
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Tapu Kanunu’nda değişiklik öngören ve zemin etütleriyle jeoloji mühendisliğini doğrudan etkileyen düzenlemeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Dr. Şevkin, Jeoloji Mühendisleri Odası ve Jeofizik Mühendisleri Odası temsilcileriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, teklifin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin bilimsel zemini yok saydığını, mesleki denetimi ortadan kaldırdığını ve deprem güvenliğini tehlikeye attığını vurguladı.
“7 BİN JEOLOJİ MÜHENDİSİ İŞSİZLİK TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”Dr. Müzeyyen Şevkin, “Etüt ve proje müellifliği sisteminin tamamen ortadan kaldırılması Jeoloji mühendisliğinin bireysel bilgi üretimi, deney, test ve bilimsel gelişim temeli yok edilmektedir. Mühendislik hizmeti, yaratıcılığı ve gelişimi olmayan, birkaç bürokratın dar çerçevesinde robotik bir yapıya dönüştürülmek istenmektedir. Serbest mühendislik zapturapt altına alınmakta, yaklaşık 7 bin jeoloji mühendisi işsiz bırakılma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Zemin etüdü hizmetlerinde kota ve sınırlama getirilmesi Hangi ilde kaç firmanın çalışacağı, firmalarda kimlerin istihdam edileceği doğrudan Bakanlık tarafından belirlenecektir. Yaklaşık 2 bin tescilli firmanın büyük bölümü kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak, binlerce jeoloji ve jeofizik mühendisi işsiz kalacaktır. Zemin laboratuvarlarına getirilen imkânsız zorunluluk Dünyada hiçbir örneği olmayan bir uygulama ile her sondajın başında sabahtan akşama kadar personel bulundurma zorunluluğu getirilmektedir. Bu düzenleme laboratuvarları fiilen çalışamaz hale getirecek, yüzlerce personel istihdamı gerektirecek ve paradoksal olarak sahteciliğin önünü açacaktır” ifadelerini kullandı.
“AFETLERE HAZIRLIK KEYFİYETLE DEĞİL BİLİMLE SAĞLANIR”Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Deprem Komisyonu’nda jeoloji mühendislerinin zemin etütlerinin yerinde denetimini esas alacak şekilde yapı denetim süreçlerine dahil edilmesi yönündeki önerilerin hayata geçirilmesini beklerken, tam tersine mesleği yok sayan ve engelleyen bu teklifin Meclis gündemine gelmesini kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şehirlerimizi rant kaygısından uzak, meslek odaları, üniversiteler, toplum ve karar vericilerin katılımcı modeliyle, bilimin ve mühendisliğin ışığında planlamalıyız. İmar planları; afet risk haritaları, mikro bölgeleme çalışmaları ve altyapı planlarıyla bütüncül hazırlanmalı, şeffaf süreçlerle uygulanmalıdır. Belediyelerde yeterli sayıda ve yetkinlikte jeoloji mühendisi istihdam edilmeden yapı ruhsatı verilmemeli; bu eksiklik giderilene kadar ruhsat işlemleri askıya alınmalıdır. Afetlere hazırlık; keyfi müdahalelere kapalı, bilimsel temelli ve caydırıcı hukuki-cezai yaptırımları olan kalıcı yasal düzenlemelerle sağlanmalıdır.”
“DEPREM GERÇEĞİ VARKEN BİLİMDEN UZAK DÜZENLEME KABUL EDİLEMEZ”Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin geri çekilmesi ya da kamu yararı ve bilimsel veriler esas alınarak kökten yeniden hazırlanması gerektiğini söyleyen Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, “Bu yasaya karşı hep birlikte yüksek sesle itiraz etmeli, kamuoyunu bilgilendirmeli ve mesleğimizin, bilimin ve ülkemizin geleceğini korumalıyız. Bu kadar afetin yaşandığı, neredeyse yılda bir defa ölümlü depremlerin meydana geldiği, doğa olaylarının insan eliyle ne yazık ki afete dönüştüğü ülkemizde jeoloji, jeofizik mühendisleri ve yer bilimcilere şiddetle ihtiyaç vardır. Kamuda çalışan mühendislerin ücretlerinin iyileştirilmesi, yasal düzenlemeler yapılırken bilimin, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin ve ilgili meslek odalarının görüşlerinin alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.