Sahte polislerin 'kuyumcu soygunu' tuzağı: Adana'da yaşlı çiftin 2 kilogram altını çalındı

Adana'da isimlerinin bir soyguna karıştığı yalanıyla manipüle edilen Pamuk çifti, kendilerini emniyet mensubu olarak tanıtan dolandırıcılara 33 adet Adana burması bileziğini kaptırdı.

Haber Giriş Tarihi: 17.05.2026 10:38
Haber Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 10:38

Adana'nın Yüreğir ilçesinde akılalmaz bir dolandırıcılık hadisesi meydana geldi. Hacıali Mahallesi'nde ikamet eden 86 yaşındaki Şerif Pamuk ile 58 yaşındaki eşi Saadet Pamuk, organize bir şebekenin hedefi oldu. Kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıtan şüpheliler, yaşlı çifti arayarak isimlerinin bir mücevher dükkanı soygununa dahil edildiğini öne sürdü. Mağdurları ikna etmek için kişisel bilgilerini kullanan ve sahte kimlik görselleri gönderen şahıslar, 30 yıllık birikimin dakikalar içinde el değiştirmesine neden oldu.

SAHTE BELGELERLE GÜVEN KAZANDILAR

Dolandırıcılar, çiftin çocuklarının ve torunlarının isimlerini tek tek sayarak psikolojik baskı kurdu. Şerif ve Saadet Pamuk adına düzenlenmiş sahte kimlik kartlarının fotoğraflarını ileterek güven tazeleyen şüpheliler, yaşlı çiftten ellerindeki altınların dökümünü istedi. Evde bulunan 2 kilogram ağırlığındaki 33 bileziğin sözde soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini belirten şahıslar, yaşlı adamı evden uzaklaştırmak için kurnazca bir plan hazırladı.

FOTOĞRAF BAHANESİYLE EVDEN UZAKLAŞTIRILDI

Soruşturmanın devam ettiği yalanıyla Şerif Pamuk'u kandıran dolandırıcılar, "Savcı bey 4 vesikalık fotoğraf istiyor" diyerek yaşlı adamın 10 kilometre mesafedeki bir fotoğrafçıya gitmesini sağladı. Bu esnada evde yalnız kalan Saadet Pamuk ile iletişimi sürdüren şüpheliler, kadına hitaben "Anneciğim sizin için uğraşıyoruz. Şimdi Ahmet diye bir sivil polis gelecek, ona altınları teslim etmen lazım. Fotoğrafını çekip sana geri verecek" ifadelerini kullandı. Bu telkinlere inanan yaşlı kadın, eve gelen kasketli ve gözlüklü şahsa tüm altınları kendi elleriyle teslim etti.

JANDARMA OPERASYONUYLA ŞÜPHELİLER GÖZALTINA ALINDI

Altınların teslim edilmesinin ardından telefonların kapanmasıyla dolandırıldıklarını anlayan çift, vakit kaybetmeden jandarmaya başvurdu. Adana İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucunda şüphelilerin gizlendiği adres belirlendi. Düzenlenen operasyonda 2 bilezik, çok sayıda altın, nakit para ve binlerce uyuşturucu hap ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 şüpheliden H.A. ve S.A. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, bir kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak mağdur çift, ele geçirilen altınların kendilerine ait olmadığını savundu.

"30 SENELİK EMEĞİM GİTTİ"

Yaşadığı büyük mağduriyeti dile getiren Şerif Pamuk, "Beni telefonla arayıp, ‘3 kuyumcu soymuşlar, sizin kimliğinizi oraya bırakmışlar’ diyerek bizi kandırdılar. Ayrıca bizim iyi ve tanınan bir aile olduğumuzu söyleyip savcının bizi tanıdığını söylediler. Beni konuşturdu sonra da ‘savcı bey 4 fotoğraf istiyor’ diyerek evden uzaklaştırdı. O sırada da eşimle görüşüp onu kandırmışlar, ondan da altınları almışlar. 33 bilezik gitti. Arsamızı, tarlamızı sattık. Altınlar oradan gelmişti, çocuğumuza ev alacaktık. Bizi felç ettiler. 2 kişi yakalandı bir miktar altın ele geçirildi ama onlar bizim değil. Bizim altınlarımızla o ele geçirilen altınlar yer değiştirilmiş olarak düşünüyoruz. Bize daha bir altın gelmedi. Bugün bize, yarın başkasının başına gelmesin. Devletimiz çok güçlü. Bu şahısların yakalanmasını istiyoruz. Devletimizin gücü yeter, 30 senelik emeğim gitti" dedi.

SAADET PAMUK: "ŞEYTANDAN BİLE DAHA BETERLER"

Olay anında adeta hipnotize edildiğini belirten Saadet Pamuk ise şu sözlerle uyardı: "33 altını aldım, dizdim ve görüntülü kendisine gösterdim. Daha sonra bana ‘anneciğim biz sizin için uğraşıyoruz, Ahmet diye birisi gelecek’ dedi. Gözlerim kör, kulaklarım sağar olmuş. Eşimi de beni de tehdit ediyorlar telefondan. Komşularım geldi ama onları geri gönderdim. Kapıya gözünde gözlük, şapkalı olan birisi geldi ve ona teslim ettim. O sırada da eşimin yanlarında olduğunu, ona kahvaltı verdiklerini söyledi. Anneciğim ortalık çok kötü, kapıyı kilitle dedi. Ben de öyle yaptım sonra telefon kapandı, tekrar aradığımda ‘böyle bir numara bulunmamaktadır’ uyarısı alınca dizlerimize vurduk ama iş işten geçmişti. Bizler mağdur olduk. Başkasının canı yanmasın. O bizim birikimimizdi. Evladımıza ev almak için tarlamızı, arsamızı sattık. Bu tür haberleri izleyip ‘bunlarda hiç mi akıl yok’ diyordum. Biz de böyle dolandırıldık. Bana sürekli ‘anneciğim’ diyordu. Benim oğlum bile bana bu kadar kibar konuşmadı. Öyle bir konuşuyorlar ki şeytandan bile daha beterler. Beynimizi yıkadılar, kulaklarımız kapandı, gözlerimiz kör oldu."