
ABD'de Donald Trump yönetiminin Aralık 2025 itibarıyla Venezuela'nın petrol ticaretine yönelik baskılarını artırması ve yaptırımlı tankerlere "tam ve eksiksiz abluka" emri vermesi, Karayip Havzası'nda tansiyonu yükseltti. Venezuela'nın "uluslararası korsanlık" olarak nitelediği, ABD'nin ise "gölge filoya karşı hamle" olarak savunduğu bu gelişmeler, uluslararası ilişkiler uzmanlarınca endişeyle karşılandı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
BÖLGESEL KRİZ KÜRESEL BOYUT KAZANIYORABD'nin sadece Venezuela'yı değil, petrol ticareti yapan üçüncü ülkeleri de ek tarifelerle tehdit ettiğini hatırlatan Doç. Dr. Akıncı, Trump'ın dış politikasının hegemonik bir baskı aracı haline geldiğini belirtti. Sürecin sadece Venezuela ile sınırlı kalmayacağını ifade eden Akıncı, "Trump'ın Amerikan dış politikasında Venezuela ile yaşadığı gerginlik, bölgesel gerginlik ortamından çıkarak küresel bir boyut kazandı. Artık Amerika'nın dış politikası, Trump'ın baş aktör olarak bu dış politikayı güç ekseninde değerlendirmesi ve Amerika'nın hegemonik gücünü diğer ülkelere baskılamasıyla bölgesel bir krizi küresel bir krize dönüştürme evresindeyiz" dedi.
Ülkelerin bu baskı ortamında yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalacağına dikkat çeken Akıncı, "Küresel olarak düşünüldüğünde ülkelerin kendi güvenlik ve kendi ticaret altyapılarını, ikili ticaret ilişkilerini yeniden baştan dikkate alacağı konuma eviriliyoruz. Bütün ülkeler artık Amerika Birleşik Devletleri'nin istemediği, onların kendi çıkarlarına uygun olmayan durumda biz ikili ticaret ilişkilerimizi nasıl dengeye oturacağız. Bu şu an ciddi anlamda belirsizlik oluşturuyor" ifadelerini kullandı.
HAYDUT DEVLET ÇİZGİSİNE EVRİLİYORABD'nin kural tanımaz tavrının uluslararası ticaret hukukunu zedelediğini vurgulayan Akıncı, şu çarpıcı tespitte bulundu:
"Uluslararası ticaret hukukunu ve ulus devletlerinin bağımsız ticaret yapabilme özgürlüğünü de sınırlayan bir hale dönüştü. Burada özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nin ticaret anlayışını ‘haydut devlet' üzerine kurduğu bir noktaya eviriliyoruz. Bu aslında Birleşmiş Milletlere üye bütün ulus devletlerinin sorunu haline geliyor. Şu anda Latin Amerika'da, Karayip Denizi'nde veya bize uzak gibi gözüken bölgesel krizler, bir bakışa uluslararası ticaret hükümlerini yeniden dizayn eden bir noktaya evriliyor"
PETROL FİYATLARINA ETKİSİ SINIRLIVenezuela'nın dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen istikrarsızlık nedeniyle pazardan yeterli payı alamadığını hatırlatan Akıncı, yaptırımların kısa vadede petrol fiyatlarına sert bir etkisi olmadığını söyledi. OPEC üyelerinin üretim kapasitesine işaret eden Akıncı, "Bu bölgeye yönelik yapılan yaptırımların çok etkisini görmedik. Petrol fiyatlarının çok artmadığını görüyoruz. OPEC üyelerinin bu tür şoklara karşı üretimi arttırma kapasitesi var. Venezuela'nın rezervi çok ama bunları işleyip satma noktasında küresel pazardan çok pay alamıyor. Özellikle petrol rezervlerinin talebi karşılamasından dolayı şu anda bölgede oluşan savaş tehdidi fiyatları etkilemiyor. Kısa vadede böyle ama orta ve uzun vadede OPEC üyeleri petrol rezervlerini arttırma kapasitesine sahip. Tedbir alacaklardır" şeklinde konuştu.
Akıncı son olarak, Orta Doğu'daki çatışmalar ve Ukrayna-Rusya savaşının üzerine eklenen bu gerilimle birlikte, "Ticaretin önündeki engellerin kaldırılması konuşulması lazımken küresel sistemin oyuncusu olan Amerika Birleşik Devletleri'nin ulus devletlerinin serbestçe yapabileceği ticareti de kendi çıkarları doğrultusunda evrimleştirilebildiği ve küresel ticaret anlamında bir belirsizlik dönemine ilerliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.