Adana’da Oturarak Voleybol Milli Takımı seçmeleri başladı

Adana’da Yüreğir Atakent Gençlik Merkezi’nde, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu tarafından Oturarak Voleybol Erkek Milli Takımı için 2-8 Şubat tarihleri arasında seçmeler düzenleniyor.

Haber Giriş Tarihi: 03.02.2026 11:43
Haber Güncellenme Tarihi: 03.02.2026 11:43

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu, Oturarak Voleybol Erkek Milli Takımı için Adana’da seçmeler düzenliyor. 2-8 Şubat tarihleri arasında Yüreğir Atakent Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek seçmeler, Başantrenör Ramezan Zandı Nezamı yönetiminde; antrenör Kenan Okludil, yardımcı antrenörler Yusuf Gürbüz ve Taha Işıldar ile fizyoterapist Gürkan Tümer gözetiminde yapılacak.

Seçmelere; Ali Ünsal, Emirhan Kılınç, Gökhan Gök, İbrahim İdan, Metin Öztürk, Yunus Özbayhan, Muhammed Cuya, Mehmet Orçan, İsmail Güneş, Belir Bulut, Süleyman Kılınç, Barış Şimşek, Hasari Köse, Metin Karaca, Muhammed Öz, Sametcan Karasu, Selim Akyayla, Yahya Çolak, Raşit Tolcu, Halit Yaşar, Halil Yeşilli, Kadir Aktaş, Malik Güvenen, Sadullah Kılıç ve Mahsar Gündüz katılacak.

Oturarak voleybol, sadece bir spor dalı olmanın ötesinde; hayata, azme ve eşitliğe dair güçlü bir duruşu simgeliyor. Amputelerden ortopedik engellilere kadar birçok sporcunun yer aldığı bu branş, yüksek refleks, kondüsyon ve takım oyunu gerektiriyor.

Oturarak Voleybol oynayan sporcular; “Hayat her zaman ayakta oynanmıyor. Bazen yere düşüyorsun, bazen kalkamıyorsun. Ama oyunun içindeysen, hâlâ söz hakkın var. Top hâlâ senin sahana geliyor. Mesele, o topa vuracak iradeyi gösterebilmektir. Engel sandığınız şey; çoğu zaman beden değil bakış açısıdır. Oturarak voleybol sahasında engel yoktur” diye ifade ettiler.

ADANA’DA GENÇ YETENEKLER MİLLİ FORMA İÇİN SEÇİLİYOR

Teknik heyet ise; “Adana’daki bu seçmeler bir çok genç sporcunun hayatını değiştirebilir. Belki ilk kez (ben de yapabilirim) diyen bir çocuğun yolunu açabilir. Belki yıllarca görmezden gelinen bir yetenek milli formayla buluşur. İşte bu yüzden bu tür organizasyonlar sadece spor takvimine yazılmış bir tarih değil, toplumsal vicdanın test edildiği anlardır” dediler.