
Tasavvuf müziğinin en zarif ve derinlikli enstrümanlarından biri olan ney, Antakya’da bir ustanın nefesiyle yeniden anlam buluyor. Ney yapım ustası ve neyzen İlhami İnalöz, çocukluk yıllarında başlayan müzik serüvenini bugün “Ney-in İlham-ı” adlı atölyesinde hem icracı hem de üretici kimliğiyle sürdürüyor.
İlkokul döneminde, ney alanında başarılı olan ağabeyinin izinden giderek bu enstrümana ilgi duymaya başlayan İnalöz, kısa sürede gösterdiği azim ve yetenekle dikkat çekti. İlk sahne deneyimini Fevzi Çakmak Ortaokulu’nda yaşayan sanatçı, o günden sonra müzikle bağını hiç koparmadı.
Sanat yolculuğunda önemli bir ilham kaynağı olarak Ercan Irmak’ı dinleyen İnalöz, bu sayede kendisini geliştirme fırsatı buldu. Zaman içerisinde farklı sahnelerde yer alan sanatçı, mesleki görevi nedeniyle uzun yıllar Ankara’da yaşasa da ney, hayatının merkezindeki yerini korudu. Bu süreçte sürekli üretmeye ve öğrenmeye devam eden İnalöz, bugün saygın bir neyzen olarak öne çıkıyor.
Yaklaşık 12 yıldır Antakya’da yaşayan İnalöz, evinin altında kurduğu mütevazı atölyede çalışmalarını sürdürüyor. Onun ustalığı yalnızca ney icrasıyla sınırlı değil; aynı zamanda kendi enstrümanını da üretiyor. Samandağ’ın verimli topraklarında yetişen kamışları aralık ve ocak aylarında bizzat toplayarak üretim sürecine başlayan usta, kamışların boğum aralıklarını özenle seçiyor ve her aşamayı sabırla yürütüyor.
Kuruma sürecinden kabuk temizliğine, iç oyma işlemlerinden perde açımına kadar tüm aşamalardan geçen neyler; başpâre ve parazvâne takıldıktan sonra yağlanarak son haline ulaşıyor. Ancak İnalöz için süreç burada bitmiyor. Her bir neyi, atölyesinde özel olarak hazırladığı ortamda bizzat üfleyerek test ediyor ve enstrümana adeta ruh kazandırıyor.
Kendi imkânlarıyla çektiği videoları sosyal medya üzerinden paylaşan İnalöz, atölyesine gelen dostlarına zaman zaman mini dinletiler sunuyor. Ney öğrenmek isteyen gençlere de kapılarını açan sanatçı, bilgisini yeni nesillere aktarmayı sürdürüyor. Antakya Hz. Ayşe Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdunda da ney eğitimi veren İnalöz, aynı zamanda ilçe müftülüğüne bağlı ilahi ve tasavvuf korosunda ney icra ediyor.
Daha geniş bir üretim alanına sahip olmak istediğini belirten İnalöz, yeni yapılan çarşılarda kendisine uygun bir iş yeri tahsis edilmesi için yetkililerden destek bekliyor. Ürettiği neylere yurt içi ve yurt dışından artan bir ilgi olduğunu ifade eden sanatçı, Antakya’dan yükselen nağmelerle sınırları aşan bir başarı hikâyesi yazmayı sürdürüyor.
İlhami İnalöz ise süreci şöyle özetledi:
“Benim için ney, sadece bir enstrüman değil; her kamışın içinde saklı bir hikâye var. O kamışı elime aldığım andan itibaren, onun sesini aramaya başlıyorum. Üflediğim her ney, aslında sabrın, emeğin ve nefesin birleştiği bir yolculuk. Amacım, bu geleneği yaşatmak ve benden sonra gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarabilmek.”