Fatih Altaylı tahliye sonrası ilk kez konuştu

"Cumhurbaşkanına tehdit" suçlamasıyla yaklaşık 6 ay tutuklu kalan ve 29 Aralık 2025’te tahliye edilen gazeteci Fatih Altaylı, yayınladığı ilk videoda cezaevi günlerini ve koğuş arkadaşlarına dair gözlemlerini paylaştı.

Haber Giriş Tarihi: 26.01.2026 09:41
Haber Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 09:41

Gazeteci Fatih Altaylı, YouTube kanalında yayınladığı videoyla sessizliğini bozdu. 21 Haziran 2025 tarihinde gözaltına alınan ve "Cumhurbaşkanını hedef alan tehdit içerikli sözler" iddiasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan Altaylı, 190 günlük tutukluluğun ardından geçtiğimiz Aralık ayı sonunda özgürlüğüne kavuşmuştu. Tahliyesinden 28 gün sonra kamera karşısına geçen Altaylı, cezaevinde tanık olduğu isimler ve yargı sistemine dair çarpıcı iddialarda bulundu.

"ORADA OLMAYI HAK EDENLER VARDI"

Cezaevi sürecinin gazetecilik etiği açısından zorlayıcı olduğunu belirten Altaylı, tutuklu siyasetçiler ve belediye başkanları hakkında eleştiri yaparken "düşene vurulmaz" prensibiyle hareket ettiğini dile getirdi. Cezaevindeki profillere dair genel bir değerlendirme yapan Altaylı, "Orada bulunanların bazılarının kesinlikle orada olmaması gerektiğine inanıyorum. Ancak bazı isimlerin de orada olmalarında bir yanlışlık yoktu" ifadelerini kullanarak, suçluluğuna inandığı bazı kişilerin de içeride olduğunu ima etti.

"EN ÜZÜLDÜĞÜM MAHKUM SEÇİL ERZAN OLDU"

Videonun en dikkat çeken bölümü ise kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" davası olarak bilinen davanın başrolü Seçil Erzan hakkındaki yorumları oldu. Altaylı, Erzan’ın aldığı hapis cezasının adaletsiz olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

"En üzüldüğüm mahkumlardan bir tanesi Seçil Erzan'dı. Hak ettiğinin çok ötesinde 100 sene hapse mahkum oldu. Bu işte bir menfaat temin etmemiş, cebine 5 kuruş girmemiş; futbolcuların taleplerini karşılamaya çalışırken malından mülkünden olmuş bir kadın. Katillerin 5-10 senede çıktığı bir yerde, mali bir suçtan dolayı 102 sene yatacak olması gerçekten ağrıma gitti."

MAĞDURİYET VE ADALET TARTIŞMASI

Altaylı, Erzan davasındaki müştekilerin çoğunun aslında mağdur olmadığını, paralarını geri aldıklarını iddia etti. Erzan’ın Alzheimer hastası annesinin yalnız kaldığını ve tüm mal varlığının satıldığını belirten Altaylı, "Orada bir iki futbolcu mağdur olmuş olabilir ama çoğunluğu paralarını aldı. Bu kadının kimsesi yok, parası yok" diyerek davanın insani boyutuna dikkat çekti.

"YAPRAK SARMASI YAPARKEN GÖZALTINA ALINDIM"

Gözaltına alındığı ilk anları da samimiyetle anlatan Altaylı, "Evde kızıma yaprak sarması yapıyordum, tencereyi ocağa koyduğum sırada kapı çaldı ve polisleri karşımda gördüm. 'Hazır mıyım?' diye sordum, onlar da 'Lütfen' dedi" diyerek o gece yaşananları aktardı. Altaylı, cezaevindeyken herhangi bir "pazarlık" teklifi almadığını da sözlerine ekledi.