Fatih Erbakan: “Asgari ücret 45 bin TL olmalı, işverenin yükü devlet tarafından paylaşılmalı”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Now TV’de katıldığı canlı yayında ekonomiye dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Erbakan, asgari ücretin 45 bin TL’ye çıkarılması gerektiğini belirterek, “Faize ve israfa giden paranın çok küçük bir kısmıyla bu artış işverene yük olmadan sağlanabilir” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 22.10.2025 15:40
Haber Güncellenme Tarihi: 22.10.2025 15:40

Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, Now TV'de yayınlanan Çalar Saat programında gündeme ve ekonomiye ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Adalet, KKTC ve "Terörsüz Türkiye" süreci gibi başlıklara değinen Erbakan'ın gündeminde, asgari ücret beklentisi öne çıktı.

ERBAKAN'DAN 45 BİN TL HESABI: 'ENFLASYON + BÜYÜME PAYI + YOKSULLUK SINIRI'

Asgari ücretin 45 bin TL olması gerektiğini belirten Erbakan, bu rakamı nasıl hesapladıklarını da detaylandırdı. "Vatandaşı enflasyona ezdirmeyelim deseniz zaten yüzde 50 arttırmanız lazım" diyen Erbakan, bağımsız kuruluşların %60'lık enflasyon hesaplaması ile TÜİK'in %30 küsürlük verisinin ortalamasının bile %45-50 yaptığını ve bunun da ücreti 33 bin TL'ye getirdiğini söyledi.

Erbakan, asıl eksikliğin "büyüme payı" olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’nin büyümesinden kaynaklanan pay asgari ücretliye yıllardan beri verilmedi. Sadece enflasyon hesabı yapıldı. Halbuki bir de Türkiye büyümüş, milli geliri artmış, bundan bir payın verilmesi lazım" dedi.

Kalan farkın ise "yoksulluk sınırı" hesabından geldiğini belirten YRP Lideri, "Onu da biz 45 bine niye çıkarıyoruz? Yoksulluk sınırı hesabından dolayı. Yani iki asgari ücretlinin toplamı bir yoksulluk sınırı olmalı ki bir haneye iki asgari ücret giriyorsa en azından yoksul olmadan hayatlarını devam ettirebilsinler" şeklinde konuştu.

KAYNAK BELLİ: 'FAİZE VE İMTİYAZLI HOLDİNGLERE GİDEN TRİLYONLAR'

Erbakan, bu artışın işverenlere getireceği yüke ilişkin "Çevremde işverenler var diyorlar ki ‘iyi söylüyorsun da biz ne yapacağız’" şeklindeki endişeleri anladığını belirterek, çözümü "devlet desteği" olarak işaret etti. Erbakan, kaynağın kamuda olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

"Burada da ben gene devlete bir görev düştüğünü düşünüyorum. Faize, kamudaki israfa ve imtiyazlı holdinglere haksız olarak aktarılan trilyonlar var. Vergi muafiyetleri ile yapılan kamu-özel iş birliği projeleri ile şehir hastaneleri ile buradan kısılsın. Kamudaki israfa, yüksek şatafata gidenden kısılsın."

'İŞVERENE HİÇ YÜK YÜKLEMEDEN MÜMKÜN OLUR'

Erbakan, sadece faize giden parayla bile bu artışın finanse edilebileceğini iddia ederek, "Sadece faize giden yıllık 2 trilyon TL’nin çok az bir kısmıyla bile asgari ücretin işverene hiç yük yüklemeden 45 bin TL’ye çıkarmak mümkün olur. 'Ben devlet olarak 45 bin TL yaptım' bile diyebilirsiniz. Bu mümkündür" dedi. Erbakan, model olarak artış farkının yarısının devlet yarısının işveren tarafından karşılanmasını önerdi ve "Faize verilen paranın yarısı, imtiyazlılara haksız yere verilen paranın yarısı bile bunu karşılamaya yeter" diye ekledi.