
Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şubesi, 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk döneminde yaşanan eğitim sorunlarını kamuoyuyla paylaşmak için İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Eğitim-İş Adana 2 No'lu Şube Başkanı Sema Akgün yaptı. Basın açıklamasında özellikle deprem bölgeleri ve büyük şehirlerdeki eğitim sorunlarına dikkat çekti. Akgün, eğitim sisteminde yaşanan altyapı eksikliklerini, bütçe yetersizliklerini ve artan eşitsizlikleri dile getirerek, “Eğitimde yatırım yetersizlikleri nedeniyle yıllardır sona erdirileceği söylenen ikili eğitim sistemi devam ediyor, bu da öğrenme kayıplarına ve ders sürelerinin kısalmasına neden oluyor” dedi.
Eğitim-İş Adana 2 No'lu Şube Başkanı Sema, deprem bölgeleri başta olmak üzere tüm ülkede eğitim alanındaki yatırım eksikliklerine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: “2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk döneminde yaşanan sorunları ele almak ve bu sorunların temelinde yatan politikalara dair bir değerlendirme yapmak için bir aradayız. Başta deprem bölgesi olmak üzere, ülke genelinde ihtiyaç duyulan okul ve derslik sayısı karşılanmamış; eğitimde yatırımlara yeterli bütçe ayrılmamıştır. Bu nedenle, yıllar önce sonlandırılacağı vaat edilen ikili eğitim uygulaması devam etmekte, ders sürelerinin kısalmasına ve öğrenme kayıplarına yol açmaktadır.”
Akgün, büyük şehirlerdeki kalabalık sınıfları ve çocuk yoksulluğunu belirterek, “İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde 40 kişiyi aşan kalabalık sınıflar olağan hale gelmiştir. Türkiye’de 6,5 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde yaşamaktadır. OECD’ye göre Türkiye’de çocuk yoksulluğu oranı %22,4’tür ve her beş çocuktan biri yeterli beslenememektedir. Bu tabloya rağmen, seçim vaadi olan “okullarda bir öğün ücretsiz yemek dağıtımı” hayata geçirilmemiştir dedi.
“Deprem bölgesindeki eğitim i̇hmal ediliyor”Deprem bölgelerinde yaşanan eğitim sorunlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Milyonlarca öğrencinin eğitim gördüğü okulların temizliği yapılamamış, okul tuvaletlerinde tuvalet kağıdı ve sabun dahi bulunamamıştır. Deprem bölgesinde eğitimin sorunları hâlâ çözülememiştir. Çadır ve konteynerlerde eğitim devam etmekte, yıkılan okulların yerine yenileri yapılmamaktadır. Bu durum, binlerce öğrencinin eğitimden kopmasına yol açmaktadır. Eğitim emekçileri, yoksulluk sınırının altındaki maaşlarla çalışmaktadır. 2002’de yeni göreve başlayan bir öğretmen 17 çeyrek altın alabilirken, 2024’te bu rakam 9 çeyrek altına düşmüştür. Öğretmenlik Meslek Kanunu ise öğretmenleri ayrıştırmış, ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısını 1 milyona çıkarmıştır” diye ifade etti.