Borsa manipülasyonu soruşturmasında Nihat Özçelik ve Işık Ökte için 34 yıla kadar hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Borsa İstanbul'daki manipülatif işlemlerle küçük yatırımcıyı zarara uğratan, aralarında Nihat Özçelik ve Işık Ökte'nin de bulunduğu 41 şüpheli hakkında iddianameyi tamamladı.

Haber Giriş Tarihi: 09.04.2026 14:37
Haber Güncellenme Tarihi: 09.04.2026 14:37

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, işlem gören sermaye piyasası araçlarında işlem hacmi ve hisse fiyatında hayatın olağan akışına aykırı dalgalanmalar yaşandığı, yapay yükselişlerin küçük yatırımcıyı zarara uğrattığı yönündeki tespitler üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı.

Hazırlanan iddianamede, Nihat Özçelik, Cem Özçelik ile Işık Ökte'nin de bulunduğu 13'ü tutuklu 41 kişi "şüpheli", Investco Holding AŞ, Hat Holding AŞ, Verusa Holding AŞ, Pamel Yenilenebilir Elektrik Üretim AŞ, Galata Altın İşletmeleri AŞ ile Pan Teknoloji AŞ'nin de arasında olduğu toplam 24 şirket "malen sorumlu", Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı (SPK) ise "ihbar eden" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, "Baykuş" lakabıyla bilinen tutuklu şüpheli Nihat Özçelik'in elebaşılığını yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünün "emir bazlı borsa manipülasyonu", "şirket bilgilerini yatırımcılara hatalı gösterme" ve "suç gelirlerini şirket faaliyetlerine yedirme" usullerini benimsediği, SPK'nın suç duyurusuna esas "PAMEL" hissesindeki manipülasyonun Özçelik'in talimatıyla şüpheliler Kenan ve Sinan Demirbaş kardeşler koordinesinde yapıldığı kaydedildi.

Demirbaş kardeşlerin şüpheli Eda Yıldırım ile akraba-arkadaş çevreleri olan şüpheliler Ahmet Kızılay, Bedirhan Çigla, Botan Çevarün, Enes Özgür Karataş, Eyüp Balka, Hasan Göçmen, Nuri Güleryüz, Özgür Adıtatar grubuyla şüpheliler Kamil Bilgiç, İhsan Kenan Bilgiç, Kerim İsmail Bilgiç kardeşlerin portföy gücünü kullandığı aktarılan iddianamede, "Bu hususun SPK raporundaki 'Bağımsız iradeden ziyade koordineli emir iletim planı' tespitiyle ortada olduğu, dar bir çevrede birbirlerini tanıyan şüphelilerin yüklü miktarda nakit paraları aracı kuruma götürüp hesaba yatırdıktan sonra manipülasyon için kullanılacağını bildiklerinin kabul edileceği" ifadesine yer verildi.

Örgüt üyelerinin hisse derinliğinde fark oluşturan işlemlerin birçoğunu kendi zararlarına yapmalarına rağmen bunun örgütsel bazda önem arz etmediği belirtilen iddianamede, piyasa dinamiklerine göre bir hissede asıl manipülasyon yapanların onlarca işleme rağmen ısrarla zarar edenler olduklarının kabul edileceği, buradaki motivasyonun hissenin genel seyrine aykırı gaz-fren benzeri ivme değişikliği olduğu anlatıldı.

"57 MİLYON 400 BİN AVRO VE 15 MİLYON DOLAR TUTARINDAKİ MEBLAĞ ÇIĞI BAŞLATAN KAR TOPU"

İddianamede, hisse manipülasyonuyla küçük yatırımcılardan elde edilen suç gelirlerini takip eden manipülasyonların sermaye kaynağı olduğu, sistematik hareket eden örgütün her seferinde daha büyük bir operasyon yaptığı ve suç geliri miktarını katlayarak büyüttüğü, Nihat Özçelik'in varlık barışıyla izah ettiği 57 milyon 400 bin avro ve 15 milyon dolar tutarındaki meblağın çığı başlatan kar topuna benzediği kaydedildi.

Örgütün göstermelik devasa yatırımlarına rağmen saha elemanları ve personel sayısını kasten kısıtlı tuttuğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde kendisini ispatlamayan kimseye etkin rol verilmediği, şirket çalışanları olarak gösterilen örgüt üyelerinin uzun yıllar aynı pozisyonlarda kaldıkları iddianamede yer aldı.

İddianamede, örgüt üyelerinin derecelerine göre şirketler grubunun kat ve farklı konumlardaki plazalarında konuşlandırıldığı, örneğin örgütün iki ayrı plazadaki personellerinin kutlama yemeklerinde dahi birbirlerine karıştırılmadığı, ikinci plazada uzun yıllar çalışan ve güven oluşturan personellerin birinci plazaya terfi ettirildiği belirtildi.

Bu plazadaki üyelerin örgüte ait şirketlerin yönetim pozisyonlarını kendi içlerinde bölüştükleri, birimler arasındaki irtibatın kasten kısıtlandığı, örgütün böylelikle gizli soruşturmacı usullerine karşı tedbir aldığına iddianamede dikkat çekildi.

İddianamede, pek çok faaliyet alanı bulunan şirketler grubunun denetleme zorluğu nedeniyle asıl bilgi manipülasyonlarını elektrik üretimi ve madencilik sektörüyle yürüttüğü, şirketler grubunun 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremler dönemindeki hasar için planladığı tadilatı, bölgeyi kalkındıracak yeni yatırım projesi olarak duyurduğu kaydedildi.

Şirketler grubunun finans medyasında yaptıkları reklamların yanıltıcı olduğu, yatırımcıların iştahını kabartacak karlılık ifadelerinin ve kamuoyunda saygı uyandıran kişilerin kasıtlı olarak ön plana çıkarıldığı iddianamede ifade edildi.

"NİHAT ÖZÇELİK'İN BAYKUŞ İLE ÖZDEŞLEŞMESİ TESADÜF DEĞİL"

İddianamede, "Kendisini gizleyebilmesi ve sessiz hareket etmesiyle bilinen baykuşun finans piyasalarında şüpheli Nihat Özçelik ile özdeşleşmesinin tesadüf olmadığına" yer verildi.

Özçelik'in manipülasyon için kullandığı ekipleri birbirinden ayrı tuttuğu, şüphelinin danışmanlık, varlık barışı ve hisse ortaklığına dayandırdığı büyük serveti ve lüks yaşantısının orantısız olduğu, Özçelik'in şifrelerini vermemesi nedeniyle inceleme konusuna dair dijital materyallerin tespit edilemediği, şüphelinin geçmiş yargılamalarından edindiği tecrübelerle suç örgütünü ve delillerini gizlemeye çalıştığı iddianamede kaydedildi.

İddianamede, Özçelik'in finansal işlem hacminin ve sıklığının 2021'den itibaren beyan ettiği mesleki ve mali profiliyle bütünüyle uyumsuz şekilde olağanüstü artış gösterdiği, şüphelinin 2008'den beri ortağı olduğu, 2012-2023 arasında faaliyetlerinden sürekli zarar eden ve tasfiye halindeki "Meridyen Holding AŞ" hesaplarına 5 Mart 2021'de aniden toplam 788 milyon 600 bin 300 lira tutarında nakit yatırıldığının tespit edildiği aktarıldı.

Varlık Barışı açıklamasıyla yatırılan bu tutarların, aynı gün doğrudan Nihat Özçelik'in şahsi hesaplarına, oradan da borsa işlemlerinde kullanılmak üzere bir şirketin hesaplarına aktarıldığı, Özçelik'in hesabından H. A, G. Ç, Ö. P. ve Ü. ailesi üyelerine gönderilen yüklü miktarda para karşılığında tapuda Nihat Özçelik'in adına değil üçüncü kişiler adına tesciller yapıldığı vurgulandı.

SAVCILIK ÖRGÜTÜ 3 GRUP OLARAK TESPİT ETTİ

İhbarcı beyanlarına, tanık ifadelerine ve dosyada mevcut HTS kayıtları ile dijital materyal incelemelerine göre, Nihat Özçelik'in elebaşılığını yaptığı örgütün 'çantacılar', 'bordrolular' ve 'iş ilişkisindekiler' olarak üç grup halinde olduğu, birinci grupta, Özçelik'in farklı telefonlar ve konumlar kullanarak irtibata geçtiği borsa manipülatörlerinin bulunduğu iddianamede kaydedildi.

İddianamede Özçelik'in, ifadelerde geçen yüklü miktarda nakit paraları ofislerde bölüştürdüğü ve hisse için görevlendireceği ekibin koordinatörüne dağıttığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Tespit edilen somut PAMEL manipülasyonunda Özçelik, Sinan Demirbaş ile doğrudan dirsek teması halindedir. Sinan Demirbaş ve kardeşi Kenan Demirbaş'ın, kuzenleri, akrabaları ve bireysel çevrelerini kullanarak PAMEL kodunun açılış-kapanış gün içi hareketlerini belirleyip kasti olarak zararına satışlar ve alımlar yaparak küçük yatırımcı davranışlarına yön verdiği görülmüştür. Bu şekilde zararına hareketlerin amacı hem manipülasyonu derinleştirmek hem de suçtan elde edilen gelirleri hisse hareketlerine yedirerek sermaye görünümünde aklamaktır."

"ŞÜPHELİLER KAMUOYUNDA SAYGIN VE İŞİNDE BAŞARILI GÖRÜNÜM VERMEKTEDİR"

İkinci grupta Özçelik'in gizli sahibi olduğu malen sorumlu şirketlerin piyasalara pazarlanması için görev yapan şüphelilerle ilgili şu değerlendirmeler yapıldı:

"Finansal sicili kirli örgüt liderinin gizli patronajındaki şirketlerin ve hakim oldukları sektörlerin küçük yatırımcıya sevimli gösterilmesinde rol oynayan şüpheliler kamuoyunda saygın ve işinde başarılı görünüm vermektedir. Bu kısım şüpheliler şirketler grubundan bağımsız özgeçmişleriyle öne çıkmaktadır. Ömer Özbay, kamu göreviyle ve yazdığı kitaplarla isminden söz ettirmiştir. Işık Ökte, kendisiyle benzer CV sahibi çok sayıda ekonomistin davet dahi almadığı platformlarda daimi katılımcı olarak yorum yapmış ve tarafsız görünüm adı altında maden sektörü başta olmak üzere Verusa Holding'in sektörel faaliyetlerini üstü kapalı övmüştür. Murat Oku, maden sahalarındaki verileri kasten çarpıtmış ve karlılık izlenimi uyandırmıştır. Mesut Çilingir ve Mustafa Aslan şirketler adına portföy yönetmiş ve hisse hareketlerine bağlı Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) bildirimlerini organize etmiştir."

İddianamede, üçüncü grupta ise şirketler grubunun faaliyetlerini normal finansal hareket gösterme uğraşındaki örgüt üyeleri bulunduğu, raporlarda, çok sayıda iç içe geçmiş şirketin aynı yöneticiler ve personel ekibi tarafından farklı alanlarda çalıştırıldığı kaydedildi.

Bu fiili imkansızlığa karşı, şirketlerin kağıt üzerinde kuruldukları ve borsa manipülasyonu örgütünün gelirlerini akladıklarının görüleceği, şirketlerin emanetçi konumundaki yönetim kurulu üyeleri ve şirket hesaplarıyla alışverişi bulunan şüphelilerin suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama kastı ve talimatlarıyla davrandığı iddianamede ifade edildi.

ÖZELLİKLE PAMEL VE INVES PAYLARINDA YATIRIMCILAR ZARARA UĞRADI

İddianamede, şüpheliler tarafından borsa piyasalarında özellikle PAMEL ve INVES paylarında gerçekleştirilen organize, karşılıklı ve algoritmik nitelikteki işlemlerin, yatırımcıları yanıltmaya, suni fiyat teşekkülü yaratmaya ve yapay piyasa oluşturmaya yönelik olduğu ifade edildi.

Küçük yatırımcıların zarara uğratılmasından elde edilen fahiş miktardaki gayrimeşru gelirlerin, ticari faaliyeti bulunmayan paravan şirketler, ardışık hesap virmanları, lüks araç ve emlak edinimleri vasıtasıyla finansal sisteme sokularak malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağının gizlenmesinin amaçlandığı iddianamede kaydedildi.

İddianamede, Nihat Özçelik ile gönül ilişkisi, iş bağlantısı ve yargılama geçmişleri olan S.İ.'nin "tanık" olarak alınan beyanlarına yer verildi.

S.İ. beyanında, Özçelik'le 2010'da tanıştıklarını ve şirketlerinde işe başladığını, "Investco-Verusa" grup şirketlerinin gerçek sahibinin Özçelik olduğunu, bunun gizlenen bir bilgi olmadığını dile getirdi.

"ŞİRKETİN PATRONU GÖRÜNEN ŞÜPHELİ MUSTAFA ÜNAL, NİHAT ÖZÇELİK'İN ALTINA İŞLERİ TAKİP EDEN KİŞİ"

Ofise misafirler geldiğinde yanlarında paralar getirdiklerini, şirkette yoğun para trafiğine rağmen kamera kaydı bulunmadığını, borsada birlikte işlem yaptıkları kişilerin zaman zaman şirkete geldiklerini ifade eden S.İ, şirketin patronu görünen şüpheli Mustafa Ünal'ın aslında Özçelik'in talimatıyla çalıştığını, şirketlerin idaresiyle ilgilendiğini, Ünal'ın Özçelik'in altında tüm işleri takip eden ikinci kişi olduğunu söyledi.

İddianamede, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 13 Kasım 2025'te aldığı kararla TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketler şu şekilde yer aldı:

"Pamel Yenilenebilir Elektrik Üretim AŞ, Verusa Holding AŞ, Verusaturk Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ, İnnosa Teknoloji AŞ, Acıselsan Acıpayam Selüloz Sanayi ve Ticaret AŞ, Sun Yenilenebilir Enerji Üretim AŞ, Pan Teknoloji AŞ, Şişli Enerji AŞ, Ortaköy Enerji AŞ, Standard Boksit AŞ, Ata Elektrik Enerjisi AŞ, Galata Altın İşletmeleri AŞ, Core Engage Yazılım AŞ, Zeroone Interactive Yazılım AŞ, Pamukova Elektrik Üretim AŞ, Uzertaş Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ, Rem Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ, Innosa Yazılım Teknolojileri AŞ, Probel Yazılım ve Bilişim Sistemleri AŞ, Vektora Yazılım Teknolojileri AŞ"

İddianamede, örgüt elebaşı Nihat Özçelik ile Reha Çırak'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek", "malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarmak" ile "Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet" suçlarından 16 yıldan 34 yıla kadar ayrı ayrı hapisle cezalandırılması istendi.

"Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek", "malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarmak" ile "Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet" suçlarından 5 yıldan 24'er yıla kadar değişen oranlardan hapisle cezalandırılması talep edilen 39 şüpheli ise şu şekilde sıralandı:

"Işık Ökte, Ömer Özbay, Adem Ceylan, Ahmet Kızılay, Ayhan Macit, Bedirhan Çigla, Botan Çevarün, Cem Özçelik, Doğan Gökesmer, Eda Yıldırım, Enes Özgür Karataş, Eyüp Balka, Fazıl Doğan, Hasan Göçmen, Hüseyin Demir, İhsan Kenan Bilgiç, James Cem Papaker, Kamil Bilgiç, Kenan Demirbaş, Kerim İsmail Bilgiç, Kurthan Atmaca, Levent İbrahim Papaker, Mehmet Avni Taptık, Mesut Çilingir, Murat Oku, Mustafa Arslan, Mustafa Ünal, Mustafa Necip Uludağ, Muvaffak İhsan Usel, Nuri Güleryüz, Önder Çolak, Özgür Adıtatar, Özkan Özbek, Selçuk Sak, Sinan Demirbaş, Turan Kaya, Zafer Akdağcık, Zeki Aksoy, Zeynep Boztepe”

İddianame, değerlendirilmek üzere Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.