
Hatay'ın Yayladağı ilçesine bağlı Çaksına Mahallesi'nde hayvancılıkla uğraşan Nurullah Şengül'e ait küçükbaş hayvan sürüsü, otlatma dönüşü içtikleri su nedeniyle zehirlendi. Dağdüzü Madencilik firmasına ait taş ocağının önünde biriken ve içine akaryakıt ile adblue karıştığı iddia edilen yağmur suyundan içen hayvanlar, ahıra kısa bir mesafe kala yere yığıldı. Toplamda 72 hayvandan oluşan sürüdeki 43 küçükbaş, dakikalar içinde olay yerinde can verdi.
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri bölgeye gelerek sudan numune alırken, telef olan hayvanlardan biri kesin ölüm nedeninin tespiti için Adana Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı'na gönderildi. Analiz sonuçlarının ardından olayın kesin nedeni netlik kazanacak.
KESİNTİSİZ YAŞAM MÜCADELESİ VERİLİYORZehirlenme vakasının ardından annesiz kalan 41 kuzu, açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Annesini kaybeden yavruların 15'ten fazlası yeterli beslenemedikleri için hayatını kaybederken, Şengül ailesi hayatta kalan 28 yavruyu kurtarmak için yoğun bir çaba sarf ediyor. Aile bireyleri, süt ve su karışımı hazırlayarak kuzuları her gün biberonla besliyor.
Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Nurullah Şengül, "Geçen hafta perşembe günü akşam iftara yarım saat kala olan talihsiz bir olay sonucunda 43 hayvanımız telef oldu. Yukarıda çıktığımız taş ocağında yağmur suyuna karışan adblue ve akaryakıt olduğunu düşündüğümüz sudan içen hayvanlarımız telef oldu. Şuan için raporun çıkmasını bekliyoruz, çıkana kadar da bunun takipçisi olacağız. Adblue ve yağmur suyunun karışımından içmiş ve aradan 7 dakika sonra tamamen hayvanlar yollarda dökülüp çoğu yolda öldü. Yolda öldüğünden sonra buraya eş dostun sayesinde toparladık ve götürüp imha edildi. Ölen hayvanlarımızdan 41 hayvanın 41 yavrusu vardı. Yavruların 13'ünü kaybettik. Şu an toplamda 28 yavrumuz kaldı. Vallahi açlıktan öldüğü için inek sütü de zaten bu yavruya gelmez. Süte yarı yarıya su kattığımız için gene de telafisini elimizden geldiği kadar çocuğumla, eşimle, babamla bunu başarmaya çalıştık. Rabbimin hikmeti onların da durumu bu makul ortada durumum haliyle ortada zaten. Biberonla sütle elimizden geldiği kadar zaten iki aylık olanlar da kendini yem yiyerek otlanarak kendini muhafaza altına alabiliyor. Şu an yem yiyenlere kuzu büyütme veriyorum. Öbürleri otlarla ama on günlükler arayla doğanlara onları da biberonla sütle besliyoruz. Onların şu an yem gibi ot gibi yeme şansları yok. Geriye kalanları biberonla eşimle çocuklarımla besliyoruz. Biberonla sütü emmediği için zaten kaybımız buradan gene devam etti. Emek var, emeğe saygı ama hiç yok" dedi.
YAVRULAR BİR BEBEK GİBİ KORUNUYORKalan kuzuların bakımını üstlenen Hatice Şengül ise yavruları birer evlat gibi gördüklerini vurgulayarak şu açıklamada bulundu: "Yavru kuzulara bir bebek ve evlat gibi bakıyoruz. Bunlar bir Allah'ın bir emaneti bize. Biz bunlara bakmazsak acından ölüyor ve bakmak zorundayız. Buna bir bebek gibi, bir çocuk gibi ve evlatlarımız gibi bakıyoruz. Aç olan ölüyor, aç olmayan yaşamaya çalışıyor. Bizde bakmaya çalışıyoruz işte böyle."