
Diyabet, ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada 500 milyondan fazla kişi diyabetten etkilenirken, ülkemizde yaklaşık yüzde 15-16'lara varan yaygınlık oranıyla dikkat çekiyor. Uzmanlara göre özellikle Tip 2 diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam nedeniyle ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak hızla artıyor. Gazetemize diyabet hakkında konuşan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, “Diyabet denildiğinde çoğu kişi yalnızca kan şekeri yüksekliğini düşünür. Oysa diyabet, zamanla sinirler ve damarlar başta olmak üzere birçok sistemi, organı ve dokuyu etkileyebilen bir hastalıktır. Bu nedenle tedavide sadece kan şekerini düşürmek değil, hastalığın yol açabileceği diğer sorunları da önlemek büyük önem taşır.“ Dedi.
B1, B6 ve B12 vitaminlerinin diyabet hastaları için özel bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, “Bu noktada B1, B6 ve B12 vitaminleri diyabet hastaları için özel bir öneme sahiptir. Özellikle diyabetik nöropati olarak bilinen ve ellerde-ayaklarda uyuşma, yanma, karıncalanma gibi şikâyetlere yol açan sinir hasarında bu vitaminlerin rolü büyüktür. B1 vitamini sinirlerin enerji ihtiyacını karşılamaya yardımcı olurken, B6 vitamini sinirlerin doğru çalışmasına katkı sağlar. B12 vitamini ise sinirleri koruyan yapının devamlılığı için gereklidir. Bu vitaminlerin eksikliği, şikâyetlerin artmasına neden olabilir.
B vitaminlerinin bir diğer önemli etkisi de kan şekeri kontrolü üzerinedir. Özellikle B1 ve B6 vitaminlerinin, glukoz metabolizmasında rol alarak kan şekeri dengesine katkı sağlayabileceği ve insülinin etkisini destekleyebileceği düşünülmektedir. Bu nedenle bu vitaminlerin yeterli düzeyde olması, diyabet yönetimine dolaylı olarak katkı sunabilir.” Sözlerine yer verdi. Diyabet hastalarında dikkat çeken önemli bir noktanın ise bu vitaminlere olan ihtiyacın artmış olması olduğuna değinen Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, şu açıklamalara yer verdi; “Diyabet hastalarında dikkat çeken önemli bir nokta da, bu vitaminlere olan ihtiyacın artmış olmasıdır. Bu nedenle bazı hastalarda yalnızca “normal sınırlar içinde” olmak yeterli olmayabilir; klinik olarak daha iyi sonuçlar için vitamin düzeylerinin normalin biraz üzerinde olması gerekebilir. Bu durum özellikle sinir sistemi bulguları olan hastalarda daha fazla önem taşır.
Diyabet tedavisinde sık kullanılan Metformin ilacının da uzun süreli kullanımda özellikle B12 vitamini eksikliğine yol açabileceği bilinmektedir. Bu eksiklik genellikle yavaş gelişir ve fark edilmesi zor olabilir. Bu nedenle metformin kullanan hastaların belirli aralıklarla B12 düzeylerini kontrol ettirmeleri faydalıdır.
FONKSİYONEL B12 EKSİKLİĞİSon yıllarda üzerinde durulan bir diğer önemli konu ise ‘fonksiyonel vitamin B12 eksikliği’dir. Bazı hastaların kan testlerinde vitamin B12 düzeyi normal görünmesine rağmen; halsizlik, unutkanlık veya sinir sistemiyle ilgili şikâyetler görülebilmektedir. Bu durum, B12 vitamininin vücutta yeterince etkili kullanılamamasıyla ilişkili olabilir ve gözden kaçmaması gerekir. Ayrıca B vitaminlerinin yalnızca sinirler üzerinde değil, beyin fonksiyonları üzerinde de olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Özellikle B12 vitamininin hafıza, dikkat ve genel zihinsel performans üzerinde destekleyici rolü olabileceği belirtilmektedir. Bu durum yaşlı bireylerde daha önemli olabilir.
B6 ve B12 vitaminleri aynı zamanda kalp ve damar sağlığı açısından da önemlidir. Bu vitaminlerin eksikliği, damar hastalıkları riskini artırabilen bazı maddelerin yükselmesine neden olabilir. Diyabet hastalarında zaten yüksek olan kalp-damar hastalığı riski, bu durumla birlikte daha da artabilir. Sonuç olarak diyabet tedavisi sadece kan şekeri kontrolünden ibaret değildir. Sinir sağlığını korumak, vitamin eksikliklerini zamanında tespit etmek ve gerektiğinde destek tedavisi uygulamak da en az kan şekeri takibi kadar önemlidir.
Bu nedenle diyabet hastalarının düzenli doktor kontrolünde olmaları ve gerekli tetkikleri yaptırmaları, uzun vadede oluşabilecek komplikasyonların önlenmesinde önemli bir rol oynar. Diğer taraftan rastgele ya da kontrolsüz vitamin kullanması da doğru bir yol değildir. Bu durum başka olumsuzluklara yol açabilir. Bu açıdan da dikkatli olunmalı, sağlıklı beslenme ve doktorlarının önerisiyle gerekli vitamin desteği almaları önerilir.
HASTALAR SIK SIK KONTROL EDİLMELİTüm hastalıklar gibi diyabetin erken tanısı ve etkin bir şekilde tedavi edilmesi bunun için hastaların sık aralıklarla kontrol edilmesi çok önemli. Bugün diyabet, her geçen gün artarak tüm dünyayı etkileyen kronik metabolik hastalıklardan biri haline gelmiştir.
Hem diyabetin kendisi hem de sebep olduğu komplikasyonları giderek artmakta sonuçta doku ve organ kayıplarının yanı sıra ölümlere de sebep olmaktadır. Diyabet; kanda şeker düzeyinin normal seviyelerin üzerinde olması ile beliren bir hastalıktır. Bu durum pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ve/veya ürettiği insüline hücrelerde yeterli yanıt alınamaması (insülin direnci) sonucu oluşur. Diyabet her yaşta, her cinste ve her ırkta görülebilen bir hastalıktır. Tip 1, tip 2 (çok daha sık) ve gebelik diyabeti gibi farklı tipleri vardır. Diyabet sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Uluslararası Diyabet Cemiyeti (IDF)’nin 2021 verilerine göre dünyada 20-79 yaş arasında 537 milyon yetişkin diyabetli olduğu bildirilmiştir. Bu sayının 2030 yılında 643 milyona, 2045 yılında ise 783 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Yine IDF, Türkiye’de erişkinlerin yüzde 14.5’in diyabetli olduğunu ve bu oranın 2045 yılında yüzde 17’lere yükseleceğini belirtmektedir. İyi kontrol edilmeyen diyabetli hastalarda; kalp ve beyin ile ilgili damar hastalıklarının yanı sıra böbrek, sinir ve göz gibi organlarda da önemli problemler ortaya çıkmaktadır.
ERKEN TANI ÖNEMLİTüm hastalıklar gibi diyabetin erken tanısı ve etkin bir şekilde tedavi edilmesi bunun için hastaların sık aralıklarla kontrol edilmesi önemlidir. Diyabet tedavisi kesintisiz olarak sürdürülmeli, ilaçlar hekimlerin önerdiği şekilde kullanılmalıdır.