Hasan Alpargün Apartmanı davası istinafta: Aileler “Olası Kast” kararının onanmasını istedi

Adana’da 6 Şubat depremlerinde 96 kişinin hayatını kaybettiği Hasan Alpargün Apartmanı davasının istinaf incelemesi Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde sürüyor. Tutuklu sanık Hasan Alpargün, binayı yönetmeliklere uygun yaptığını savunarak sorumluluğu olmadığını öne sürerken, yakınlarını kaybeden müştekiler “olası kast” kararının korunmasını talep etti.

Haber Giriş Tarihi: 20.04.2026 14:54
Haber Güncellenme Tarihi: 20.04.2026 14:54

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, 96 kişinin hayatını kaybettiği Adana'nın Çukurova ilçesinde bulunan Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılmasına ilişkin davada, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 27 Eylül 2024'teki karar duruşmasında, müteahhit ve teknik uygulama sorumlusu Hasan Alpargün'e, "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, "'olası kast' koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kararı bozarak, dosyayı yerel mahkemeye gönderdi. Yeniden görülen davada, 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Alpargün'e aynı suçtan tekrar 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, Alpargün hakkındaki ikinci istinaf incelemesinin bugün duruşmalı olarak yapılmasına hükmetti.

“BİNAYI YÖNETMELİĞE UYGUN YAPTIM”

Duruşmada ilk olarak söz alan tutuklu sanık Hasan Alpargün, binayı dönemin yönetmeliklerine uygun şekilde inşa ettiğini savundu. 1998 Ceyhan Depremi’nde binanın hasar almadığını öne süren Alpargün, yıkımın sonradan yapılan müdahalelerden kaynaklandığını iddia ederek, “Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” dedi.

Sanık avukatları da müvekkilleri hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığını savunarak beraat ve tahliye talebinde bulundu.

“YAKINLARIMIZ BOĞULARAK ÖLDÜ, EN AĞIR CEZA VERİLSİN”

Depremde yakınlarını kaybeden aileler ise sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Hayatını kaybedenlerin “boğularak öldüğü” yönündeki raporlara dikkat çeken aileler, “Kum yığınıydı, kaçacak imkân yoktu. Yakınlarımız boğularak öldü” ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi.

Deprem Davasında Teknik Raporlar Dikkat Çekti

Müşteki avukatlarından Ümit Büyükdağ, enkaza ait fotoğraf ve videoları göstererek, "Apartmandaki kişilerin tamamı boğularak öldü, tek bir yaşam üçgeni oluşmadı" dedi ve 14-15 katlı yapının, yanındaki binanın 3. kat seviyesine kadar indiğini ifade etti.

"Dosyaya gelen tüm teknik raporlarda, 'projenin hatalı olduğu, kolonla kirişlerin birbirine düzgün bağlanmadığı, malzeme kalitesinin son derece yetersiz olduğu' ispatlanmıştır" diyen Ümit Büyükdağ, projeyi çizenin de malzemeyi alanın da inşaatı yürütenin de Hasan Alpargün olduğunu söyledi. Alpargün'ün kâr amacıyla hareket ettiğini iddia ederek, "'olası kastla' sorumlu tutulması gerektiğini" savundu.

Müşteki avukatı Umay Büyükdağ, davanın "bir dönüm noktası" olduğunu belirterek, duruşmaya deprem illerinden katılım olduğunu söyledi ve "'Olası kast' çok açıktır ve kararın onanmasını istiyoruz" dedi.

Müşteki avukatı Baran Taygun Metin ise "Biz binayı yaptığı sırada sanığın düşün dünyasının araştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Şu an ne hissettiği önemsiz; şu an bir hakimiyeti yok konuya. Ama o sırada tüm hakimiyet ondaydı" diye konuştu. Avukat Metin, "olası kast" kararının onanmasını talep etti.

MAHKEME HEYETİ BAROLARIN KATILMA TALEBİNİ KABUL ETMEDİ

Duruşmaya verilen aranın ardından Gaziantep ve İstanbul baroları davaya katılma talebinde bulundu. Gaziantep Baro Başkanı Bülent Duran, benzer acıların yaşanmaması için müdahillik talebinin kabul edilmesini isterken, İstanbul Barosu temsilcisi Hasan Ağzıküçük de “olası kast” kararının onanmasını talep etti. Mahkeme savcısı ise taleplerin reddedilmesi yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti de baroların müdahillik taleplerini kabul etmedi.

Duruşma, müşteki avukatlarının beyanlarıyla devam ediyor.