
Adalet Bakanlığı, denetimli serbestlik altındaki bireylerin takibinde teknolojik bir devrime imza atmaya hazırlanıyor. Hazırlanan yeni düzenleme kapsamında, yükümlülerin polis merkezlerine giderek fiziksel imza atma dönemi sona eriyor. Bunun yerine, Biyometrik İmza Yöntemi ile Takip Sistemi Projesi (BİOSİS) kullanılarak dijital doğrulama ve anlık konum izleme metotları devreye alınacak. Projenin temel hedefi, denetim sürecindeki ihlallere anında müdahale etmek ve sistemin takip gücünü en üst seviyeye çıkarmaktır.
BİOSİS PROJESİNDE İHALE SÜRECİ BAŞLADIBakanlığın 2025 yılı faaliyet raporunda yer alan detaylara göre, yeni takip sisteminin kurulumu için ihale aşamasına geçildi. Mevcut durumda kullanılan dört farklı elektronik izleme ünitesi, sınırlı bir kapasiteyle hizmet veriyor. Teknolojik altyapının yenilenmesiyle birlikte, takip sisteminin operasyonel kabiliyeti modern standartlara taşınacak. Proje, sadece teknik bir güncelleme değil, aynı zamanda denetimli serbestlik mekanizmasının dijitalleşmesi adına stratejik bir adım olarak görülüyor.
TAKİP KAPASİTESİ 3 BİNDEN 450 BİN KİŞİYE ÇIKIYORŞu anki teknik imkanlarla Türkiye genelinde sadece 3 bin yükümlü elektronik olarak izlenebilirken, BİOSİS ile bu sayının devasa bir artış göstermesi bekleniyor. Yeni sistemin devreye girmesiyle birlikte, takip kapasitesinin yaklaşık 450 bin yükümlüyü kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Bu artış, denetimli serbestlik sisteminin verimliliğini artırırken, personelin iş yükünü de optimize etmeyi hedefliyor.
KARAKOLA GİTME ZORUNLULUĞU TARİHE KARIŞIYORYeni modelde yükümlüler, kendilerine ait akıllı cihazlar üzerinden biyometrik verilerini doğrulayacak ve konum bilgilerini GPS aracılığıyla sisteme iletecek. Bu sayede kamu yararına çalışma ve düzenli imza verme gibi zorunluluklar için karakola gitme ihtiyacı ortadan kalkacak. Herhangi bir kural ihlali durumunda sistem, denetim birimlerine otomatik uyarı göndererek hızlı müdahale imkanı tanıyacak.