
Avrupa kıtasına yapılacak yolculuklarda alışılagelmiş yöntemler yarından itibaren tarihe karışıyor. Geçtiğimiz yılın ekim ayından bu yana kademeli olarak hayata geçirilen Avrupa Birliği Giriş/Çıkış Sistemi (EES), 10 Nisan 2026 Cuma günü itibarıyla tam kapasiteyle çalışmaya başlayacak. Bu yeni uygulama, Birliğe üye olmayan ülkelerden gelen ziyaretçilerin sınır geçişlerini kökten değiştirecek modern bir denetim mekanizması olarak nitelendiriliyor. Artık pasaport sayfalarına vurulan fiziksel mühürler kullanılmayacak; bunun yerine kişilerin giriş, çıkış ve reddedilme bilgileri tamamen dijital ortamda saklanacak.
YENİ DİJİTAL KAYIT SİSTEMİYLE PASAPORT MÜHÜRLERİ TAMAMEN RAFA KALKIYORSistemin temel çalışma prensibi, kağıt üzerindeki verileri biyometrik kanıtlarla değiştirmeye dayanıyor. Sınır kapılarından geçiş yapacak olan yolcuların pasaportlarındaki şahsi detayların yanı sıra, yüz hatları ve parmak izi gibi biyometrik bilgileri de sisteme işlenecek. Avrupa Komisyonu, bu adımın temel amacını sınır güvenliğini üst seviyeye taşımak ve olası kimlik sahteciliklerinin önüne geçmek olarak açıklıyor. Şimdiye kadar yapılan denemelerde, geçerli belgesi olmayan veya ziyaret amacını kanıtlayamayan 24 binden fazla kişinin girişi engellenirken, güvenlik riski taşıdığı belirlenen 600'den fazla şüpheli de bu sayede tespit edildi.
HAVALİMANI VE HAVAYOLU BİRLİKLERİNDEN BEKLEME SÜRELERİNE DAİR KORKUTAN AÇIKLAMAUygulamanın tam randımanlı hale gelişiyle birlikte, özellikle hava yolu seyahatlerinde yoğunluk yaşanacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, yolcuların uçağa yetişebilmeleri için havalimanlarına normalden en az iki saat daha erken gitmeleri gerektiğini vurguluyor. Havaalanı birliği ACI Europe ile Avrupa Havayolları (A4E) kanadından konuya dair yapılan resmi açıklamada, “Yoğun saatlerde bekleme süreleri düzenli olarak iki saate kadar çıkıyor, bazı havaalanları ise daha da uzun kuyruklar bildiriyor” ifadeleriyle durumun ciddiyeti gözler önüne serildi. Mart ayının sonundan bu yana tüm yolcuların sisteme kaydı zorunlu hale getirilirken, 10 Nisan'dan sonra sınır memurlarının yoğunluk nedeniyle işlemleri askıya alma yetkisinin de son bulacağı bildirildi.
SCHENGEN BÖLGESİNE GİDECEK YOLCULAR İÇİN HANGİ KRİTERLER GEÇERLİ OLACAK?Peki, bu yeni düzenden kimler etkilenecek? EES kuralları, altı aylık bir zaman dilimi içinde en fazla 90 günlük kısa süreli seyahat gerçekleştiren AB dışı vatandaşları kapsıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Birleşik Krallık yolcuları ve vizeden muaf olan turistler de bu listenin başında yer alıyor. Ancak İrlanda ve Kıbrıs bu sistemin dışında kalarak klasik yöntemlere devam edecek. Ayrıca 12 yaşından küçük çocuklardan parmak izi alınmayacak olsa da fotoğraflarının çekilmesi zorunlu kılınıyor. AB üyesi ülke vatandaşları ile oturma iznine sahip yabancılar ise bu prosedürlerden muaf tutulacak ayrıcalıklı grupta bulunuyor.
SINIR GEÇİŞLERİNİ HIZLANDIRMAK İSTEYENLER İÇİN MOBİL ÇÖZÜM: TRAVEL TO EUROPEYolcuların biyometrik pasaporta sahip olması zorunlu olmasa da bu belgeler self-servis kioskların kullanılabilmesine olanak tanıyarak süreci hızlandırıyor. Standart pasaport kullananların ise memur eşliğinde kayıt yaptırması şart. Öte yandan işlemleri daha hızlı tamamlamak isteyenler için 'Travel to Europe' isimli mobil uygulama büyük kolaylık sağlıyor. Varıştan 72 saat öncesine kadar şahsi bilgilerin ve özçekim (selfie) yoluyla biyometrik verilerin yüklenebildiği uygulama, sınır kontrolündeki mülakat süresini minimize etmeyi hedefliyor. Alınan tüm veriler sistemde üç yıl boyunca muhafaza edilerek sonraki girişlerde tekrar talep edilmeyecek.