
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu toplam 19 şüpheliye yönelik hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever'in onayının ardından Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Dosyada 41 mağdur ve 3 müşteki yer alırken, sürecin fitilini İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihindeki ihbarı ateşledi.
YOLSUZLUK VE RÜŞVET SORUŞTURMASINDA YENİ SAFHASoruşturma kapsamında geçtiğimiz 2 Mart tarihinde tutuklanan Başkan Tanju Özcan ve yardımcısı Süleyman Can için hazırlanan dosyada suçlamalar oldukça ağır bir nitelik taşıyor. Yargı makamlarına teslim edilen metinde şüphelilere yönelik "icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet" iddiaları detaylandırıldı. İddianamenin temelini belediye iştirakleri ve vakıflar üzerinden yürütüldüğü öne sürülen usulsüz mali hareketler oluşturuyor.
Dosyanın seyrini değiştiren en önemli delillerden biri, tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız'ın 13 Nisan 2026'da cezaevinde verdiği beyanlar oldu. Sarıyıldız, savcılık tutanağına "itiraf" olarak geçen ifadesinde, bölgedeki perakende devlerine reklam anlaşmaları için baskı uygulandığını iddia etti. Sarıyıldız ayrıca, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış istendiğini, milyonlarca liralık nakit paranın elden alındığını ve kurban bağışı organizasyonlarının bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yönetildiğini öne sürdü.
İddianamede yer alan bilgilere göre; belediye yönetimi, zincir marketleri belediye iştirakiyle reklam kontratı yapmaya zorladı. Hazırlanan metinde "Sözleşmeyi imzalamayan marketler mühürlendi" iddiası ön plana çıkarken, teklifi kabul etmeyen işletmelere mutat dışı denetimler yapılarak ticaretten men edildikleri belirtildi. Bu yöntemle kurum iştiraklerine kaynak sağlandığı savcılık kayıtlarına girdi.
MİLYONLUK RUHSAT PAZARLIĞI VE KURBAN BAĞIŞI VURGUNUSoruşturma dosyasında bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL istendiği detayı yer aldı. İddiaya göre Başkan Özcan, "Yardım yapmak zorundasın" diyerek baskı yaptığı müştekiden 1 milyon TL nakit, 1.5 milyon TL ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına para aktarılmasını sağladı. Benzer şekilde 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de bir yüklenicinin 10 milyon TL bağışa zorlandığı kaydedildi. Diğer yandan "Kurban Olayı" başlığı altında, 2025 yılında BOLSEV Vakfı aracılığıyla "Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor" denilerek toplanan 845 bin TL ile hiç kurban kesilmediği saptandı. Bu durum dosyada "dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık" olarak nitelendirildi.
35 DAKİKALIK SES KAYDI VE BAŞKAN ÖZCAN'IN SAVUNMASIBelediyeden beton almayı reddeden bir vatandaşa Özcan'ın, "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" şeklinde tehditte bulunduğu iddiası da dosyaya girdi. Ayrıca bir işletmenin ruhsat devri için istenen 500 bin TL'lik rüşvet pazarlığına dair 35 dakikalık ses kaydı savcılığa sunuldu. Şüphelilerden Mertcan Ay'ın parayı teslim aldığını kabul ettiği belirtilen iddianamede, Tanju Özcan ise tüm suçlamaları reddetti. Özcan savunmasında; marketlerle yardım amaçlı görüşüldüğünü, kurban bağışlarından bilgisinin olmadığını ve rüşvet iddialarının asılsız olduğunu savundu.