Devrek Belediyesi usulsüzlük davasında kritik itiraflar: Eski Başkan Çetin Bozkurt hakkındaki ev hapsi kaldırıldı

Zonguldak'ta Devrek Belediyesi'ne yönelik zimmet ve rüşvet iddialarıyla açılan 30 sanıklı davanın ilk duruşmasında kilit isimlerin savunmaları damga vurdu. Eski İnsan Kaynakları Müdürü'nün tüm suçları üstlendiği yargılamada, eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt'un elektronik kelepçesi çıkarıldı. Peki duruşmada başka neler yaşandı?

Haber Giriş Tarihi: 11.05.2026 20:51
Haber Güncellenme Tarihi: 11.05.2026 20:51

Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Devrek Belediyesi bünyesinde gerçekleştirildiği öne sürülen usulsüzlük, rüşvet ve zimmet iddialarına ilişkin geniş kapsamlı davanın ilk oturumuna ev sahipliği yaptı. Toplamda 30 sanığın yargılandığı dosyada, kurumun mali yapısını sarsan eylemler ve bu süreçteki idari zafiyetler masaya yatırıldı. Davanın bir numaralı sanıkları arasında yer alan ve uzun süredir ev hapsinde bulunan eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile tutuklu sanık eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar'ın ifadeleri, yargılamanın seyrini değiştiren unsurlar olarak kayda geçti.

İNSAN KAYNAKLARI MÜDÜRÜNDEN ŞOK İTİRAF: "BÜTÜN İŞLEMLERİ BEN YAPTIM"

Duruşmanın en dikkat çekici anları, 79 kez zimmet ve 55 kez resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla hakim karşısına çıkan tutuklu sanık Tuncay Ulupınar'ın savunması sırasında yaşandı. Alkol bağımlılığı nedeniyle kontrolünü kaybettiğini dile getiren Ulupınar, hakkındaki suçlamaların tamamını kabul ederek şu ifadeleri kullandı:

"Bu olaylar başıma gelmeden önce işini düzgün yapan, kendisini düzgün yetiştirmeye çalışmış, iyi aile babası, iki evlat babası biriyken insanın başına her şey gelebiliyor. Ben bu işlemleri yaparken iş yerinde alkol kullanmaya başladım. Gün boyunca hatalarımın farkında olmaksızın bunu yapmaya başladım. Önünü alamıyordum. Başka boyutlara geçti. Görev ve sorumluluklar çerçevesinde taleplerini yerine getiren mali hizmetler müdürlüğüne sevkiyatı sağlayan şeffaf şekilde hesaplayıp harcama yetkililerine gönderiyordum. Bir iki ufak çaplı sıkıntı oldu. Sonradan fazla hesaplanan mesailerde hesaplanarak benim tarafıma gelmeye başladıktan sonra zarf içine kendilerine gönderiyordum. Oradaki eylemlerin tamamı bu şekilde yürüyordu. Ben bu 77 eylemin içinde olanların hepsi bu şekilde. Kurum içi denetim zafiyeti vardı. Benim gönderdiğim evraklar fiziken gidiyor. Muhasebeleştirme esnasında oradaki tarih ve sayısını yazdığı zaman dijital olarak entegrasyon yapar. Benim gönderdiğim evrak eş değer ile ekleriyle aynı. Ama ne hikmetse fazla mesai yapalım denilen evrakla manuel giriş yapılıyor. Kendileri de müdürlerinden bu evrakları saklıyordu. Ben bu suçlamaların tamamını kabul ediyorum. İller bankasından başkanın herhangi bir suçu yok. Buradaki tüm işlemleri ben yaptım. Etkin pişmanlık çerçevesinde ifade vermek istiyorum diye demiştim. Yapılan tüm iş ve işlemlerde benim suçum vardır. Kendi yaşamımı sonlandırmak isterken kararımı değiştirdim. Başkanıma atıfta bulunuyorlardı içki konusunda. O içkiyi içen bendim. Bana başkanım ‘Tuncay sen artık başka boyuta geçtin' dedi. Ben artık son noktasına gelmiştim. En ufak bir sıkıntıda içki içer hale geldim. Ben bunları anlatabilecek durumda değildim. Cezaevi bana yaradı. İçkiden kurtuluyorum. Ben bütün bunları samimiyetle anlattım. Toplamda kıdem tazminatlarındaki tutar 3 milyon 500 bin liraydı. Bunları ben geri yatırmıştım. Maaş usulsüzlüklerinde 1 milyon 900 bindi. Ben suçluyum. Bir şekilde ceza alacağım. Eşit şartlarda anlatmak istiyorum. Adli kontrol talebim olabilir. 9 ay boyunca başsavcılıktan ifadeye çağrılacağım diye bekledim. Ben yüce adaletimize güveniyorum. Kimseye suç atmadan anlatmak istedim"

ESKİ BAŞKAN BOZKURT: "BELEDİYE BAŞKANI BORDRO GÖRMEZ, DOLANDIRILAN BENİM"

Duruşmaya elektronik kelepçe ile katılan eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, nitelikli zimmet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik gibi ağır suçlamalara karşı kendisini savundu. Belediyedeki onay mekanizmasının işleyişine değinen Bozkurt, "Belediye başkanı bordro incelemediğini, sadece en son aşamada onay verdiğini belirten Çetin Bozkurt, "İnsan kaynakları bordroları düzenler, birim amirleri onaylar, muhasebeye sevk eder, ben de en son onaylarım. Emeklilik işlemleri için İller Bankasına başvurulur" dedi. Ayrıca özel bir mülkiyet davası ve trampasına ilişkin iddialara yanıt vererek, müteahhit Satılmış B. ile ilgili süreci şöyle anlattı:

"2018 yılında annemin üzerine ortak müşterek tapumuz var. Diğer müştereklerden üçünden gitmiş almış. Şua davası açmak için yalvardı. Sonra iki daire üzerinden trampa yaptık. Bana verdiği daireyi başkasına vermiş. Burası benim yerim nasıl başkasına satarsın dedim. Tarihte dolandırılan belediye başkanı ben olacağım diye cümle kurdum. Ben sana başka yerden daire vereceğim dedi. Beni aldı şu an kullandığım evin oraya getirdiler. Burayı bari devralalım ama sözleşme yapalım dedim. Beyefendi her beyanında diyor ki benle sözleşme yapmadı. Beni görmezden geldi. Adamla bir değil 2 sözleşme yapmışız. Hakkında 14 madde çıkardım, yalan söylüyor. İmzalamadığım belgeler yüzünden 400 gündür evimdeyim"

MUHASEBE MÜDÜRLÜĞÜ VE BAŞKAN YARDIMCILARINDAN RET CEVABI

Davada zimmet ve rüşvet suçlamasıyla yargılanan Muhasebe Müdürü Nafia Ç., sorumluluğun kendisinde olmadığını savunarak, "Fazla mesailer gelince 'Maaş alamayacağız, yaptırmayın' diye direndim. Beni orada müdür olarak istemediler. Müfettişe eksik evrak sunulmuş, ben noter tasdikli doğrularını verdim" ifadelerini kullandı. Nafia Ç.'nin müdafii ise savunmasında, "Rüşvet gelecekse zarfla gelir. Hesabına niye atsın. Bizde belediye avukatlığı yaptık. İşleyişi biliyoruz. Sel, afet aşırı bir yoğunluk oldu. Fazla mesailer bu sebeple yazılmış" diyerek suçlamaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürdü.

Eski Meclis Üyesi Şeref A. ile Belediye Başkan Yardımcısı Recep K. da benzer şekilde suçlamaları reddetti. Şeref A. belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ederken, Recep K. sel dönemindeki iş yoğunluğu nedeniyle evrakları okumadan imzaladığını beyan etti.

MAHKEME HEYETİNDEN ARA KARAR VE TAHLİYE

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkındaki konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti. Davanın tek tutuklu sanığı Tuncay Ulupınar'ın mevcut halinin devamına karar verilirken, dosyaya konu olan imzaların incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmesine ve Sayıştay denetçilerinden rapor istenmesine karar verildi. Duruşma çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozkurt, ev hapsinin sona ermesine ilişkin olarak sadece "Olması gereken oydu" değerlendirmesinde bulundu.