 de emekli aylık bağlama oranı yüzde 65 iken, bugün bu oran yüzde 25 civarındadır. 2002 de en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 24 üzerindeyken, bugün yüzde 40 altındadır. 2002 de en düşük emekli aylığı açlık sınırının yüzde 36 altındayken bugün yüzde 55 altında. Her geçen gün kötüleşen sağlık sistemi, artan katılım payları da emeklinin sırtına ek yük bindirdi. Parası olanın sağlık hizmeti alabildiği, parası olanın eğitim hizmeti alabildiği bir ülke olduk. Tek emeklinin maaşı ile ailesinin geçimini sağladığı, çocuklarını kolayca okutabildiği Türkiye koşullarından emeklinin maaşıyla değil ailesini, kendi giderlerini dahi karşılayamadığı ikinci bir işte çalışmak zorunda kaldığı bir Türkiye ye savrulduk” cümlelerini kullandı.

“3000 LİRA İLE BUGÜN 1 ÇEYREK ALINMIYOR”

Berktaş, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Asgari ücretle çalışan oranının artması nedeniyle yakın zamanda emekli olanlar arasında en düşük emekli aylığı alan Emeklilerin oranı da ciddi anlamda artacak. Yani biz Emekliler için ve yeni emekli olacaklar için gelecek daha da sorunlu, daha karanlık olacaktır. Gasp edilen tüm haklarımızı, karşılığını çalışırken ödeyip hak ettiklerimizi tekrar geri almak zorundayız. Kazanımlarımızın kalıcı olması için ise Ekonomide yapısal bir dönüşüm, üretime dayalı kamucu bir ekonomik model şarttır. Bunun için Emekli Sendikal Mücadelesi oldukça önemlidir. Ocak zammı sonrası ek zam verilmek zorunda kalındıysa bunun yegane nedeni, Ankara’da 10 Aralıkta Emekli Sendikaları olarak yaptığımız kitlesel mitingler olduğu gibi, Emekli Sendikalarının Türkiye’nin dört bir yanında sokağa çıkıp haklarını haykırmalarındandır. Emekliler artık susmuyor, susmayacak.”

Tüm Emeklerin Sendikası adına söz alan ve emeklilerin ne kadar zor durumda olduklarına vurgu yapan Yener Prim de “Emekliye gelince eli titreyenlerin, şirketlere gelince ne kadar bonkör olduklarını görüyoruz. Bayram ikramiyesi diye verdikleri 3000 lira ile bugün 1 çeyrek alınmıyor. En düşüm emekli aylığı diye verdikleri 10.000 lira ya 3 çeyrek alınamıyor” dedi.