
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği konuşmada, Tapu Kanunu'nda yapılması planlanan değişiklikler üzerinden tarım sektörünün ve mülk sahiplerinin karşılaştığı kronikleşmiş sorunları gündeme taşıdı. Gürer, özellikle Niğde bölgesinde verimli arazilerin Güneş Enerjisi Santralleri (GES) nedeniyle üretim dışı kalmasına ve mülkiyet haklarının ihlal edilmesine sert tepki gösterdi.
TARIM ARAZİLERİNDE GES YATIRIMLARI ÜRETİMİ TEHDİT EDİYOREnerji yatırımlarının planlama aşamasındaki hatalara dikkat çeken Gürer, güneş enerjisine karşı olmadıklarını ancak yer seçiminin tarımsal geleceği tehlikeye attığını vurguladı. Gürer, "GES'e karşı değiliz ama kalkıp da meralara, tarım arazilerine GES yapılıyor, verimsiz, işe yaramayacak yerlere değil en güzel alanlar neredeyse gidip oraya GES yapılır oldu, GES yapılan yerde de tarım bitiyor. Niğde ili Bor ilçesinde Badak'a, Seslikaya'ya gittiğiniz zaman arazi görülmüyor, GES'le ilgili yapılan yatırımlardan dolayı bölge farklılaşmış. Bunun yanında, Edikli, Orhanlı, Konaklı, Ovacık, Aktaş arazilerimizde de GES'e yönelik direk dikim işleri başlayınca tarım alanları delik deşik oldu." ifadelerini kullanarak bölgedeki değişimi gözler önüne serdi.
"MÜLK SAHİBİNE DANIŞILMADAN GİRİŞİLEN UYGULAMALAR HUKUKSUZDUR"Projelerin uygulama aşamasında mülk sahiplerinin görüşlerinin alınmadığını ve kamulaştırma süreçlerinin şeffaf yürütülmediğini savunan CHP'li vekil, saha çalışmalarında hukuki boşluklar olduğunu dile getirdi. Bölge halkının yaşadığı mağduriyeti anlatan Gürer, "Vatandaşlar diyorlar ki: Bizim tarım arazilerinde bize danışılmıyor, mülk sahibine danışılmadığı, gelişigüzel planlanan uygulama sürdürülüyor. Şu anda elektrik hattı direk kazı çalışmaları yapılıyor ama bununla ilgili kadastro çalışması yapılmadan bedel tespiti ve işgal edilen araziyle ilgili kurum ve komisyonlarca kıymetlendirilip yer işgal ücreti ya da kamulaştırma bedeli dahi belirlenmeye gerek duyulmadan işlemler yapılıyor. Bu da doğal olarak bölgedeki yurttaşların tepkisini çekiyor. 200-250 metre mesafede, dikilen her noktada fiziksel olarak işgal söz konusu, zarar gören mahsullerle ilgili bedel ödeneceği belirtiliyor ama bu tarım arazilerinin işgal sonrası o bölgedeki ortaya çıkan durumunun da bir bedeli olmalı. Bu bedelle ilgili şu ana kadar yurttaşlara bir açıklama yapılmamış. Vatandaşın malını işgal etmek bir hukuksuzluk, bu bağlamda düzenlemeye ihtiyaç var. Onun için de buradan yetkilileri uyarıyorum: Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli." dedi.
NİĞDE'DE KADASTRO HATALARI SOSYAL GERİLİME YOL AÇIYORNiğde genelindeki köylerde geçmişte yapılan kadastro çalışmalarındaki hataların bugün ciddi mülkiyet tartışmalarına neden olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, süre aşımı gerekçesiyle taleplerin geri çevrilmesinin adaletsizlik yarattığını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yaklaşımlarını eleştiren Gürer, "Niğde ilinde bazı köylerimizde kadastral sorunlar var. Bununla ilgili Çevre Bakanlığına verdiğim soru önergelerine yanıtlarda deniyor ki: 'On yıla yakın süre geçti, öyle olunca bunlar kesinleşti.' Ama o dönemlerde itiraz etmeyen vatandaşların bölge arazilerinin çok verimli olmamasının da etkisiyle kimin kimin arazisini ektiğine çok bakmamışlar. Bugün arazi değerlenince doğal olarak kendi arazisi sandığı yere gelip bakıyor ki başkasının üzerine tapu kadastro yazılmış, itiraz ediyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması lazım. Keçikalesi, Karakapı gibi kasabaların yanında Beyazkışlakçı köyümüz gibi bu konuda çok şikâyet aldığımız yer var, bir yerde vatandaş geriliyor. Eğer yasal anlamda geçmişte yapılmış hatalar varsa bunların telafi edilmesi doğru olan. O anlamda yapılması gereken de hukuki sebeplere dayalı itirazlar varsa yeniden değerlendirme yapmak. 'Ya, bu oldubitti.' demek oradaki sorunların daha da derinleşmesine yol açar. Eğer bir yerde tapuyla ilgili bir itiraz varsa buna bakılmalı. Tapu Kanunu geliyor, burada değerlendiriliyor ama vatandaşın taleplerini içeren, o anlamda da çözüm getirecek düzenlemeleri pek göremiyoruz. Aslında bazıları da kararnameyle bile hallolacak konuları içeriyor." şeklinde konuştu.
MECLİSİN GÖREVİ HALKIN MÜLKİYET SORUNLARINI ÇÖZMEKTİRKonuşmasının sonunda yetkililere çözüm çağrısını yineleyen Gürer, enerji projeleri ve kadastro uygulamalarının halkı karşı karşıya getirdiğini ifade etti. Sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan milletvekili, "Bölgemde tapu kadastroyla ilgili yaşanan sorunlara çözüm bulunması, tapulu olan arazilere uygulamayla enerjiye yönelik yapılan bu direkt ve benzeri tahribatlarda ortaya çıkan sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda yetkilileri uyarma görevi olduğu için de uyarıyorum. Bu soruna Niğde bölgesinden bakın, insanların gerilmesi hatta birbirini olumsuz biçimde eleştirmesine yol açacak süreci doğru yönetin diyorum." diyerek sözlerini noktaladı.