Nakışlarla geçmişe yolculuk: 114 eserlik etkileyici sergi

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte, 114 parçalık “Kültürün Renkleri, Nakışların Dili” sergisi ve gerçekleştirilen akademik sunumlar aracılığıyla nakışların kültürel hafızadaki yeri, toplumsal iyileşmeye katkısı ve geleneksel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi ele alındı.

Haber Giriş Tarihi: 27.04.2026 13:12
Haber Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 13:12

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde, El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Geleneksel Türk Sanatları Topluluğu, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Antropoloji Bölümü’nün ortak katkılarıyla “geleneksel ürünler” temalı geniş katılımlı bir program gerçekleştirildi. Üniversite yerleşkesinde düzenlenen etkinlik, yoğun ilgisi ve katılımcı çeşitliliğiyle dikkat çekti.

Program kapsamında Doç. Dr. Kadriye Şahin, “Nakışların İzinde Bir Antropoloğun Yolculuk Deneyimleri” başlıklı bir konferans sundu. Sunumda, nakış sanatının yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda toplumsal belleği taşıyan önemli bir kültürel unsur olduğu vurgulandı. Geleneksel işlemelerin günlük yaşamla kurduğu bağ ve tarihsel süreklilik içerisindeki yeri ayrıntılı biçimde ele alındı.

Etkinliğin bir diğer önemli bölümü ise Doç. Dr. Kadriye Şahin’e ait kişisel koleksiyondan derlenen “Kültürün Renkleri, Nakışların Dili” adlı sergi oldu. Toplam 114 eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilere geçmişten günümüze uzanan güçlü bir kültürel hatırlama deneyimi sundu.

Serginin küratörlüğünü Prof. Dr. Ayşegül Karakelle Alper üstlenirken, programın moderatörlüğünü Doç. Dr. Gönül Reyhanoğlu yürüttü.

Etkinliğe, üniversitenin farklı fakültelerinden akademisyenler, öğrenciler ve idari personelin yanı sıra çevre ilçelerden gelen çok sayıda davetli katıldı. Eski sandıklardan çıkan el emeği ürünler, katılımcılar arasında duygusal anların yaşanmasına vesile olurken, birçok kişi kendi aile geçmişine dair anılarını paylaşma imkânı buldu.

Programda ayrıca el sanatlarının ve geleneksel nakışların, özellikle deprem sonrası yaşanan toplumsal iyileşme sürecine katkısı üzerinde duruldu. Kültürel mirasın korunması, yeniden canlandırılması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Bunun yanı sıra, dijital bağımlılığın arttığı günümüzde çocukların üretim temelli el sanatlarına yönlendirilmesinin önemi de dile getirildi. Sergide katılımcılar, renklerin ve desenlerin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı yeniden hissetti. Birçok ziyaretçi, elindeki geleneksel ürünleri yeniden değerlendirme ve yaşatma fikriyle etkinlikten ayrıldı.

Doç. Dr. Kadriye Şahin programa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bu topraklarda her motif, her nakış aslında bir hafıza katmanıdır. Onları yalnızca sergide görmek değil, yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak bizim en önemli sorumluluğumuzdur. Özellikle zorlu dönemlerden sonra bu kültürel üretimler, toplumun yeniden toparlanmasına ve duygusal bağların güçlenmesine katkı sağlar. Ben her bir çalışmanın, geçmişle kurulan sessiz ama son derece güçlü bir diyalog olduğuna inanıyorum.”