
Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Şakirpaşa Mahallesi'nde geçtiğimiz yılın Temmuz ayında meydana gelen trafik tartışması, karşılıklı suçlamalarla yeni bir boyuta taşındı. Motosiklet sürücüsü K.K. ile Yunus A. arasında başlayan sözlü münakaşanın büyümesi üzerine çıkan arbedede, Mustafa Ş. karnından aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanmıştı. Yaşanan bu şiddet olayının ardından taraflar arasındaki gerginlik, kan parası ve kundaklama iddialarıyla devam ediyor.
TRAFİKTE BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİOlay günü Yunus A. ve K.K. arasındaki gerginliğe yakınların da dahil olmasıyla sokak bir anda karıştı. Kavgada Mahsum A.'nın, Mustafa Ş.'yi bıçakladığı ileri sürülürken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan şahıs üç kez ameliyat edilerek hayata tutundu. Hukuki süreçte suçlamaların odağındaki isimler serbest kalırken, olayın ardından Mahsum A.'nın ikametinin ateşe verildiği öne sürüldü. Taraflar arasındaki husumet, karşılıklı ağır ithamlarla yargıya taşınmaya devam ediyor.
Hakkındaki iddialara yanıt veren Mustafa Ş., karşı tarafın dile getirdiği 100 deve kan parası talebinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Kendisinin o dönem yoğun bakımda olduğunu belirten Mustafa Ş., "Kardeşimi kurtarmak amacıyla olay yerine gittiğimde saldırıya uğradım. Mahsum tarafından bıçaklandıktan sonra yerdeyken dahi darbedildim. Çevredekilerin yardımı engellenmeye çalışıldı. Biz kesinlikle kimseden kan parası talep etmedik; bu iftiraların bir an önce son bulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Olayın diğer tarafı olan şehit yakınları, karşı tarafın kendilerine musallat olduğunu ve terör örgütü sempatizanı kişilerce tehdit edildiklerini iddia etmişti. Bu iddiaları kesin bir dille reddeden Mustafa Ş. ve Yunus Ş., ne kundaklama olayıyla ne de yasa dışı yapılarla bir bağlarının bulunmadığını dile getirdi. Ev hapsinde bulunan Yunus Ş., olay sırasında kendisinin de darbedildiğini ve haksız yere elektronik kelepçe ile cezalandırıldığını iddia ederek hayatının normale dönmesini istediğini belirtti.
Soruşturma kapsamında ilk etapta suçu üstlenen 17 yaşındaki K.K.'nın, daha sonra mahkemede baskı altında ifade verdiğini söyleyerek suçlamayı reddetmesi davanın seyrini değiştirdi. K.K.'nın tahliyesi ve Mahsum A.'nın polis koruması eşliğinde şehirden ayrıldığı iddiaları, davanın karmaşık yapısını ortaya koyuyor. Adli makamların her iki tarafın da sunduğu delilleri ve iddiaları incelemeye devam ettiği öğrenildi.