
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilen yeni yasal düzenleme, engelli bireylerin taşıt alımlarındaki Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyeti kriterlerini yeniden belirledi. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) daha önce yüzde 90 engel oranının altındaki bireyler için uygulanan "aracı bizzat kullanma" zorunluluğunu iptal etmesinin ardından oluşan hukuki boşluk, bu kanunla giderildi. Yapılan değişiklikle beraber, engel durumu nedeniyle ehliyet sahibi olamayan vatandaşlar da sistemin sağladığı avantajlardan faydalanabilecek.
KAPSAM GENİŞLETİLDİ: SÜRÜCÜ BELGESİ ŞARTI ESNETİLDİÖTV Kanunu'nda gerçekleştirilen değişikliğin en dikkat çekici maddesi, ortopedik engeli bulunan bireylere yönelik oldu. Mevcut uygulamada sürücü belgesi alma şartı nedeniyle mağduriyet yaşayan, engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan vatandaşlar artık kapsam dahiline alındı. Ortopedik engeli sebebiyle sürücü belgesi alamayacağı heyet raporuyla belgelenen bireyler, söz konusu muafiyetten yararlanarak araç sahibi olabilecek. Bu düzenleme, daha önce mevzuat engeline takılan çok sayıda vatandaşın ilk kez ÖTV'siz taşıt alabilmesinin önünü açıyor.
"10 YILDA BİR KEZ" ÖTV MUAFİYETİ UYGULANACAKYeni yasal çerçeve, muafiyet hakkının kullanım süresine ilişkin de net kurallar getirdi. Belirlenen şartları taşıyan hak sahipleri, ÖTV muafiyetinden 10 yılda bir kez yararlanabilecek. Bu süre kısıtlaması, sistemin suistimal edilmesini önlemek ve desteğin doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamak amacıyla metne eklendi. Düzenleme, hem yüzde 90 engel oranına sahip olanları hem de yeni kapsama alınan yüzde 40 ve üzeri ortopedik engelli bireyleri içeren geniş bir kitleyi hedefliyor.
LİMİT 2 MİLYON 800 BİN LİRAYI AŞTIEkonomi yönetimi tarafından 2026 yılı için uygulanacak güncel rakamlar da netleşti. Engelli vatandaşların ÖTV ödemeden satın alabileceği araçlar için üst limit 2 milyon 873 bin 900 TL olarak belirlendi. Söz konusu muafiyetten yararlanılabilmesi için araçlarda sadece fiyat sınırı değil, yerlilik oranı şartı da aranacak. Kanun metnine göre, satın alınacak taşıtların en az yüzde 40 oranında yerlilik payına sahip olması gerekiyor. Bu hamleyle hem engelli bireylerin ulaşım imkanlarının artırılması hem de yerli otomotiv üretiminin desteklenmesi amaçlanıyor.