
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin davada Adem Soytekin de hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Soytekin’in tutukluluk halinin devamına karar verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin davada, 9 Mart’ta görülecek ilk duruşma öncesi etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebinde bulunan Adem Soytekin, tutukluluk durumunun devam edip etmeyeceği hususunda değerlendirme yapılmak üzere hakim karşısına çıktı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Adem Soytekin ile avukatı hazır bulundu.
"BENİM BU DOSYA İÇERİSİNDE OLMA SEBEBİM 2014-2024 YILLARI ARASINDA BANA YAPTIRILAN İŞLERDİR"Duruşmada savunma yapan sanık Soytekin, önceki tüm ifadelerinin arkasında olduğunu ve devletinin yanında olduğunu belirterek, "İddianame düzenlendikten sonra eylemleri okuduğumda birçok eylemde mahkemenize faydalı olacağını düşündüğüm şeyler var. Ben daha önce 8 defa etkin pişmanlık kapsamında kendi iradem ve kendi talebimle ifade verdim. Benim bu dosya içerisinde olma sebebim 2014-2024 yılları arasında bana yaptırılan kreşler, okullar, cami, kavşak, köprü ve benzeri kamu yararına kullanılan işlerdir. Bunların ödemeleri bana normal olarak değil, belediyenin yönlendirdiği müteahhitler daire, dükkan veya uzun vadeli çek ile ödemişlerdir. Bu yaptıkları ödemelerin esasında belediye ile bir işi olduğu aşikardır’’ dedi.
Sanık Soytekin, "Metin Gül benim adımı kullanarak bir şeyleri gizlemektedir. Bana verdiğini iddia ettiği daireler iş karşılığıdır. Benim bu eylemde Metin Gül'den rüşvet olarak aldığım bir daire bulunmamaktadır. Metin Gül kendi ifadesinde belirttiği üzere para verdiğini söylemiştir. Ben de bu paranın Fatih Keleş'e verildiği kanaatindeyim. Ben Metin Gül'ün iskan almak için bedel ödediğini biliyorum. İlk görüşmede Metin Gül'ün de beyanında belirttiği gibi talep edilen rakam 3 milyon liraydı. Bunun 2 buçuk milyon lirası mı verildi, yoksa 3 milyon liranın tamamı mı verildi bilmiyorum. Bu 3 milyon lira rakamının istendiğini bana Metin Gül bizzat söyledi. Benim Metin Gül ile ayrıca ticari ilişkim de bulunmaktadır’’ şeklinde konuştu.
"EKREM İMAMOĞLU'NUN PROJE KAPSAMINDAKİ MÜTEAHHİTLERDEN 30 MİLYON LİRA İSTEDİĞİNİ BÜTÜN MÜTEAHHİTLER BELİRTMİŞLER VE BU RAKAMA ANLAŞTIKLARINI SÖYLEMİŞLERDİR’’Westside'in kaba inşaatında anlaştığında senenin 2013 olduğunu ve o tarihlerde Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olmadığını belirten Soytekin, "Ekrem İmamoğlu'nun proje kapsamındaki müteahhitlerden 30 milyon lira istediğini bütün müteahhitler belirtmişler ve bu rakama anlaştıklarını söylemişlerdir. Bana verilen daire ve dükkanların toplam bedeli, o dönemin parasıyla 5 milyon lirayı aşmaz. Daha sonra ortak olduktan itibaren kasada yapmış olduğum incelemede kalan rakamın Muzaffer Beyaz'a adi ortaklıktan çıkış yapıldığını gördüm. Bu çıkış yapılan rakamın da Muzaffer Beyaz üzerinden sisteme aktarıldığını anladım. Hasan İmamoğlu'na ilişkin iddianame kapsamındaki anlatımları da okudum, o olaya da vakıfım. Bu süreçte Beyaz İnşaat üzerinden yapıldığını biliyorum. Arazi sahibi Kemal Şahin'den inşaat ruhsatı için Cevat Güleç Okulu’nun yaptırılması istenmiştir. Bu okulun inşaatını sistemin rüşvet parası ile ben yaptım’’ diye konuştu.
"İDDİANAMEDE BULUNMAYAN ANCAK CİDDİ YOLSUZLUK YAPILDIĞINI BİLDİĞİM BEYLİKDÜZÜ'NÜN EN BÜYÜK KAMU ORTAKLI PROJESİNİ ANLATMAK İSTİYORUM’’İddianamede bulunmayan ancak ciddi yolsuzluk yapıldığını bildiği Beylikdüzü'nün en büyük kamu ortaklı projesini anlatmak istediğini söyleyen Soytekin, "Bu projenin ismi ‘Vira İstanbul’ isimli herkes tarafından bilinen Beylikdüzü'nün en büyük projesidir. Bu proje ihaleye çıktığında bölgenin müteahhitleri ve aynı zamanda akraba olan Güller ve Beyazlar koordineli bir şekilde kendi aralarında anlaşarak teklif verdiler. İhale işlemi bu iki grup arasında danışıklı olarak yapıldı. Belediyede ihale işlemine ilişkin yapılacak incelemede bu ihalenin fesatlı olduğu da açıkça anlaşılacaktır. Zaten aralarında yapmış oldukları anlaşmada ihaleyi hangisi alırsa diğerini ortak edecekti. Tahliye olmam halinde bu Beyazlar ve Güller'in satışı yapılan daireleri belediyeden kimlerin üzerine aldıklarını, Beyaz İnşaat'ın gayriresmi ortak olmasına rağmen resmi harcadığına ilişkin kayıtları temin edip mahkemenize ibraz edebilirim. Ayrıca yine bu olay kapsamında kamunun payı olan oranı, eksper üzerinden 1-2 yıl vadeli çekler vererek kamu payını satın alıyorlar. Bu kamu payını satın alma işlemini 100 daire 100 daire yapıyorlar. Ayrıca almış oldukları bu 100 daireyi satıp, gerçekte kamuya aktarılması gereken paranın önünü kesiyorlar’’ dedi.
"ENTERESAN İSİMLERİN OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM, TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM’’Sanık Soytekin savunmasında, "Belirli kişilere ayrıldığı belirtilen 70 adet dairenin kimlere ait olduğunu ve görüntüde kimlerin üzerine dairelerin yapıldığının listesini cezaevinde temin edemedim ancak tahliye olmam halinde oranın da müteahhidi olmam hasebiyle ben bu kayıtlara tek tek ulaşıp mahkemenize tamamının listesini sunacağımı taahhüt ediyorum. Burada yapacağım incelemede de bildireceğim isimlerde de görüleceği üzere enteresan isimlerin olacağını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum’’ ifadelerini kullandı.
TAHLİYE EDİLMEDİAra kararını açıklayan mahkeme, sanık Adem Soytekin'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun kanunda öngörülen cezalarının alt ve üst sınırının kaçma kuşkusunu somutlaştırması ve tutuklama sebep ve koşullarında bu aşamada herhangi bir değişiklik olmaması gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi.